4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/19653 E. , 2024/149 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; olay günü iki farklı olay yaşandığını, ilk olayda fotoğraf çektirmek istemeyerek olay yerinden ayrılan müvekkilinin eyleminin pasif direnme kapsamında olduğu, ikinci olayda ise zabıta görevlilerinin tartışmanın başında "Sen bittin oğlum bu saatten sonra sana bu memlekette ekmek yok." şeklinde tahrik edici cümle kurmaları nedeni ile istenmeyen durumlar yaşandığı, olaydan sonra müvekkilinin ruhsatının iptal edildiği ve toplu taşıma aracında çalışmasının engellendiği, müvekkili hakkında tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın; zabıta görevlisi şikâyetçiye karşı hakaret, görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın aynı gün daha erken saatte yapılan denetimlerde yaşanan dava dışı olaydan sonra zabıta görevlilerince yapılan ikinci denetim yerine bağırarak geldiği ve yetkilinin kim olduğunu sorduğu, şikâyetçinin yetkilinin kendisi olduğunu söylemesi üzerine sanığın kimse benim ekmeğimle oynayamaz, ekmeğimle oynayacak olanın anasını avradını sinkaf ederim, sıkıyorsa cezayı yazın, bir daha önüme geçerseniz bir daha çarparım diyerek şikâyetçinin görevini yapmasını tehdit ile engellemeye çalıştığı ve hakaretlerde bulunduğu, ceza yazacaklarını bildiren şikâyetçiyi ele geçirilemeyen bıçak ile saldırarak yaraladığı; sanığın söylediği sözlerin tahkir etme niteliğinde olmayıp tehdit kastı taşıdığı ve direnme suçunun unsuru olduğu, kasten yaralama eyleminin de 5237 sayılı Kanun'un 87 inci maddesinde düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış türden olmadığı ve görevi yaptırmamak için direnme suçu kapsamında kaldığı bu hali ile sanığın eylemlerinin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Sanığın aşamalarda zabıta memurlarının "bundan sonra Adana toprağında ekmek yoktur" şeklinde sözlerine sinirlenmesi nedeni ile hakaret ettiğine yönelik savunması ve bu savunmasının tanıklar ...,.... ve .H.K.'nin beyanları ile doğrulanması, tanıklar M.N, H.T., T.S., M.Ç., G.Y., C.K., B.S., ve K.P.'nin ise şikâyetçi anlatımını desteklemesi karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadığından, karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.