10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlunun dava konusu tesisat adresinde ticarethane işlettiğini, davacının görevlilerince yapılan kontrollerde davalıların kullanımındaki dava konusu tesisata sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanıldığı tespitinin yapıldığını, davalıların bu şekilde elektrik kullanımı mevzuat hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğunu, buna dair tespit tutanaklarının mevcut olduğunu, yapılan tespit üzerine EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takiplere konu kaçak tahakkukları tanzim edildiğini, davalı borçluların takiplere dayanak faturaları ödememesi üzerine aleyhine icra takipleri yapıldığını, davalıların haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiklerini, borçlu olmadıklarını beyan ederek takibin durmasını sağladıklarını, davalıların borca ve ferilerine ilişkin itirazların soyut, gerçek dışı ve dayanaksız olduğunu, davalılar ile davacı arasındaki sözleşmenin benzeri ilişki olup para alacağının iadesinin söz konusu olduğundan davacı şirketin ikametgahının mahkemesinin de davaya bakmaya yetkili olduğunu, davanın davacı şirketin ikametgah mahkemesi olan İstanbul Mahkemelerinde açtıklarını, Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanmadığını, takibe dayanak faturanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olduğunu, alacaklarının haksız fiile dayandığını, haksız fiilden kaynaklı davalarda tanzim yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği dikkate alındığında kanunen aranan ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, davalıların kaçak elektrik kullandığını, işlettikleri iş yerinde yüklü miktarda elektrik tüketip bunun karşılığını hiçbir şekilde ödemediklerini, dava sonucunda haklı çıkmaları mukadder ise de yıllar sonra borçluların hangi şartlarda olacağının meşhul bulunduğu gibi davacı yönünden telafi edilemez zarara neden olacağını, borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğunu belirterek Mahkememizce öncelikle teminatsız olarak gereğinde teminat karşılığı ile de olsa borçluların borca yeter miktarda menkul , gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, itirazın kaldırılmasına, takiplerin devamına, alacaklarının tahsili yanında icra tazminatı, masraf ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin mahkememizin 14/06/2023 tarihli ara kararı ile şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasının UYAP sureti dosya içerisine alınmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalılara karşı toplam 95.718,35TL üzerinden, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalılara karşı toplam 11.937,18 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 21/10/2023 tarihli raporda; takibe konu asıl alacak bedelleri; davalı adına tahakkuk ettirilen, ... Mh. ... Sk. No:4 Kat 3 Bayrampaşa adresinde, idareye kayıtlı sözleşmesiz sayaçla kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile düzenlenen 02.02.22 tarihli tutanak için 93.196,34 TL. ve 10.03.2022 tarihli tutanak için 11.752,27 TL tutarlı kaçak elektrik tüketim faturaları olduğu, 2 ayrı takip dolayısıyla 2 ayrı tutanak için ayrı başlık açılarak yapılan değerlendirmeler doğrultusunda; her iki takibe konu asıl alacak bedellerinin (kaçak elektrik tüketim faturaları), tutanak tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği sair hükümlerine uygun olarak tahakkuk ettirilmiş olduğu, "kaçak tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçersiz sayılmaktadır, kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olup sonuçlarından haksız fiili işleyen kişi sorumludur, sözleşme vasıtası ile faydalanacağı yerde sözleşme yapmaksızın karşılıksız ve kaçak olarak elektrik enerjisinden yaralanan davalı davacı |idarenin belirlediği kurallara uygun bedeli ödemekle yükümlüdür.” şeklinde yerleşik içtihatlar da dikkate alındığında, fatura tutarlarından davalıların sorumlu tutulabileceği ve çıkan bedelleri ödemekle yükümlü olacakları, açıklanan nedenlerle, ....İcra Müdürlüğü'nün 202214313 E. sayılı dosyasına konu takibin 93.196,34 TL. (Asıl alacak) + 2.137,30 TL (gecikme faizi) + 384,71 TL (KDV) — 95.718,35 TL üzerinden davalılar...Tic.Ltd.Şti. - ... adına devam edebileceği, ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına konu takibin 11.752,27 TL. (Asıl alacak) + 156,70 TL. (gecikme faizi) 28,21 TL (KDV) - 11.937,18 TL üzerinden davalılar ...Kurdele San Tic.Ltd.Şti. - ... adına devam edebileceği, şayet davalı taraf, dava konusu 22.12.2021 - 10.03.2022 tarihleri arasında normal-yasal-sözleşmeli fatura ödemesi yaptığını belgeler ise kanaatinde değişiklik olabileceği belirtilmiştir.
Dava; itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin "haksız fiil " niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı nedeniyle şirketin yöneticisi/temsilcisi durumundaki davalı Salih Gören'in de -şirketle birlikte ve şirket gibi- müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu tartışmasızdır. Kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir. Tutanağın aksinin iddia edilmesi halinde bundan kendisine hak bahşeden kişinin aksini ispat etmesi gerekir. (Yargıtay 3. HD 2019/... Esas- 2020/... Karar nolu, 01/07/2020 tarihli, 2020/... Esas- 2020/... Karar nolu 24/06/2020 tarihli, 2019/... Esas- 2020/... Karar nolu 16/01/2020 tarihli ilamı) Somut olayda, davalı şirketin tutanak tarihleri itibariyle, idareye kayıtlı sözleşmesiz sayaçla kaçak elektrik kullandığı usule uygun olarak düzenlenmiş tutanaklar ile ispatlanmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacının söz konusu tutanaktan kaynaklanan alacağı hesaplanmış olup rapor hükme elverişlidir.
Davalı tarafça tüketilen elektriğin sayaçtan geçirilerek kullanıldığı, davacı kurumun "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" hükmüne uygun olarak tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre hesaplama yaptığı anlaşılmaktadır. Davalının 02/02/2022 tarihli 93.196,34-TL tutarındaki dava konusu tutanak döneminde sözleşmesiz sayacının kayıt ettiği tüketime tekabül eden 93.196-34-TL kaçak tahakkukundan yine 10/03/2022 Tarihli 11.937,18-TL tutarındaki dava konusu tutanak döneminde sözleşmesiz sayacının kayıt ettiği tüketime tekabül eden 11.937,18--TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulacağı bu hususun alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına ve yine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazlarının iptali ile, icra takibinin takip talebindeki şartlarla aynen devamına karar verilmişitr.
İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince ;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Banka- cılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Somut olayda, takip ve dava konusu borç "haksız fiil" niteliğindeki kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanmakta olup likid alacak niteliği arz etmediğinden icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile; davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına ve yine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazlarının iptali ile, icra takibinin takip talebindeki şartlarla aynen devamına
2.Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3.Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 7.353,95-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.359,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.994,05-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan; 1.359,90-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 688,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.048,15TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,
6.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Hazine adına gelir kaydına,
7.Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)