Esas No
E. 2023/5207
Karar No
K. 2023/6404
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2023/5207 E.  ,  2023/6404 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/705 E., 2022/188 K.
SUÇLAR: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, mala zarar verme

İNCELEME KONUSU

KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Menderes 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/705 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında

a)Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,

b)Mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 151 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz reddi suretiyle 10.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/4818 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57847 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57847 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede;

Sanık hakkında tek eylemle neden olduğu hem mala zarar verme hem de kasten yaralama suçundan hüküm kurulmuş ise de; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.09.2011 tarihli ve 2009/16497 Esas, 2011/27230 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere 'Sanığın mağdurun gözüne yumruk vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına ve gözlüğünün kırılmasına sebebiyet verdiği olayda, bir fiil ile kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarının oluştuğu, sanığın hukukî durumunun TCK'nin 44. maddesi uyarınca farklı nevi'den fikri içtima hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği' şeklindeki açıklamalar karşısında, somut olayda gözlük takılı olan katılan...'in gözüne yumruk atması şeklinde gerçekleşen sanığın eyleminin tek fiil olduğu ve bu suretle, tek olan eylem sonucunda hem katılana karşı mala zarar verme suçunun, hem de kasten yaralama suçunun meydana geldiği sabit olup bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesi uygulanarak, mala zarar verme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi ile aynı Kanun'un 310 uncu maddesinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan; "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar."

Şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi ve başka bir yolla çözümünün mümkün olmaması gerekmektedir.

2.5271 sayılı Kanun'un "Fikri içtima" başlıklı 44 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "(1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır. " şeklindeki düzenleme ile, kanun koyucu, işlediği bir fiille birden fazla farklı suçu işleyen failin, fiilinin tek olması nedeniyle en ağır ceza ile cezalandırılmasını yeterli görmüş, bu şekilde non bis in idem (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz) ilkesi gereğince bir fiilden dolayı kişinin birden fazla cezalandırılmasının önüne geçilmesini amaçlamış, erime sistemini kabul etmek suretiyle, bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı ceza verilmesi ile yetinilmesini tercih etmiştir.

3.İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın katılanın yumruk atarak kemik kırığına neden olacak şekilde yaralayıp gözlüğünün kırılmasına neden olduğu belirlenmekle Mahkemece, hükümlü hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamaya ve mala zarar verme suçlarından yapılan yargılama sonucunda her iki suçtan da mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

4.5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasında; "(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Aynı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; "(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır. " 5237 sayılı Kanun'un 151 ... maddesinin birinci fıkrasında ise; "(1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. " şeklindeki düzenlemeler uyarınca ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 16.09.2014 tarihli ve 2013/9-431 Esas, 2014/377 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın katılana yumruk atması neticesinde katılanın yaralanıp gözlüğünün kırıldığı olayda sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme de gözetilerek daha ağır cezayı ihtiva eden neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik sanığın itirazının merci ...

12.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/409 Değişik İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

5.Kanun yararına bozma talebinin mala zarar verme suçu yönünden merci kararına karşı yapılması gerektiği dikkate alınmadan Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulmasında isabet görülmemekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog