11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/1599 E. , 2023/7519 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/217 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; usule aykırı olan hapis cezasının kaldırılması gerektiğinden kararın bozulmasına ilişkindir. Sanığın temyiz isteği; suça konu belge incelendiğinde sahteciliğin ilk bakışta anlaşılması lehe hükümlerin ve takdiri indirimlerin tarafına uygulanması nedenleriyle hakkında verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde sanığın sınır kapısında işlem yapmak istediği sırada suça konu ...adına sahte olarak düzenlenmiş, üzerinde fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını ibraz ettiği belgedeki fotoğraftan kuşkulanan görevliler tarafından sanığın şube müdürlüğüne davet edildiği, müdürlükte yapılan incelemede belgenin sahte olarak tanzim edildiğinin anlaşıldığı iddia ve kabul edilmiştir.
2.Sanık savunmasında; kasten adam öldürme suçundan hapis cezası aldığını açık ceza evine teslim olmak için yol izni verildiğini ancak teslim olmadığını, tanımadığı bir şahsa fotoğrafını vererek para karşılığında tamamen sahte olarak nüfus cüzdanı yaptırdığını, suça konu nüfus cüzdanını herhangi bir yerde kullanmadığını beyan etmiştir.
3.Kriminal rapor ile, suça konu belgenin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatma niteliği bulunduğu tespitleri yapılmıştır.
4.Mahkemece suça konu sahte nüfus cüzdanı 19.11.2015 tarihli duruşmada incelenmiş ve aldatma niteliğinin olduğu yönünde tespit yapılmıştır.
5.Sanık savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmiştir.
6.Suça konu sahte nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
7.Yapılan yargılama sonunda gerekçeleri açıklanarak takdiren ve teşdiden sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına, sanığın sabıkalı olması sebebiyle hakkında takdiri indirim uygulanmamasına ve hak yoksunluklarına ilişkin temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirilip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani konuya ulaşan mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hopa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli 2015/217 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.