1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/3180 E. , 2023/6647 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2021/410 Esas, 2022/456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/3720 Esas, 2022/3436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.03.2023 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
1.Sanığın eyleminin meşru müdafaa ve meşru müdafaada sınırın aşılması olarak değerlendirilmesi gerektiğine,
2.Eylemin taksirle işlendiğinin kabul edilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ile maktulün kardeş oldukları, sanığın babası katılan ...'e tırpanları düzgün bağlamadığı için bağırması üzerine maktulün sanığa "... ol" dediği, sanığın da maktule "sen kimsin şerefsiz" demesi üzerine, maktulün yerden taş aldığı, sanık ile maktul arasında çıkan kavgada sanığın maktulü göğsünden ve kolundan bıçakla yaralayarak kasten öldürdüğünün kabulü ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
2.Tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3.19.08.2021 tarihli Otopsi Raporu dosyada mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Eylemin taksirle işlendiği yönünden
Otopsi tutanağına göre maktulün vücudundaki bıçakla oluşturulan 3 adet kesici delici alet yarası ve 2 adet ... vasfındaki yaraların yeri ve sayısı, suçta kullanılan elverişli silah, suçun işleniş şekli dikkate alındığında, sanığın eyleminin kasten öldürme olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, sanığın eyleminin sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği, taksir şartlarının mevcut olmadığı,sanığın eyleme bağlı kastının kasten öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile suç vasfının kasten öldürme olarak tespit ve tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde anılan hususlar yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru müdafaa yönünden
1.Sanık müdafiinin meşru savunmaya yönelen temyiz sebepleri yönünden öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer verilen meşru savunma müessesesinin sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir.
2.Meşru savunma, 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrasında; “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.” Şeklinde bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenmiştir.
3.Bahse konu hüküm gereği meşru savunma kurumunun uygulanabilirliği için saldırının, korunmaya değer nitelikteki herhangi bir hakka yönelmiş olması yeterlidir.
4.Olayın meşru savunma içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için saldırıya ilişkin şartların yanında savunmaya ilişkin de şartların oluşması gerekmektedir. Savunmada zorunluluk bulunsa da savunmanın saldın ile orantılı olması gerekir. Bu orantılılık belirlenirken saldınnın yer ve zamanı, saldıran kişinin o anki durumu savunmada bulunan buna uygun bir tepki verip vermediği değerlendirilmelidir.
5.Bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; sanığın babası katılan ...'e tırpanları düzgün bağlamadığı için bağırması üzerine maktulün sanığa "... ol" dediği, sanığın da maktule "sen kimsin şerefsiz" demesi üzerine, maktulün yerden taş aldığı, sanık ile maktul arasında çıkan kavgada sanığın maktulü göğsünden ve kolundan bıçakla yaralayarak kasten öldürdüğü olayda meşru savunma koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Meşru savunmada sınırın aşılması yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelen nedenlerle sınırın aşılmasının olayda uygulanmasının söz konusu olup olamayacağı hususuna gelince; somut olayda sanığın babası katıl
Mehmet'e tırpanları düzgün bağlamadığı için bağırması üzerine maktulün sanığa "... ol" dediği, sanığın da maktule "sen kimsin şerefsiz" demesi üzerine, maktulün yerden taş aldığı, sanık ile maktul arasında çıkan kavgada sanığın maktulü göğsünden ve kolundan bıçakla yaralayarak kasten öldürdüğü birlikte değerlendirildiğinde sanığın mazur görülebilecek bir korku, panik ya da heyecanın tesiri altında olduğu kabul edilmemiş ve Türk Ceza Kanunu’nun 27. maddesinin 2. fıkrasının uygulanma şartlarının oluşmadığı, kabul edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/3720 Esas, 2022/3436 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.