Esas No
E. 2022/6037
Karar No
K. 2023/7540
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2022/6037 E.  ,  2023/7540 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/526 E., 2020/386 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sincan(Kapatılan) 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2014 tarihli ve 2013/391 Esas, 2014/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a)Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına

b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.... Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2014 tarihli ve 2013/391 Esas, 2014/73 Karar sayılı sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14.05.2019 tarihli ve 2017/3806 Esas, 2019/4698 Karar sayılı kararı ile sübutu halinde sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde tanımlanan nitelikli dolandırıcılık suçu ile buna bağlı olarak resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3.... Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2019/526 Esas, 2020/386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a)Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,

b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanığın eyleminin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, ceza tayin edilirken sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın tayin edilmesi gerektiği sanığa ceza tayin edilirken belge sayısının 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini, sebebiyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii, kararı süre tutum dilekçesiyle temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın, katılandan almış olduğu kurbanlık hayvanın 5,500,00 TL olan parasını daha sonra ödeyeceğini belirterek 8,500,00 TL bedelli suça konu sahte çeki verdiği, çek üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, çekin düzenleme el yazılarnın sanığın mevcut el yazılarına kıyasen elinden çıktığı, keşideci adına atfen imzanın sanığın mevcut imzalarına kıyasen grafolojik olarak benzerilikleri görülmekle birlikte elinden çıkıp çıkmadığı hususunda kesin kanaat oluşamadığını, suça konu çekin orijinal olmayıp, renkli baskı/kopya yoluyla tamamen sahte olarak oluşturulmuş olduğu, sahteciliğinin ilk bakışta dikkati çekmeyeceği cihetiyle aldatıcı niteliğinin bulunduğu görüşünün bildirildiği, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiştir.

2.Sanık, soruşturma aşamasında parayı peşin olarak ödediğini, suça konu çeki kendisinin vermediğini savunmuş, yargılama aşamasında ise suça konu çeki bir müşterisinden aldığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini savunmuştur.

3.Katılan ..., hayvan pazarında kurban bayramı nedeni ile çadır kurduklarını, kendilerine ait kurbanlık hayvan sattıklarını, bayramın 1. Günü olan 06.11.2011 tarihinde sanığın kendisinden hayvan satın aldığını, karşılığında da suça konu çeki verdiği, çeki bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğunun anlaşıldığını beyan etmiştir.

4.Mahkemece, suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE

A. Tebliğname Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden

1.Gerekçeli karar başlığında "11.11.2011" olarak yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu çekin, "06.11.2011" tarihinde sanık tarafından katılana verildiği tarih olan "06.11.2011" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2019/526 Esas, 2020/386 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.