12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilin muhtelif tarihlerde davalıya sattığı ve teslim etmiş olduğu mallara ilişkin fatura tanzim ettiği ancak davalı işbu fatura bedellerini ödemediği, bunun üzerine davalıya icra takibinde bulunulduğu, Davalının kendisine karşı yürütülen icra takibine itiraz ettiğini, Davalının satın aldığı mal bedellerini ifa etmemesi nedeniyle esnaf olan müvekkilin borç batağında olup, işletmesini kapatmak zorunda kaldığı, tüm bu nedenlerle borçlunun haksız olan itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Denizli'den yüklemiş olduğu bir tırın, İstanbul'a müvekkilin sevkiyat yaptığı iki ayrı tıra taşındığı ve Kırgızistan'da gümrük çıkışı akabinde alıcısı ... ...'e teslim edildiği, Alıcının, davacıya ... acentesi aracılığıyla ... para transferi yaptığı, davacının göndermiş olduğu ürünlerin bedelini alıcısından almasına rağmen sadece faturalar üzerinde ve defterler üzerinde alıcı gözükmesine güvenerek, müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını ve huzurdaki davayı açtığını, tüm bu nedenlerle müvekkile yapılan tebligatın usulsüz olduğunun tespiti ile 19.12.2016 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulüne, açılan davanın HMK. 109/1. Maddesine uygun olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, müvekkilin borçlu olmadığı, gerçek alıcının üçüncü kişi olduğu ve davacının ürün bedellerinin bu kişiden tahsil etmiş olduğu sabit olmakla müvekkil aleyhine açılan davanın reddine, baştan itibaren kötü niyetli hareket eden davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf davalıya mal sattığını, mal bedellerini alamadığını iddia ederek, alacağının tahsili için başattığı icra takibine yönelik itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise davacı tarafından satıldığı iddia olunan malın alıcısının kendisi olmadığını, işlem avantaj ve kolaylıkları sebebi ile faturanın kendisi adına düzenlendiğini, malın asıl alıcısının ... ... olduğu ve mal bedellerinin davcıya bu kişi tarafından ödendiğini, kendisinin sadece malın taşımasını gerçekleştirdiği savunmasında bulunmuştur.
Tanık ... mahkememizdeki beyanında: "Ben taraflardan davalı abim olduğundan dolayı ve davacıyıda abim ve benim diğer kardeşlerimizle birlikte yapmış olduğu yurt dışına tekstil malzemesi satış ve nakliyesi işinden dolayı tanırım, benim yurt dışında Kırgızistan, Kazakistan ve Rusya'da bulunan yurt dışındaki mağazalarımıza ... piyasasından temin ettiğimiz tekstil ürünlerini ihracat yapmak üzere tırlarla karayoluyla göndeririz, zaman zaman yurt dışına mal göndermek isteyenler, bizi bilenler ve öğrenenler aracımızda yer olması halinde bir nevi parsiyel taşıma işlevi de gören araçlarımızda yer müsait olması halinde 3. Kişilerden gelen malları kabul ederiz, davacının da bu şekilde her ne kadar abimin adına faturası kesilmiş ise de malın asıl alıcısı abim değildir, Kırgızistan'da bulunan ...isimli kişinin malını da davacı taraf bize söyleyince kardeşlerime gidecek olan tır aracına o mallar da kabul edildi, ancak kişilerin kendilerine ait alıcı tarafın şirketi olmadığından gümrükte kolaylık olsun diye ve ayrıca parsiyel taşıma hüviyetinde olması nedeniyle birazda nakliye parası kazanmak ve adımıza fatura kesilmesi ve gümrük beyannamesinin bizim tarafımızdan açılması nedeniyle olası KDV iadesinden faydalanmak şartıyla bu şekil ricaya dayalı talepleri kabul ederiz, davacı ile abim arasındaki ilişki de tamamen buna ilişkindir, zaman zaman ihraç kayıtlı faturalar gelir, onda KDV iadesi yoktur, davaya konu fatura içeriği mallar Kırgızistan'da dava dışı...'e teslim edilmiştir ve parası da onun tarafından davacıya ... ... ... ödeme sistemi kapsamında davacıya ödeme yapmıştır, yine bu şekil ... piyasasında yurt dışı ticaretlerde zaman zaman güvenilir kapalı çarşıdaki belirli esnaf üzerinden özellikle döviz işi yapanlar üzerinden bir kod sistemi bildirilmek suretiyle bu kod kapalı çarşıdaki esnafa verildiğinde kapalı çarşıdaki esnaf da üzerinden %5 ile %10 arasında komisyon kesmek suretiyle ödeme yapılır, zira dava dışı asıl malı teslim alan ...bunlara ilişkin bize bilgi vermiştir, bu nedenle abim ...'in davacıya bir borcu yoktur diye biliyorum, bizim bunun haricinde davacı ile herhangi bir ticaretimiz yoktur, kendi imalatımızdaki tekstil ürünlerini yurtdışına ihraç eder, aracımızda yer varsa parsiyel nakliye hükmünde yurt dışında kısmi nakliye de yaparız, davacı ile aramızdaki ilişki parsiyel nakliye ilişkisidir, mal bedeli alıcısı tarafından ödenmiştir. Ben abim ile davacı arasında bu şekil iş yapılırken sözlü anlaşmalarına şahit olmadım ancak aynı...'in bir başka işinde biz parsiyel taşıma yapmıştık ve bu parsiyel taşımacılıktan dolayı 95.000 dolar malın gerçek bedelini diğer dava dışı mal satıcısı ... isimli firmaya bizzatihi benim yanımda yaptığını biliyorum, bu da onun gibidir, zira ... de faturayı yine bize kesmiştir." şeklinde ifade vermiştir.
Tanık ... mahkememizdeki beyanında: "Ben daha önce ...'nin yanında çalışmaktaydım, ...'nin yurt dışına göndereceği araçlardaki eşyalara ilişkin listeyi tutar ve gümrük'e iletirdim, bir ... günüydü hava çok sıcaktı çok yorulduğumdan dolayı unutmuyorum 2014 senesiydi, ...'nin abisi olan ... beni aradı, ... diye bana söylenilen kişinin mallarının geleceğini, araçtaki boş kısma onun mallarını da paylayıp yerleştirip, listeye eklememi söyledi, bende bu şekilde aracı aldım, yaklaşık yarım tır malzemeyi 2 araca pay ettim, her araç için ayrı gümrük beyannamesi açtım ancak her gümrük beyannamesinde tek kişi ismi vardı, burdan gönderici ... Tekstil ... , alıcıyı hatırlamıyorum, ... ...değildi, bu şekilde hem faturada hem gümrük beyannamesi yer aldı, parasının ödenip ödenmediğini bilmiyorum, ancak ...'nin kazancı aracın boş kısmını değerlendirerek nakliye kazancıdır, malı sahibi kimse orada teslim edilir, teslim edildiğine dair haberim yoktur ancak yargılama sürecince malları ...'ın teslim edildiğine dair evraklar gelmiştir, parasının ödenip ödenmediğini, ödenmişse ne şekilde ve kim tarafından ödenip ödenmediğini bilmiyorum, ben 2016 yılında ...'nin abisinin firması ... ...'da sigortalılığımı sonlandırdım, halen de komşu adreste kendi ticaretimi yapmaktayım." şeklinde ifade vermiştir.
Tanık ... mahkememizdeki beyanında: "Ben ... ile davalı ... arasındaki ilişkiden doğrudan haberdar değilim, ancak ...'nin bana söylemesi üzerine işleyişin ne olduğuna ilişkin bilgilerim vardır, bunu bildiğimden dolayı bana tanıklık yaparmısın dedi, bende bildiğim hususta yaparım dedim, o nedenle huzurdayım, bizim kendi ev tekstili işimiz vardır, yurt dışından mal almaya gelen yabancılara veya Türkiye'den yurt dışına mal satacak Türk vatandaşlarına esnafın satışlarında en çok mal kimden alınmışsa genelde fatura ve gümrük beyannamesi onun adına olur, bu şekilde yurt dışına mal gönderilir, para bazen peşin bazen banka yoluyla, bazen de diğer ödeme araçları yoluyla yapılır, bu ancak açık hesap verilme halinde geçerlidir ve fatura tek biri adına kesilse dahi herkesin malı kendi yerinde teslim edilir, adına fatura veya gümrük beyannamesini açan aradan ihraç edilen malın KDV iadesinden yararlanır, kazancı budur, zaman zaman nakliye yapan kendi firmaları da parsiyel taşıma yöntemiyle aynı zamanda nakliye kazancı da yaparlar, benim piyasadaki işleyişe ilişkin bilgilerim bundan ibarettir, doğrudan davacı ile davalı arasındaki ilişkiden haberim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle; davacı yanın vekili tarafından incelemeye sunulan 2014-2015 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı şirket vekiline gerek mail yolu ile gerekse telefon ile aranarak ticari defterlerin incelenmesi gerektiği yönünde bilgilendirmeler yapılmış olmasına rağmen davalı yan vekili tarafından bu zamana kadar ticari defterlerin hazır olduğu ile ilgili taraflarına bilgi verilmediğinden davalı yana ait ticari defterler üzerinden inceleme yapılamadığı, davacı yan tarafından davalı yana 11 adet 281.216,43 TL tutarlı fatura düzenlenmiş olduğu, düzenlenen bu faturaların davacı yanın 2014 yılı işletme defterinde kayıtlı olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde davalı yandan 25.01.2016 takip tarihi itibarıyla 281.216,43 TL cari hesap alacaklı olduğu, Birinci Alternatif Olarak; ... tarafından dilekçe ekinde sunulan ve davacı yana yapıldığı anlaşılan 7 adet 39.250,00 USD (86.260,06 TL) tutarlı ödemelerin takibe konu faturalara istinaden yapıldığı yönünde karar vermesi durumunda davacı yanın davalı yandan 194.956,37 TL asıl alacaklı olabileceği, İkinci Alternatif Olarak; ... tarafından dilekçe ekinde sunulan ve davacı yana yapıldığı anlaşılan 7 adet 39.250,00 USD (86.260,06 TL) tutarlı ödemelerin takibe konu faturalara istinaden yapılmadığı yönünde karar vermesi durumunda davacı yanın incelenen ticari defterlerine göre davalı yandan 281.216,43 TL asıl alacaklı olabileceği, davacı yanın 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 25.01.2016 tarihinden itibaren alacaklarına 3095 sayılı kanuna göre %9,00 değişen oranlarda yasal faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tarafların beyan ve itirazlarını sunmuş olduğu ve davalı vekilince 10.10.2018 tarihinde davalının bilirkişi raporuna karşı ayrıca beyanda bulunduğu görüldü. Mahkememizin 04/03/2019 tarihli duruşma ara kararı gereğince mahkememiz dosyası ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Mahkememize sunulan bilirkişi ek raporundan özetle; kök raporun tekrarlanarak herhangi bir değişiklik yapılmadığı belirtilmiştir.
Netice olarak; mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi, dinlenilen tanık beyanları ve dosya kapsamında tüm bilgi ve belgeler ışığında mahkememizde oluşan kanaati göre, taraflar arasında ticari defter ve kayıtlarda da tespit edildiği üzere mal alım satışından kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafından davalı yana 11 adet 281.216,43 TL tutarlı fatura düzenlenmiş olduğu, düzenlenen bu faturaların davacı yanın 2014 yılı işletme defterinde kayıtlı olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde davalı yandan 25.01.2016 takip tarihi itibarıyla 281.216,43 TL cari hesap alacaklı olduğu, her ne kadar davalı taraf malın asıl alıcısının kendisi olmadığı yönünde savunmada bulunmuş ise de bu savunmasını ispatlayamadığı, bu hususun ispatlanamaması ve kayıtlara göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespiti karşısında da davanın kısmen kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile, takibin 281.216,43 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafa ... aracılığı ile davalı dışında başka kişilerce birtakım ödemeler yapılmış ise de, bu ödemelerin dava konusu olan faturalar için yapıldığı belli olmadığından bu ödemelerin mahsubu yoluna gidilmemiştir. Dava dosyası kapsamında davalının takip öncesi temerrüdüne dair bir bilgi ve belge olmadığından işlemiş faiz hesaplaması yapılmamış, takibin asıl alacak miktarı üzerinden devamına karar verilerek, işlemiş faize ilişkin kısım yönünden talep reddedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1.Davanın kısmen kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile, takibin 281.216,43 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına,
2.Belirlenen toplam alacak miktarı olan 281.216,43 TL'nin % 20 si olan 56.243,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Fazla talebin reddine,
4.Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 19.209,89 TL harçtan önceden davacıdan alınan peşin harç 853,88 TL ile tamamlama harcı 3.049,45 TL harcın mahsubu ile kalan 15.306,56 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye aktarılmasına,
5.Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 157,75 TL, bilirkişi ücreti 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.157,75 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 87,01) 1.007,35 TL yargılama gideri ve peşin harç 853,88 TL ile tamamlama harcı 3.049,45 TL olmak üzere toplam 4.910,68 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6.Davalı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 91,85 TL yargılama giderinden davanın ret oranına göre (% 12,99) 11,93 TL nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 44.182,46 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya ödenmesine,
8.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine,
9.Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair,
HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.30/10/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)