11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/2849 E. , 2023/9325 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/364 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/364 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2021/808 Esas, 2022/17679 Karar sayılı kararıyla özetle yargılama konusu suçun seri muhakeme usûlüne tabi olması nedeniyle söz konusu usûlün uygulanması neticesinde sanığın hukukî durumunun tespit ve tayininde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/744 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın, söz konusu iş yerine yaklaşık on yıldır gitmediği, iş yerinin çalışanları tarafından işletildiği, eylemin hangi çalışan tarafından gerçekleştirildiğini bilmediği, bu nedenlerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, ruhsatsız olması nedeniyle mühürlenen Zeytinburnu, Maltepe’deki iş yerinin mührünü 23.05.2014 tarihinde bozarak faaliyette bulunduğu belirlenmiştir.
2.Sanığın, soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında bozma öncesinde tespit edilen savunmasında üzerine atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Söz konusu iş yerinin 25.12.2007 tarihinde mühürlendiği, 23.05.2014 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozulduğu ve iş yerinin faaliyet göstermekte olduğunun tespiti üzerine aynı tarihli kontrol ve yeniden mühürleme tutanağının tanzim edildiği, 19.05.2015 tarihinde yapılan kontrolde mührün yine bozulduğu ve iş yerinin faaliyet göstermekte olduğunun belirlendiği, söz konusu tutanakların, sanık tarafından herhangi bir ihtirazî kayıt öne sürülmeksizin imzalandığı belirlenmiştir.
4.Sanığın, 25.12.2007 tarihli tutanakla konulan mührü bozduğunun tespit edildiği 23.05.2014 tarihli kontrol tutanağı üzerine bu eylem yönünden adlî soruşturma ve kovuşturmanın yapıldığı, buna ilişkin yargılamanın Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2014 tarihli ve 2014/368 Esas, 2014/416 Karar sayılı ilâmı ile mahkûmiyet hükmü ile neticelendiği ve 22.10.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
5.Bozma öncesi yargılamada sanığın huzurunda, mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının okunduğu, sanığın; "Söz konusu iş yerinde yapılması gereken işler vardı, mecbur kaldık açtık, çalıştırdık." şeklinde savunma yaptığı belirlenmiştir.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek dava dosyasının Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/143347 soruşturma numarasına kaydedildiği, sanığa seri muhakeme usûlü teklifinde bulunulduğu ancak sanığın kabul etmediği belirlenmiştir.
7.Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE
1.Dava dosyasında mevcut 23.05.2014 tarihli mühürleme ve 19.05.2015 tarihli mühür bozma tutanaklarının, sanık tarafından herhangi bir ihtirazî kayıt öne sürülmeksizin imzalanmış olması ve sanığın bozma öncesi savunmasında; "Söz konusu iş yerinde yapılması gereken işler vardı, mecbur kaldık açtık, çalıştırdık." şeklinde samimi ikrarda bulunması karşısında sanığın, bozma sonrası yargılamada değişen ve kendini suçtan kurtarmaya yönelik savunmasına Mahkemece itibar edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/744 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.