10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/15835 E. , 2024/218 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Tarsus 1.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2017/269 Esas, 2019/186 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.
Ceza Dairesinin, 01.06.2020 tarihli ve 2019/988 Esas, 2020/798 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12.
Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.11.2022 tarihli ve 2020/17785 Esas, 2022/12016 Karar sayılı kararı ile; " Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; İddianamede ve esas hakkındaki mütalaa sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması yönünde bir istek bulunmadığı ve CMK'nın 226. maddesi uyarınca sanıklara ek savunma hakkı da verilmediği gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması," Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Tarsus 1.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2023/10 Esas, 2023/190 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 1.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Arama kararı olmadan yapılan arama sonrasında elde edilen delillerin yasal delil niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınmasının hatalı olduğuna,
2.Baskı sonucunda suçun sanık üzerine atıldığına,
3.Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına,
4.Sanığın uyuşturucu kullanıcısı olduğuna ve atılı suçu işlemediğine,
5.Etkin pişmanlık indiriminin yetersiz olduğuna,
6.Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
B. Sanık ...
müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın uyuşturucu kullanıcısı olduğuna,
2.Atılı suçu işlemediğine ve ele geçen uyuşturucunun sanık ...'a ait olduğuna,
3.5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hatalı olduğuna, olayda müşterek faillik bulunmadığına,
4.Eylemin 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, İlişkindir.
C. Sanık ...
müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın uyuşturucu kullanıcısı olduğuna,
2.Ticaret yaptığına dair dosyada delil bulunmadığına,
3.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
4.Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
5.Arama kararı olmadan yapılan arama sonrasında elde edilen delillerin yasal delil niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınmasının hatalı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Emniyet görevlilerince yapılan çalışmalar neticesinde olay tarihinde 34 VU ... plakalı araç ile yüklü miktarda uyuşturucu maddenin Mersin İlinden Osmaniye iline götürüleceği şeklinde alınan istihbari bilgiler doğrultusunda, aracın geçiş güzergahında kolluk güçlerince gerekli tedbirler alındığı ve plakası bildirilen aracın görülmesi üzerine araç takibe alındığı, araç durdurulmak istendiği esnada ise aracın sağ tarafından yol kenarına birşeyin atıldığı görüldüğü ve sonrasında araç durdurularak araçta bulunan sanıklar kimlikleri tespit olunduğu, araçtan atılan cisme bakıldığında ise siyah-yeşil renkli üst kısmı düğüm halinde bir poşet olduğu ve poşet içerisinde kişisel kullanım miktarı üzerinde MDMA içeren uyuşturucu hap ele geçirildiği, sanıklardan ...'ın aşamalardaki savunmasında özetle; sanıklardan ...'in kendisini aradığını ve Tarsus'ta olduğunu, dönmek için parası olmadığını söylediğini bunun üzerine arkadaşından araba alarak ...'i almak için yola çıktığını, yola çıkarken de yanına sanıklardan ... ve Osmaniye' den aldığı sanık ...'un olduğunu, diğer iki sanık ... ve ... ile birlikte Mersin ilinden uyuşturucu almak için sanık ...'i almadan önce konuştuklarını karar verdiklerini, sanıklar: ... ve ... ile birlikte kendisinin araçtan indiklerini ve Mersin'de yol kenarında tanımadıkları şahıslardan uyuşturucu maddeyi aldıklarını ancak kendisinin az miktarda aldıklarını düşünürken yakalandıktan sonra yüklü miktarda olduğunu öğrendiğini, uyuşturucu maddenin ...'a ait olduğunu kendilerinin para vermeden kullandıklarını belirttiği, sanık ...'ın kollukta alınan ifadesinde; olay tarihinde iş yerine geldiklerini ve sanık ...' in Tarsus' ta bulunan akrabalarını ziyaret edeceklerini ve Tarsus'a gezeceklerini söylediklerini kendisinin de kabul ettiğini, sonrasında da Tarsus'ta gezdikten sonra Mersin iline gitmeye karar verdiklerini, uyuşturucu almak için bir mahalleye girdiklerini, sanık ...'un araçtan inerek elinde birşeye sarılı vaziyette miktarını bilmediği uyuşturucu ile geri geldiğini, kendisinin para vermediğini, uyuşturucu satmak gibi niyetlerinin olmadığını kullanıcı olduklarını, Osmaniye ilinde bulması zor olduğundan Mersin iline gelmişken çok aldıklarını ifade ettiği, Tarsus Sulh Ceza Hakimliğinde yapılan sorgusunda ise; gezmek ve ...'i almak için Tarsus'a geldiklerini, buradan da Mersin'e geçtiklerini, burada ... ve ...'un aralarında konuştuğunu, bilmedikleri bir yere giderek kendisi ve diğer sanıklar ... ve ...'un araçtan indiğini ve bir miktar uyuşturucu aldıklarını ancak kendisinin bu kadar çok uyuşturucu alındığında haberi olmadığını, uyuşturucunun parasını ...'un verdiğini ifade ettiği ve mahkemedeki savunmasında ise özetle; Mersin ilinden az sayıda uyuşturucu madde almaya karar verdiklerini, sanık ...'un uyuşturucu aldığı esnada ise kendisinin ve ...'ın uzakta durduğunu, ...'un ne kadar para verdiğini ve ne kadar uyuşturucu madde aldığını bilmediğini, yakalandıkları esnada uyuşturucu maddeyi ...'un dışarı attığını üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirttiği, sanık ...'un kollukta ve Tarsus Cumhuriyet başsavcılığında alınan ifadesinde özetle; Tarsus ilçesine hem sanık ...'i ziyaret için geldiklerini oradan da Mersin iline gittiklerini, burada bir şahıstan 2.500,00 TL' lik uyuşturucu maddeyi aldığını, parasını ise kendisinin verdiğini, kendisinin ...'ın ve ...'un uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu, oraya uyuşturucu madde almayı planlayarak gitmediklerini, uyuşturucu ticareti yapmadığını, yakalandıkları esnada ise uyuşturucu maddeyi kendisini dışarı attığını belirttiği, Tarsus Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgusunda ise diğer sanıklar ... ve ...'un da uyuşturucu alışverişini ve aldığı poşeti gördüklerini, uyuşturucu maddeyi üçünün birlikte kullanacağını, uyuşturucu maddenin parasını kendisinin verdiğini, uyuşturucu ticareti yapmadığını savunmuş mahkeme huzurundaki savunmalarında ise Mersin ilinden uyuşturucu madde almak için ve dönüşte de sanık ...'i Tarsus'tan almak için Osmaniye'den yola çıktıklarını, diğer iki sanığın parası olmadığı için uyuşturucu maddeye para vermediklerini, uyuşturucu maddeyi aldıkları yeri bilmediğini yerini sanık ...'ın bildirdiğini, kendisinin o anda kaç tane hap aldığını bilmediğini, ele geçen uyuşturucu maddenin diğer iki sanık ... ve ... ile kendisine ait olduğunu üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirttiği, sanıklar hakkında emniyet güçlerince istihbari bilgileri doğrultusunda bir yakalamanın yapılmış oluşu, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırından çok yüksek olması, sanıkların tüm aşamalarda yapmış oldukları savunmaların birbirleri örtüşmemesi ve karşılıklı olarak birbirlerine suçlaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların fikir ve eylem birlikteliği içinde Mersin ilinden temin ettikleri uyuşturucu maddeleri Osmaniye iline ticari amaçla naklettikleri sırada kolluk kuvvetlerince yakalandıkları, sanıkların savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu mahkemece kabul edilerek sanıkların üzerilerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işledikleri mahkemece sabit kabul edilerek sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren yasal alt hadden cezalandırılmalarına, sanıkların eylemi üç kişi olarak iştirak halinde gerçekleştirdikleri de gözönüne alındığında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen şartlar maddi olayda var olduğundan sanıklar hakkında bu fıkra hükümlerini de uygulanarak cezalarında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldığı, istinaf ilamı da dikkate alınarak suça konu uyuşturucu maddenin sanık ...'nun sevk ve idaresindeki aracın sağ tarafından atıldığı sabit olmakla birlikte araçta birden fazla kişinin bulunması ve sanıklar ..., ... ve ...'nun aşamalardaki yazılı ve sözlü beyanlarına göre her ne kadar kısmi farklılıklar bulunsa da özünde "uyuşturucu maddeyi üçünün birlikte aldıkları"na dair beyanlarıyla birbirlerinin suçlarının ortaya çıkmasını sağladıklarından bu üç sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulama koşulları oluştuğu anlaşılarak sanıkların cezalarından 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1/4 oranında indirim yapıldığı, gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında uygulanan etkin pişmanlık oranının yeterli olduğuna, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A), (B) ve (C) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2023/10 Esas, 2023/190 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.