Esas No
E. 2021/21439
Karar No
K. 2023/7570
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Ceza Dairesi

E. 2021/21439 K. 2023/7570 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21439, K. 2023/7570, T. 25.10.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21439
Karar No
2023/7570
Karar Tarihi
25.10.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Ceza Dairesi         2021/21439 E.  ,  2023/7570 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/166 E., 2015/407 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 4

. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/166 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,

2.Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrası (f) bendi, 35, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz istemi gerekçesizdir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ...'nın mal almak istediği katılan ...'e suça konu tamamen sahte olarak üretilmiş 20.000,00 TL bedelli çeki verdiği, katılanın malları çeki tahsil etmesi halinde vereceğini beyan ettiği ve katılan tarafından çek bankaya sunulduğunda sahte olduğunun anlaşıldığı belirtilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından dava açılmıştır.

2.Sanığın sorgusu yapılmadan hüküm verilmiştir.

3.Katılan ..., sanığı daha önceden tanımadığını, bisküvi çeşitleri üzerine toptan gıda satışı yaptığını, bir tanıdık aracılığıyla sanığın gelip gıda malzemesi almak istediğini, ancak karşılığında çek vereceğini söyleyince kendisini tanımadığı için çeki bankadan kontrol ettirdikten sonra mal verebileceğini söylediğini, çeki bankaya götürdüğünde sahte olduğunun söylendiğini, bu çekten dolayı sanığa herhangi bir mal vermediğini, maddi olarak herhangi bir zararının olmadığını şikâyetçi olduğunu, müdahil olmak istediğini beyan etmiştir.

4.... Kriminal Polis Laboratuvarının 30.05.2014 ve 22.12.2014 tarihli uzmanlık raporlarının dosya arasında bulunduğu görülmüştür.

5.Mahkemesince suça konu çek incelenmiştir.

6.Mahkemesince sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükümleri verilmiştir. IV. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun’un, sanığın duruşmada hazır bulunmaması başlıklı 193 üncü maddesinin birinci fıkrası; "Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir." şeklinde ve aynı maddenin ikinci fıkrası ise; "(Değişik: 28/3/2023-7445/20 md.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklinde düzenlenmiştir.

2.5271 sayılı Kanun’un, sanığın yokluğunda duruşma başlıklı 195 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." hükmü yer almaktadır.

3.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 195 inci maddelerinde yer alan ayrık durumlar dışında, sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı, somut olayda hükmün sanık savunması alınmadan verildiği anlaşılmakla sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkûmiyet kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/166 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog