T.C.
İSTANBUL
3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüz - Haksız Rekabet Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi ve Ünvan Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'nın uluslararası fikri ve sınai haklarının korunması hususunda son derece hassas bir şirket olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru aynı zamanda çatı markası olan "..." ibaresine ait hem TPMK nezdinde hem de uluslararası marka ofisleri nezdinde sayısız marka tescilinin bulunduğunu, müvekkilinin yaptığı muazzam yatırım ve emeklerle uzun bir süredir sektörünün en tanınmış marka ve ürünlerinin sahibi olduğunu, davalı şirketin müvekkiline ait ticaret unvanının esas unsuru ve çatı markası olan ... ibaresinin ayırt edilmeyecek kadar benzeri olan ... ibaresini hem ticaret unvanında hem de ürünleri üzerinde fiziki ve dijital olmak üzere tüm mecralarda kullanmak suretiyle müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini ve haksız rekabete neden olduğunu, davalının bu kullanımlarının tüketici nezdinde sanki müvekkili ile davalı arasında ekonomik ve idari bir bağ varmış izlenimi oluşturduğunu ve müvekkilinin tanınmış ... markasının sulandırılmasına ve ticari itibarının zedelenmesine sebep olduğunu, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin iddialarının dayanağını oluşturan görseller içerdiğinden, davalı tarafından idare edilen ve işletilen .../ alan adlı web sitesinde yer alan dilekçede belirtilen linkler kapsamında yer alan ... ibaresini içerir kullanımların en az bir teknik bilirkişi ve marka hukukunda uzman bir bilirkişi marifetiyle tespitini, davalının; müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru olan aynı zamanda çatı markası olan "..." ibaresinin ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ... ibaresini/logosunu içerir ihlal teşkil eder kullanımlarının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun, davalının kötü niyetli olduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, her türlü kullanım, üretim ve satışının, ithalat ve ihracatının durdurulması ve önlenmesine, davalıya ait ürünlerin ve bu ürünlerin üretimine yarayan makine, araç, kalıp, ambalaj, etiket, işyeri tabelası, kutu, iş evrakı, katalog, her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına el konulması ve imha edilmesine, davalıya ait ... alan adlı web sitesine erişimin engellemesine ve bu karar uygulatma üzere Erişim Sağlayıcılar Birliği'ne ve/veya yetkili mercilere müzekkere yazılmasına, müvekkiline ait tescilli marka haklarına tecavüz teşkil etmesi ve haksız rekabet oluşturması sebebiyle, "..." ibaresinin davalıya ait ticaret unvanından terkinine ve bu amaçla ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, mahkeme karar özetinin tüm Türkiye'de yayınlanan ve en yüksek tiraja sahip ilk 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, ilan ücretinin peşin olarak davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin ünvan ve kullanımları ile davacı arasında iltibasa yol açacak benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin domain ve hosting kayıtlarının bulunduğunu, müvekkili ile davacının iki farklı alanda faaliyet gösterdiğini ve logolarının birbirine benzemediğini, müvekkilinin marka tescil başvurusu bulunduğunu, açıkladıkları ve mahkemenin de re'sen inceleyeceği gerekçelerle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş,
HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 19/08/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Bilişim yönünden yapılan tespitlerde internet adresinin kayıtlı olmadığından davaya konu web sitesinin bulunmadığı, e-tespit tutanağı ile ekran görüntüsü alınan web sitesinin adresi görülmediğinden dava konusu ... web sitesine ait olup olmadığının tespit edilemediği, davacı tarafın henkel ibareli markalarının TPMK nezdinde 1983 yılından itibaren ... ibaresi içeren çok sayıda marka tescillerinde bulundukları, WIPO üzerinden yapılan araştırmada yurtdışında çeşitli ülkelerde Henkel ibareli marka tescillerinin bulunması, sahip oldukları yaygın satış ağına sahip diğer marka ürünlerin üzerinde çatı marka olarak da Henkel ibaresini kullanıyor oluşları, yerli ve yabancı reklam, promosyon çalışmaları ve haberleri değerlendirildiğinde Türkiye'de ilgili çevrede tanınmış ve dünyaca tanınır marka olduğu, davacı tarafın dava dilekçesi içeriğinde noter tespiti olmaksızın sunduğu alan adının gözüktüğü ekran görüntüsü ve google sonuçları baz alındığında davacının ...başvuru numaralı "..." ve raporda listelenen asıl unsuru Henkel ibaresi olan seri markaları ile davalının "... +şekil " kullanımı karşılaştırıldığında hitap edilen tüketici nezdinde davacının seri tescilli markaları görüldüğünden davalının kullanımının görsel olarak farklı olmakla birlikte bütünsel açıdan ikinci harfteki farklılığa dikkat edilmeden fonetik yönden davacının markasıyla idari veya ekonomik bağlılık olduğu noktasında karıştırılabileceği, davacının markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık nedeniyle karıştırılma ihtimali ile birlikte davalının kullanımının davacının markasının itibarından haksız bir yarar elde edeceği ve ürünlerinin kalite standartlarının davacının çatı marka olarak kapsadığı diğer markaların düzeyinde olmaması halinde itibarına zarar vereceği veya ayırt edici karakterini zedeleyeceği, davalının işareti kullanmak için haklı bir sebebi olup olmaması noktasında ise, davalının marka tescil başvurusunun henüz sonuçlanmadığı ancak ticaret unvanının ... LTD. ŞTİ. olduğu bildirilmiştir. 12/11/2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle:
Davalı vekili tarafından beyan edilen 4 alan adının incelenmesi sonucu; 4 alan adının da davanın açılma tarihi sonrasında alındığı, 4 alan adının park durumunda (detayının rapor içinde açıklandığı) olduğunun tespit edildiği, 4 alan adı ve dava dilekçesinde belirtilen alan adının incelenmesi sonucu; yaygın kullanılan 3 e-posta protokolünün 7 portu için e-posta servisi alan adlarında ve google araması ile davalıya ait olduğu değerlendirilebilecek bir kurumsal web sitesinin tespit edilemediği, davacının ... başvuru numaralı "..." ve asıl unsuru ...baresi olan seri markaları ile davalının "... +şekil " kullanımı karşılaştırıldığında hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yönelik kök rapordaki kanaatin korunduğu, davalı tarafın ürünlerinde kullandığı "..." ibaresinin, davacının ürünlerinde kullandığı "..." markası ile "karıştırılmaya yol açacak" ölçüde benzer olması sebebiyle,
TTK 55/1-a-4 maddesi hükmü gereğince haksız rekabete de vücut verdiği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: Davalının eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men'i, ref'i, "..." ibaresinin davalıya ait ticaret unvanından terkini, bildirilen internet sitelerine erişimin engellenmesi ve hükmün ilanına ilişkindir. Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar. Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir. Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları) "(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması." Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c)Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç)Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Madde 149/1 Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden; "Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini, mütecaviz araçlara elkonulması, elkonulan araçlar üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı " şeklinde talepte bulunabilir. Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b)Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c)Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d)Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e)İş şartlarına uymamak;
f)Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak." Madde 56 "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b)Haksız rekabetin men’ini,
c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır.
Haksız rekabet hükümlerinin amacı yasada "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde tanımlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyi niyet kurallarına aykırılık kriteri kaynağını Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından almaktadır. Bu iyiniyet kuralına aykırı hareketler iktisadi rekabetin kötüye kullanımıdır.
Genel anlamdaki haksız rekabet veya özel yasalar gereğince korunan haklara tecavüz nedeniyle bir zarar doğmuşsa veya henüz zarar doğmamış olmakla beraber doğabilecek ise hatta hiçbir zarar söz konusu olmamakla beraber, haklara tecavüz eden kişi bir kazanç elde etmiş ise hakları tecavüze uğrayanın tazminat hakkı vardır. Bu tazminat, T.T.K.
58.maddesinde açıklandığı üzere haksız rekabet yüzünden müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi veya diğer iktisadi menfaatleri bakımından uğranılan zarar veya zarara uğrama tehlikesi varsa, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatlerin karşılığı olarak verilebilir. T.T.K. 58/d. bendinde de açıkladığı gibi, haklara tecavüz eden, haksız rekabet sonucunda hak sahibinin esasen hiçbir zarara uğramadığını ileri sürerek tazminattan kurtulamaz. Asıl olan bir hakka tecavüzdür. Bu tecavüz varsa, tecavüze uğramayanın bundan ötürü mütecavizin eyleminin durdurulması, sonuçlarının önlenmesi ve zararının somut olaya göre incelenmesi ve takdir edilmesi gereklidir. 6102 Sayılı TTKnın 54.maddesi ile, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. UNVAN TERKİNİ TALEBİNİN İNCELENMESİ: 6102 sayılı TTK'nın 52/1. madde hükmüne göre ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi bunun tespitini, yasaklanmasını, haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebilir. Yine TTK'nın 45. maddesi uyarınca, bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde ek yapılır hükmü düzenlenmiştir. SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporu ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde "..." ibareli çok sayıda markanın, davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davanın açıldığı tarihte, davalı ...'nin; "... + şekil" ibareli ve ...numaralı marka başvurusunun bulunduğu, tescil işlemlerinin devam ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu kök/ek raporunda belirtildiği üzere: Davacının 1983 yılından itibaren "..." ibaresini içeren çok sayıda marka tescillerinde bulunduğu, yurtdışında çeşitli ülkelerde "..." ibareli marka tescillerinin bulunması, sahip oldukları yaygın satış ağına sahip diğer marka ürünlerin üzerinde çatı marka olarak da "..." ibaresinin kullanılması, yerli ve yabancı reklam, promosyon çalışmaları ve haberleri birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye'de ilgili çevrede tanındığı ve dünyaca tanınmış marka olduğu, davacının ...numaralı "..." ve "..." ibaresi olan seri markaları ile davalının "... +şekil" kullanımı karşılaştırıldığında; davalının kullanımının görsel olarak farklı olmakla birlikte, bütünsel açıdan ikinci harfteki farklılığa dikkat edilmeden fonetik yönden davacının markasıyla idari veya ekonomik bağlılık olduğu noktasında karıştırılabileceği, davacının markasının Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık nedeniyle karıştırılma ihtimali ile birlikte davalının kullanımının davacının markasının itibarından haksız bir yarar elde edeceği ve ürünlerinin kalite standartlarının davacının çatı marka olarak kapsadığı diğer markaların düzeyinde olmaması halinde itibarına zarar vereceği veya ayırt edici karakterini zedeleyeceği kanaatine varıldığından, davalının eyleminin; davacının marka tescillinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Mahkememizin 09/03/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, ihtiyati tedbir kararı gereği, el konulan/yedieminde bulunan; ürünler, kartvizitler, çıkartmalar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür vs tanıtım malzemeleri ve her türlü mütecaviz ürünlerin, kararın kesinleşmesine mütakip masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına karar verilmiştir.
Davalı şirketin; ... ismi ile 13/03/2020'de ticaret siciline tescil edildiği anlaşılmıştır. Davalının ticaret ünvanının klavuz unsurunun; "..." olduğu ve davacının tanınmış "..." markası ile karıştırılabileceği, bu nedenle unvan terkini şartları oluştuğundan, davalı şirketin ticaret unvanınından "..." ibaresinin terkinine, karar kesinleştiğinde ticari hayattaki güven ilkesi gereği bağlı olduğu ticaret sicil müdürlüğüne kararın bildirilmesine karar verilmiştir.
Hükmün ilanında davacının menfaati olduğu gözetilerek, masrafın davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek 1 gazetede 1 kez ilanına karar vermek gerekmiştir.
1.Davalının eyleminin, davacının marka tescillinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine
2.Davalı şirketin ticaret unvanınından "..." ibaresinin terkinine, karar kesinleştiğinde ticari hayattaki güven ilkesi gereği bağlı olduğu ticaret sicil müdürlüğüne kararın bildirilmesine,
3.Mahkememizin 09/03/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına,
4.Mahkememizin 09/03/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararı gereği, el konulan/yedieminde bulunan; ürünler, kartvizitler, çıkartmalar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür vs tanıtım malzemeleri ve her türlü mütecaviz ürünlerin kararın kesinleşmesine mütakip masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına,
5.Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
6.Alınması gereken 269,85 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 225,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davacı tarafça yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 59,30 TL peşin harç, 246,50 TL tebligat/posta masrafı ve 3.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.365,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
10.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 02/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)