Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/258
Karar No
K. 2023/1076
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/258 Esas
KARAR NO: 2023/1076
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/03/2021
KARAR TARİHİ: 22/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 10/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı tarafından satışı yapılan ..... Sistemini (yeni, kullanılmamış, 2019 yılı model, Seri No: ..... ) 252.500,00 Euro bedelle ..... A.Ş. aracılığı ile satın aldığını, satış konusu .... boyama sistemine ilişkin fatura ve sevk irsaliyesi bilgilerinin; 20.07.2019 tarih ve ..... numaralı sevk irsaliyesi, 16.07.2019 tarih ve .... numaralı sevk irsaliyesi, 20.07.2019 tarih ve .... numaralı sevk irsaliyesi, 22.07.2019 tarih ve ..... numaralı fatura olduğunu, müvekkili şirketin cam ürünleri üreten bir şirket olup davaya konu .... Sisteminin, müvekkilinin cam üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu, sistemin satın alınmasından bir süre sonra müvekkili şirketçe ..... Sisteminde bir takım gizli ayıplar olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketçe tespiti yapılan gizli ayıplar ve eksikliklerin Kartal .... Noterliğinin ..... yevmiye no'lu ve 10.07.2020 tarihli ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirildiğini, aynı zamanda 21.08.2020 tarihinde ise Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.İş dosyası ile delil tespit raporu talep edildiğini, 09.09.2020 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkili şirketin makineden kaynaklı toplam zararının 201.000 TL olduğunun tespit edildiğini, 01.10.2020 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşmaya varılamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile, davalı tarafından satışı yapılan sprey boyama sistemindeki gizli ayıplar ve eksiklikler nedeniyle makinenin onarımı ve yeniden çalıştırılması maliyetinin tespiti ve makinenin onarım görecek olması kaynaklı değer kaybının tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL uğranılan zararın davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasının aktif husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu makinenin finansal kiralama yoluyla davalıya geçtiğini, aktif dava ehliyetinin finansal kiralama şirketine ait olduğunu, davaya konu makinenin her türlü ayıptan ari olarak davacı tarafa teslim edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçek dışı olduğunu, bir ayıp varsa da iş bu ayıpların kullanımdan ve yeterli ve donanımlı personel yokluğundan kaynaklı ayıplar olduğundan taraflarına atfedilecek herhangi bir kusur olmadığını, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca yetki itirazlarının bulunduğunu, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edilen ayıplara ilişkin ihbar/bildirimin süresi içinde yapılmadığını, müvekkili tarafından teslim edilen makinede gizli ya da açık ayıp şeklinde bir kusur bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın tespite konu bilirkişi raporuna dayanak yaptığı taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, tespit raporunda belirtilen hususların sadece talep edenin soyut iddialarına göre hazırlandığını, bilirkişinin belirttiği hususlara katılmanın mümkün olmadığını, ...... 'ın kullandığı camın soda camı türü olup erime sıcaklığının 1550-1700 derece arasında olduğunu (formülasyona göre değişiklik gösterebilir), camın yumuşama sıcaklığının 720 derece civarı ve camın sıcak şekillendirilebilme sıcaklığının da 800-1000 derece aralığında gerçekleştirilebildiğini, cama uygulanan boyanın kalıcılığını sağlamak için boyanmış camın 10 dakika civarı fırın içerisinde kalmasının yeterli olduğunu, bu tür boyanan cam ürünün eğer sıcak şekillendirme esnasında (eriyik cam halinde şekillendirme esnasında) tavlama fırınlarında tavlama prosesi olması gerektiği gibi yapılmış ve tansiyonu olması gerektiği şekilde alınmış bir ürün ise fırın içerisinde ısınmadan dolayı çatlama veya zarar görme durumunun kesinlikle olmayacağını, tansiyonun alınıp alınmadığını gösteren testlerinden birisinin 85-90 derecede ısıtılan mamulün şoklanarak aniden 15-20 derece sıcaklıktaki suya atılması olduğunu, ancak bu durumda bile sadece tansiyonu gerektiği gibi alınamamış mamullerin çatlayacağını, diğer normal mamullerin böyle bir şoklamaya maruz kalsa bile çatlamayacağını, ulaşılan sıcaklık noktasının cam için yüksek bir sıcaklık olmadığını, .... için imal edilen fırının doğalgazlı infrared fırın olduğunu, ısı enerjisinin %85 lik kısmının ürün yüzeyinden radyant ışıma yoluyla ürüne aktarıldığını, geri kalan %15'lik kısmın da konveksiyon yoluyla ortama aktarıldığını, bu tür fırınların uygulanma amacının, mamul yüzeyinde bulunan boyanın temas halinde olduğu yüzey ve yüzeye yakın kalınlıktaki kütlesinin ve dolayısıyla boyanın, ürünün komple kütlesinin ısınmasını beklemeden hızlı bir şekilde ısıtıp kürleme işlemini bir an önce başlatmak olduğunu, bu yüzden radyant ısıtıcılara sahip fırınların konvansiyonel açık brülörlü fırınlara göre daha kısa ve daha az gaz harcayan verimli fırınlar olduğunu, bu yüzden daha az yer kaplamalarından dolayı yer sıkıntısı olan yerlerde bu tip fırınlar kullanıldığını, bu tip fırının da ...'ın yer sıkıntısı olduğunu proje başındaki görüşmelerde belirtmesinden dolayı seçildiğini, fırının giriş ve çıkış kısımları dahil toplam uzunluğunun 12 metre olduğunu, ...... için imal edilen fırının giriş ve çıkıştaki açık kısımları hariç kapalı kısımlarının toplam 9.3 metre uzunluğunda olduğunu, fırın içerisindeki mamul yerleşimi doğru yapıldığında, doğru band hızı ayarlandığında ( Band hızının fırın band üzerindeki ardışık iki mamul sırası arasında minimum mesafe kalacak şekilde ayarlanması gerektiği, böyle olursa fırın içerisindeki sıcaklık dağılımının homojenizasyonu ve ısıl verimliliğe de katkıda bulunulmuş olacağını) Makine otomasyonunda fırın bandı için hız kontrol cihazı (...) kullanıldığını dolayısıyla fırın bant hızının istenildiği gibi ayarlanabileceğini, bant hızının mamule göre değişmekle birlikte 0,5-0.6 m/dak arası ayarlanması gerektiğini, böyle olursa mamulün fırının kapalı kısmına girmesi ve çıkması arasında 15-17 dakika süre geçmekte olduğunu, bu süre de mamulün üzerine uygulanan boyanın kürlenmesi için yeterli bir süre olduğunu, fırından geçen mamulün fırın içerisindeki kürleme prosesinin başarısını etkileyen birçok faktör olduğunu, fırın için sıcaklık ayarlarının doğru yapılmasının (fırın personelinin tecrübesine ve yeteneğine bağlı olarak mamule ve boyaya göre (boya çeşidi, kalitesi, boyanın doğru hazırlanması, rengi v.s.), boyama tabanca ayarlarının doğru yapılması, band hız ayarının doğru yapılması v.s.) fırın operatör panelinde her ısıtıcı panelin maks-min ısıtma kapasitesinin kolayca ayarlanabileceğini, bunun da personele esneklik sağladığını, bilirkişi raporunda ise yukarıda belirtilen teknik verilerin aksine değerlendirmeler yapıldığını, belirtilen değerlendirmelerin tamamının hatalı olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda fırının uzunluğuyla ilgili de hataya düşüldüğünü, fırın uzunluğunun giriş ve çıkıştaki açık alanlar hariç 9.3 metre olduğunu, bilirkişi raporunda ise bu uzunluğun 6 metre olarak belirtildiğini ve fırın uzunluğunun 9 metre olması gerektiğinin beyan edildiğini, bu haliyle fırının uzunluğunun doğru olarak ölçülmesi halinde fırının tasarımında hata olmadığı hususunun sabit olacağını, öncelikle iddia edildiği gibi ortamda toz ve boya olma durumunun kesinlikle olmadığını, makine normal çalışırken çekilen görüntülerinde mevcut olduğunu, eğer böyle bir durum olmuşsa operatörlerin tabanca havalarının basınçlarını aşırı şekilde yükseltmelerinden ve boya miktarını aşırı şekilde açmalarından dolayı kaynaklanan “.....” durumu sonucu olabileceğini, böyle bir durumun tamamen operatörün hatasından kaynaklandığını, kullanılan sensörün ..... marka ...... kodlu saydam cam algılama özelliğine sahip ve reflektörlü cam sektörüne özel bir sensör olduğunu ve seçiminin son derece doğru yapıldığını, makine üzerine yerleştirilen optik sensörün makine üzerine sadece ekstrem durumlarda görev yapmak üzere güvenlik maksatlı konulduğunu, esas olan operatörün makine üzerindeki her kafaya mamul yüklemesi ve boş kafa (üzerine mamul yüklenmemiş) geçmesine müsaade etmemesi olduğunu, sensörün görevinin boş kalan kafalara, ona denk gelen tabanca tarafından boya püskürtülmemesini sağlamak olduğunu, ancak sensörün bu görevini yerine getirebilmesi için makine çalıştırılmadan önce (veya yeni bir ürünün boyamasına geçilmeden önce) ürünün şekline, çapına, yüksekliğine göre sensörün pozisyonunun ayarlanması ve sensör üzerinde bulunan .... düğmesi ile sensör ve reflektör arasında ürün yokken öğretme yapılmalı ve bundan sonra sensör ile reflektör arasına boyanacak ürün konularak makineye ait operatör panelinde sensör sinyalinin geldiğinin kontrol edilmesi gerektiğini, eğer operatör yanlışlıkla sensör ve reflektör arasında ilgili ürün varken ...... düğmesine basarsa sensörün artık ilgili ürünü önünden geçse de göremeyeceğini, ....... prosedürünün ortam aydınlatmasının değiştiği durumlarda (örneğin lambaların yakılması durumunda) da yapılması gerektiğini, ....... prosedürünün operatörlere gösterildiğini, sensörün düzgün çalışması için yapılması gereken bir diğer şey de sensörün algılama yüzünün ve reflektörün temizliğinin sağlanması olduğunu, bundan sonra da sensörün çalıştığından emin olduktan sonra makinenin çalıştırılması gerektiğini, bilirkişinin iddiasının aksine eğer sensör düzgün çalıştırılıyorsa, önünden ürün geçerse sinyal göndereceğini, ürün geçmezse sinyal göndermeyeceğini, Sensörün, makinenin normal çalışma durumunda ilgili vantuzdaki ürünü algılamışsa sinyal göndereceğini ve ilgili vantuzdaki ürün için gerekli boyama emrinin o vantuza hizalanan boyama tabancasına gönderileceğini, sensörün makinenin normal çalışma durumunda ilgili vantuzdaki ürünü algılamamışsa yani ürün yoksa sinyal göndermeyeceğini, dolayısıyla ilgili vantuzdaki ürün için gerekli boyama emrinin o vantuza hizalanan boyama tabancasına gönderilmeyeceğini, üretime başlamadan önce operatörün tüm bunları kontrol etmesi gerektiğini ve sensörün düzgün çalıştığından, vantuz üzerinde ürün yokken ilgili ürün sprey tabancalarına geldiğinde boyanmadığından emin olması gerektiğini, aksi takdirde makinenin çalıştırılmaması ve sensöre müdahale edilmesi gerektiğini, bunların operatörün yapması gereken görevler arasında olduğunu, bu durumun defalarca eğitimlerinde anlatıldığını ve uygulamalı olarak da defalarca hangi durumlarda nasıl davrandığının gösterildiğini, operatörlerin bu duruma uymadığını ve sensör ayarlarını yapmadan ve sensörün çalıştığını kontrol edip emin olmadan makineyi çalıştırdıklarını, üstelik mamul yüklemeden bunları yaptıkları için makine üzerindeki vakum vantuzlarını boyamış olduklarını, operatörlerin tabancaların üzerinde mamul olmayan vantuzları boyadıklarını gördükleri halde makineyi durdurmayarak çalışmasına müsaade ettiklerini ve makine üzerindeki bütün vantuzların boyanmasına sebep olduklarını, burada tamamen operatörün uygulama hatası olduğunu, böyle bir durumda makinenin durdurulup çalıştırılmayarak yetkili teknik personele haber verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda belirtilenin aksine kullanılan sensörün hatalı olmadığını, tam aksine bu iş için en kaliteli sensörün tercih edildiğini, operatörün görevini yerine getirmesi halinde ikinci bir sensöre ihtiyaç olmadığını, ortam iklimlendirmesi için BURSA menşeli ...... firmasından hizmet alındığını, firmanın ortama temiz hava verecek şekilde sistem kurulumunu yaptığını, ortama fabrika binası terasında bulunan klima santrali ile temiz hava verildiğini, gerekli sistemin kurulduğunu, ancak ...... firmasının makinenin yerini değiştirdiğini ve klima santralinin ve sistemin düzenli bakımları için klima santrali servisi ile yapması gereken bakım anlaşmasını yapmadığını, bu sebeple sistemin bakımsız kaldığını, epoksi uygulamasını firmanın, maliyet yükseltici bir faktör olduğu için proje ön görüşmeleri esnasında istemediğini, o yüzden fiyatlandırmaya dahil edilmediğini, gerek duydukları zaman kendileri tarafından daha sonra yapılacağının söylendiğini, müvekkili şirketin böyle bir taahhüdü tespit isteyen tarafın da bu şekilde bir talebi olmadığını, müvekkili şirketçe tespit istenen tarafa hazırlanan projenin onaylandığını ve ilgili projede böyle bir uygulamadan bahsedilmediğini, belirtilen 52 cm mesafenin kabine ve boyama ünitesine ve kafa döndürme mekanizmasına müdahale için gerekli olduğunu, ancak operatörler tarafından tabancaların uygun koşullarda (uygun basınç, hava miktarı, boya miktarı, tabanca açısı, tabanca yüksekliği, tabanca püskürtme mesafesi) ayarlanırsa ve “.....” denilen hava basınçlarının aşırı yükseltildiği ve boyanın çok fazla açıldığı durum dışında kabinin gayet yeterli olduğunu ve boyanın etrafa dağılmayacağını, ......'ın iddia ettiği durumun rapordaki belirtilen hususla ilgisi olmadığını, ......'ın belirttiği durum esnasında şirketilerine bilgi verildiğini ve derhal müdahale etmesi için ilgili teknik elemanın gönderildiğini ancak durumun tamamen operatör hatası olduğunun tespit edildiğini, yerinde tekrar eğitim verilerek durumun normalde öyle olmadığı ve bir problem teşkil etmediğinin kendilerine defalarca gösterildiğini, ayrıca operatörlerin sulu boya kabininin havuz temizliğini de zamanında yapmadığı için ve filtresini değiştirmediği için kabinin performansının da zamanla olumsuz olarak etkilenebileceğini, makinenin kablo kanal kapaklarının kendileri tarafından takıldığını ve bu şekilde bırakıldığını, mevcut durum hakkında müvekkili şirketin bilgisinin bulunmadığını, ancak yoksa bile takılmasının çok basit ve maliyeti çok düşük bir işlem olduğunu, ...... bakım ekibi tarafından 1-2 saatte halledilebilecek bir eylem olduğunu, ayrıca operatör tabancalarının olması gerektiği gibi ayarladığında kablo kanallarının boyaya maruz kalmalarının söz konusu olmadığını, makinede pozisyon hassasiyeti olduğu için zaman kayışı kullanılması gerektiğini, zincir kullanımının uygun olmadığını, ortamda yoğun boya olmadığından dolayı ve ...... su bazlı boya kullanacağını belirtmesinden dolayı aydınlatmaların ex-proof olmasına gerek olmadığını, ayrıca ...... fabrika içerisinde eks-proof aydınlatma armatürü ve tesisatının da olmadığını, makinedeki hareketli zincir gruplarının üzerinde korumaları takılmış halde teslim edildiğini, şu anki mevcut durum hakkında bilgilerinin olmadığını, eğer yoksa bu durumun ...... kaynaklı olduğunu, duman dedektörü takmanın ......'ın sorumluluğunda olduğu için takılmadığını savunarak; huzurdaki davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki satışa konu ..... Sistemindeki ayıptan kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.

Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde; 27/03/2019 tarihli finansal kiralama sözleşmesi, 13/04/2021 tarihli ..... Kiralama A.Ş. tarafından verilen muvafakatname sureti dosyaya ibraz edilmiştir.

Uyuşmazlığın; 27/03/2019 tarihli finansal kiralama sözleşmesine konu, sprey boyama (boyama hattı) sisteminin ayıplı olup olmadığı, davacının ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıp iddiasının subut bulması halinde ayıbın gizli mi açık ayıp mı olduğu, ayıbın niteliğine göre ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, davalının ayıptan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalının sorumluluğunun tespiti halinde, ayıp değeri ve zarar miktarının ne olduğu, davalının yetki, hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazları ile aktif husumet ehliyetine yönelik itirazlarının yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Tazminat davası açısından zararın oluştuğu yer ve akdin ifa yeri yetkili mahkeme olduğundan davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından tensip zabtı 9 numaralı ara kararı gereği eksik harç ikmal edilmiştir.

Küçükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... D.İş sayılı dosyası UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; talep edenin ...... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, karşı tarafın ..... Makine Mühendislik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, delil tespitine yönelik (Davalı tarafından üretimi ve satışı yapılan .... Sistemindeki gizli ayıpların, eksikliklerin, kusurların ve ayıp oranının, gizli ayıp, eksiklikler, kusurlardan kaynaklı uğranılan zararın, gizli ayıp, eksiklikler, kusurların giderilmesi, yeniden yapılması, onarımı maliyetlerinin, .... boyama sisteminin yeniden çalıştırılıp, çalıştırılamayacağının; çalıştırılabilir ise çalıştırma maliyetinin çalıştırılamaz halde ise talep eden şirket zararının tespiti) davanın açıldığı, mahkemece yapılan tespit sonrasında bilirkişi tarafından raporunun ibraz edildiği görülmüştür.

Mahkememiz dosyası, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında; rapor düzenlenmek üzere makine mühendisi bilirkişiler Prof. Dr. .... ile Dr. Öğr. Üyesi ..... 'tan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş,

Mahkememizce refakate bilirkişiler alınmak suretiyle 01/04/2022 tarihinde davacı şirketin " .... Mah. .... Sok. No:3 Avcılar /İstanbul" adresinde bulunan işyerinde (fabrikasında) keşif yapılmıştır.

Keşifte: "Dava konusu ...... Sisteminin davacı şirkete ait cam fabrikasının 3. Katında boyahane bölümünde bulunduğu, fabrikanın 3 kat ve bir depo katından oluştuğu, boyama sisteminin bulunduğu alanın pimapen ile kapalı olduğu, sistemin havalandırma, elektrik tesisatı, sprey boyama makinesi ve fırın olmak üzere pimapen ile kapatılmış bir alan içerisinde davalı tarafça yapılarak davacıya teslim edildiği, sprey boyama makinesinin çalıştırıldığı, sistem çalışırken boyanın bir kısmının yere döküldüğü, sistem üzerinde bulunan vakumlar üzerinde bulunan tabakların eşit boyanmadığı ve vakumla tutulması gereken tabakların bir kısmının makine çalışırken yere düşüp kırıldığı, boyanan tabakların fırına el ile gönderildiği, otomatik olarak fırına geçmedikleri, boyama işleminden sonra Mahkeme gözlemine esas olmak üzere tabakların fırına konulduğu, fırına konulan tabakların fırından çıkışı için birkaç dakika beklenildiği, çıkan tabakların normal olarak çıkması gereken sıcaklıktan daha yüksek olarak çıktığı" gözlemlenmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından mahkememiz dosyasına ibraz edilen 03/08/2022 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle, "...30/07/2019 tarihli Tesellüm Belgesinde: satıcı: .... Makine Müh. San. ve Tic.Ltd.Şti, mal adı: boyama hattı, 1 adet, 2019 model, yeni, teslim alan: ...... San. ve Tic. A.Ş.'ne teslim edildiği, 02/08/2019 tarihli ....... Makine Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ...... San. ve Tic. A.Ş.'ne yazılan yazıda sprey boyama sistemi 22/08/2019 tarihinde montaj ve testlerinin tamamlanarak teslim edildiği, davaya konu boyama hattı ve makinadaki eksikliklerin tasarımdan kaynaklı ve belli bir kullanım sonucu tespit edilebilecek ayıplar olduğu, davaya konu boyama hattı ve makinadaki eksikliklerin giderilmesi için yapılması gereken onarım bedellerinin 201.000,00-TL olduğu'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. 20/01/2023 tarihli celse ara kararı gereğince;

Mahkememiz dosyası, davalı vekilinin rapora itirazlarının da değerlendirilerek ayıbın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp) ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davalının takas taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği hususlarında gerekçeli, hükme ve denetime elverişli ek rapor düzenlenmek üzere kök bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetine (heyete ticaret hukuku-eser sözleşmeleri/nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi eklenerek) tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 25/05/2023 havale tarihli ek rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş,

Bilirkişi heyeti tarafından mahkememiz dosyasına ibraz edilen 25/05/2023 havale tarihli ek bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle, "... Satışa konu makinenin 22.08.2019 tarihinde teslim edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı; bu sebeple satım sözleşmesinde ayıba karşı ihbar süresinin makinenin davacıya teslim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, davaya konu boyama hattı makinesindeki eksikliklerin tasarımdan kaynaklı ve belli bir kullanım sonucu tespit edilebilecek ayıpların söz konusu olduğu, bu itibarla, teslimi gerçekleşen makinenin teknik açıdan ayıplı olduğu, dosya suretinden taraflarca bu yönde yapılmış bir sorumsuzluk anlaşmasının bulunmadığının anlaşıldığı, bu itibarla sorumsuzluk anlaşmasına yönelik şartın, somut ihtilaf açısından değerlendirilmesine gerek olmadığı, kural olarak hasarın, taşınmaz satışlarında tescille taşınır satışlarında ise zilyetliğin devriyle alıcıya geçtiği kabul edilmekte ve huzurdaki ihtilaf açısından hasarın teslim anında mevcut olup olmadığını araştırmak gerektiği; bu kapsamda heyet tarafından yapılan incelemeler neticesinde dava konusu makinedeki eksikliklerin tasarımdan kaynaklı ve belli bir kullanım sonucu tespit edilebilecek ayıplar olduğu, havalandırma sisteminin yapılmış olduğu ancak yeterli derecede havalandırma yapmadığı, boya hattının duvara çok yakın montajının yapıldığı, çalışanlar için yeterli boşluk bırakılmadığı, sistemin kurulduğu odanın tek girişinin olduğu, ikinci bir acil çıkışın bulunmadığı, doğalgaz sistemi için gerekli emniyet tedbirlerinin alınmadığı, özellikle elektrik hattına geçirilmiş olduğu, bu durumun risk teşkil ettiği, sistemde kullanılan kabloların püskürtülen boyalara maruz kaldığı, bununla ilgili önlem alınmadığınin heyetçe tespit edilmiş olup, tasarımdan kaynaklı ve belli bir kullanım sonucu tespit edilebilecek ayıplar olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, dolayısıyla, anılan ayıbın gizli ayıp niteliğini haiz olduğu; bu nedenle davacının malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması anından itibaren, haklarını korumak için durumu sekiz günlük süre içinde satıcı/davalıya ihbarla yükümlü olduğunun düşünüldüğü, dosyaya mübrez belgelerden makinenin hangi tarihte teslim edildiği tespit edilmekle birlikte; arızanın hangi tarihte meydana geldiğinin tespit olunamadığı, hâl böyle olunca: Şayet Sayın Mahkemece davacının malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması anından itibaren, haklarını korumak için durumu sekiz günlük süre içinde satıcı/davalıya ihbar ettiği kanaatinde olunması halinde davacının ihbar külfetini de yerine getirdiğinin ifade edilebileceği, buna karşın Sayın Mahkemece davacının malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması anından itibaren, haklarını korumak için durumu sekiz günlük süre içinde satıcı/davalıya ihbar etmediği kanaatinde olunması halinde davacının ihbar külfetini de yerine getirmediğinin ifade edilebileceği, bu noktadan itibaren açıklamalara Sayın Mahkemece ayıp koşullarının oluştuğu kanaatinde olunması ihtimali kapsamında devam edilmesi durumunda makinadaki ayıbın 220.509,90 TL’ye giderilebileceği, somut ihtilafta davacının bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını istediğinin müşahede edildiği, Mahkemece davacının onarım talebinin kabulü halinde, TBK m. 227 kapsamında başkaca talepte bulunulması mümkün olamayacağından ayıp hukuki sebebine dayalı olarak da başkaca bir istemin ileri sürülmesinin mümkün olmadığı; davaya konu makina onarım gördüğü takdirde değerinde bir azalma meydana gelmeyeceği, aksine makinedeki eksikliklerin giderilmesinin makinenin düzgün çalışmasını sağlayacağından değerini artıracağı, şayet Muhterem Mahkemece davacının davalıdan ayıp hukukî sebebine dayalı olarak talepte bulunabilmesinin mümkün olduğu ve davalının usul hukukunun gereklerine uygun bir şekilde takas dermeyanınında bulunduğu kanaatinde olunması durumunda davalının, davacıdan alacaklı olup olmadığının tespitinin gerektiği; ancak Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması bir başka ifade ile davacının davalıdan ayıp hukukî sebebine dayalı olarak talepte bulunabilmesinin mümkün olmasına rağmen davalının usul hukukunun gereklerine uygun bir şekilde takas dermeyanınında bulunmadığı kanaatinde olunması durumunda davalının, davacıdan alacaklı olup olmadığının tespitine gerek kalmayacağı'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.

Davacı vekili, UYAP Bilişim Sistemi üzerinden dosyaya sunduğu 04/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile kısmi talepli dava dilekçesindeki gizli ayıptan kaynaklı zarar tazmini talebini 220.509,90-TL'ye ıslah etmiş, aynı tarihte ıslah harcını yatırmış ve ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Taraflar arasında kurulan ilişki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir.

Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473).

Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler,

TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/02/2020 tarihli ..... Esas - ..... Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; Eser sözleşmesinde ayıp, üründe amaca uygun bulunması gereken ve sözleşmede taahhüt edilen niteliklerin bulunmamasıdır. Eser sözleşmesinde ayıp, gizli veya açık ayıp şeklinde olabilir. Açık ayıplar, ilk bakışta görülebilen veya basit bir muayene ile anlaşılabilen ayıplardır. Gizli ayıplar, ilk başta gözle görülemeyen veya basit bir muayene ile anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıp türüdür. Eserin teslim alınması ve basit muayene neticesinde görülebilen ayıplar açık, görülemeyenler ise gizli ayıplardır.

TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. İş sahibi bu külfetleri yerine getirmezse ayıp dolayısıyla kendisine tanınan haklardan yararlanamayacaktır.

TBK'nın 477/1. maddesi gereğince gizli ayıplar açısından ise, ayıbın varlığı zamanaşımı süresi içerisinde vakit geçirilmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.

TBK'nın 478. maddesi gereğince yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. 6098 Sayılı Kanun'un 139 uncu maddesi şöyledir: "İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir." Takas borcu sona erdiren nedenlerden biri olup davada def'i olarak ileri sürülebilir.

Bilindiği üzere, ilk itirazlardan farklı olarak, def' ilerin esasa cevap süresi içinde bildirilmeleri zorunlu değildir. Dolayısıyla, takas-mahsup def'i, esasa cevap süresi geçtikten sonra dahi bildirilebilir. Ne varki, bir def'inin esasa cevap süresi geçtikten sonra bildirilmesi savunmanın genişletilmesi anlamına geleceğinden, böylesi bir def'inin mahkemece dikkate alınabilmesi için, karşı tarafın buna muvafakat etmiş olması gerekir.

Mahkememizce yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, finansal kiralama sözleşmesi ve muvafakatname, Küçükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.İş sayılı dosyası, keşif, 03/08/2022 havale tarihli kök ve 25/05/2023 havale tarihli ek bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket ile dava dışı ..... Kiralama A.Ş. arasında düzenlenen 27/03/2019 tarihli finansal kiralama sözleşmesine konu 1 adet 2019 model .... Boyama Hattının davalı şirket tarafından davacıya satış ve tesliminin yapıldığı, davanın ... Boyama sistemindeki ayıptan kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, dava konusu sistemin finansal kiralama sözleşmesine dayalı olarak davacı kiracının zilyetliğinde olduğundan mülkiyeti finansal kiralama şirketine ait olup, finansal kiralama şirketi tarafından talep ve dava haklarını kiracı olan davacıya devrettiğine dair belgenin dosyaya ibraz edilmiş olduğu görülmekle eldeki davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, sprey boyama sisteminin 22/08/2019 tarihinde montaj ve testlerinin tamamlanarak davacı şirkete teslim edildiği, ancak davalı şirketin imal ettiği sistemde ayıpların ortaya çıktığı, davacı tarafça Küçükçekmece ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..... D.iş sayılı dosyası ile yapılan tespit sonrası bilirkişiden alınan 09/09/2020 tarihli raporda; tespite konu sistemde eksiklikler bulunduğunun, bu eksikliklerin giderilmesi için yapılması gereken masraf tutarının 201.000,00-TL olduğunun belirtildiği; bilahare mahallinde keşif yapılmak sureti ile alınan 03/08/2022 havale tarihli kök ve aynı heyete ait ek raporlarda, davaya konu sistemin havalandırma sisteminin yapılmış olduğu ancak yeterli derecede havalandırma yapmadığı, boya hattının duvara çok yakın montajının yapıldığı, çalışanlar için yeterli boşluk bırakılmadığı, sistemin kurulduğu odanın tek girişinin olduğu, ikinci bir acil çıkışın bulunmadığı, doğalgaz sistemi için gerekli emniyet tedbirlerinin alınmadığı, özellikle elektrik hattına geçirilmiş olduğu, bu durumun risk teşkil ettiği, sistemde kullanılan kabloların püskürtülen boyalara maruz kaldığı, bununla ilgili önlem alınmadığı, davaya konu boyama hattı makinesindeki eksikliklerin tasarımdan kaynaklı ve belli bir kullanım sonucu tespit edilebilecek ayıplar olduğu, bu itibarla, teslimi gerçekleşen sistemin teknik açıdan ayıplı olduğu, davacının kullanmaya çalıştığı sistemden sorunsuz yararlanması için toplam 220.509,90-TL tamir ve onarım masrafı olacağı hususlarının tespit edildiği, kök ve ek teknik bilirkişi heyet raporlarının dosya kapsamına ve hak ve çıkarlar dengesine uygun ve hüküm vermeye yeterli nitelikte olduğu anlaşıldığından Mahkememizce bu raporlara itibar edilerek; davaya konu sistemin ayıplı olduğu, davalının eseri, sözleşmede kararlaştırılan biçimde, amacına, fen, sanat ve teknik kurallara uygun olarak tamamlayıp teslim etmesi zorunlu olduğundan ve basiretli bir tacir gibi davranarak iş mahallini gezip, gerekli ölçümleri alarak eseri imal etmesi gerektiğinden ortaya çıkan ayıpların tamamından sorumlu olması gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmış, her ne kadar davalı tarafça takas beyanında bulunulmuş ise de bu beyanın süresinde olmadığı ve davacı tarafın süresinden sonra yapılan takas def'ine muvafakatının bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde faiz talebi olmadığı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne (tensip tutanağı 9 numaralı ara kararı ile 201.000,00-TL dava değeri üzerinden harcın tamamlatıldığı anlaşılmakla); tespit raporu ve kök bilirkişi raporu ile belirlenen 201.000,00-TL ayıptan kaynaklanan zarar bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ıslahla talep ettiği 19.509,90-TL alacağın iki yıllık zaman aşımının dolması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile,

-201.000,00-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

-Davacının ıslahla talep ettiği 19.509,90-TL alacağın zaman aşımı nedeniyle REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 13.730,31‬-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.432,57‬-TL harç ile yargılama devam ederken yatırılan 3.766,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.198,57-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.531,74‬-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3.Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanıp takdir olunan 1.203,18-TL'sinin davalıdan, 116,82-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

4.Davacı tarafından ödenen 59,30-TL başvurma harcı, 3.432,57-TL peşin harç, 3.766,00-TL ıslah harcı ve 419,90-TL keşif harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı tarafından ödenen 250,00-TL tebligat ve 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.250,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanıp takdir olunan 5.696,87-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

6.Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından ve davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 32.150,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7.Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red miktarına göre tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

8.Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,

9.HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan/vekillerinden birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2023 Katip .... Hakim .... ¸

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog