11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/209 E. , 2023/9572 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24.05.2022 tarihli ve 2021/2213 Esas, 2022/9623 Karar sayılı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli ve 2022/636 Esas, 2022/1031 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; dava zamanaşımının gerçekleştiğine, eksik incelemeyle karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, mükellefiyet tesis ettirdiği 10.04.2010 tarihinden itibaren 2010 ve 2011 takvim yıllarında gerçek mal veya hizmet satışına dayanmaksızın komisyon karşılığı fatura düzenlemek suretiyle sahte fatura düzenleme suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Sanık adına tesis edilen mükellefiyet hakkında düzenlenen 05.12.2014 tarihli vergi tekniği raporuna göre, mükellefin defter ve belgelerine ulaşılamaması nedeniyle incelemenin tarh dosyası ve yönetim bilgi sisteminde bulunan Ba-Bs analizleri üzerinden yapıldığı, mükellefin faaliyetini 13.12.2011 tarihinde terk ettiği, 2011 yılının Aralık döneminde verilen KDV beyannamesinde matrah beyan edildiği hâlde, Bs-Ba bildirim formları analizinde, aynı dönemde satış yapıldığına veya fatura düzenlendiğine ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla; suç tarihinin ve dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin denetime imkan verecek şekilde belirlenmesi bakımından, sahte fatura düzenleme suçunda, suç tarihinin, en son düzenlenen fatura tarihi olduğu dikkate alınarak, sanığın bağlı bulunduğu vergi dairesinden, suça konu faturaların (hangi tarihte ve kimin adına ne miktar ve tutarda düzenlendiğini gösterecek şekilde) listesinin istenmesi, adli emanet memurluğunun 2015/7767 sırasındaki faturalar ve işletme defterinin getirtilip incelenmesi, gerekirse 2011 takvim yılında düzenlenen faturaları kullanan firmalar nezdinde araştırma yapılarak suç tarihinin tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Kabule göre, temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin 359/b yerine 359/1-b olarak yanlış gösterilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli ve 2022/636 Esas, 2022/1031 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.