Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/77
Karar No
K. 2024/26
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/77
KARAR NO: 2024/26
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 31/01/2023
KARAR TARİHİ: 12/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ---- nolu 08.10.2021/08.10.2022 vadeli Genişletilmiş Kasko ---- Kasko Poliçesi ile sigortalı ----- plakalı araç, ----maliki, -----ise sürücü sıfatını haiz olduğu ------plakalı aracın 02.11.2021 tarihinde çarpması sonucu hasarlandığını, davalı sürücünün %100 oranında asli kusurlu olduğunu, müvekkil şirketçe alınan 26.11.2021 tarihli ekspertiz raporunda; hasar miktarının 114.460,67 TL olduğu ve araç onarımının ekonomik olmadığının belirtildiğini, aracın 284.400,00 TL tutarla satıldığını Mezkûr ödeme neticesi, TTK.

1472.Maddesi, TBK.

183.Maddesi ve Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartları gereğince müvekkil şirket ödediği tazminat miktarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ve alacağı temlik aldığını,-----. İcra Müdürlüğü'nün----- Es. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle ----- İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyasındaki mevcut borçluların itirazlarının iptali ile takibin devamına, borçlular aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın haksiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, Müvekkile ait aracın Zorunlu Mali Trafik Sigortası olup aracın vermiş olduğu zarar sigorta kapsamında olduğundan müvekkilin alacaklıya borcu bulunmadığını, davacının talep ettiği alacağın likit olmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.

Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.

İtirazın iptali istemine konu, -----İcra Müdürlüğünün -----esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; Meydana gelen trafik kazasında, ------ plakalı araç sürücüsü ------ dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, doğrultu değiştirme manevralarını ve manevraları düzenleyen genel kurallara uymayarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, ----- karayolu üzerinde sağ şeritten sol şeride doğru, yolun boş veya emniyetli olduğuna emin olmadan ani bir hareketle kontrolsüz bir şekilde geçmek için manevra yaptığı esnada, aynı yol üzerinde sol şeritte seyir halinde olan sürücü ----- sevk ve idaresindeki ----- aracın sağ ön çamurluk kısımlarına kendi aracının sol taraflarını çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğu, 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 46/b,c (hatalı şerit değiştirme), 2918 Sayılı KTK’ nun 47/d (Trafik kurallarına uymama), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 67/ c. (hatalı manevra yapma), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 56/ 1-a (hatalı şerit değiştirmek), maddelerini ihlal ettiği, trafikte sürücülerin Asli Kusurlu hallerinin neler olduğunun belirtildiği 2918 Sayılı KTK’ nun 84/f-j-g maddesinde (hatalı manevra, şeride tecavüz) tarif edildiği gibi hatalı bir şekilde doğrultu değiştirme manevrası yaparak ------plakalı aracın sağ ön kısımlarına, kendi aracının sol kısımlarıyla çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğu anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, dava konusu------ plakalı araç sürücüsü ----- ihlal ettiği trafik kuralının olmadığı, kazada kusurunun bulunmadığı, dosya muhteviyatı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tutanağı incelendiğinde, Hasar Ekspertiz raporda belirtilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, dava konusu ------ plakalı aracın marka ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre hasar ekpertiz raporunda tespit edilen hasar miktarı olan 114.460,67 TL +KDV'nin piyasa koşullarına uygun olduğu, Hasar miktarı (114.460,67 TL) ve sovtaj değerinin (284.400,00 TL) toplamının (398.860,67 TL) hasarsız aracın rayiç değerini (390.000,00 TL) geçiyor olmasından dolayı dava konusu aracın onarımının yapılmasının ekonomik olmayacağı, aracın TAM HASARLI (PERT) olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının, davalıların sorumlu olduğu 105.600,00 TL zarar miktarına karşılık 43.000,00 TL zarar miktarı tahsil etmiş olmasından dolayı kalan bakiye alacağının 62.600,00 TL olduğu, davalılardan kaza tarihi itibarıyla 62.600,00 TL talep edebileceği, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 06/12/2021 tarihinde hasar tazminatı ödemesi yaptığı ve sigortalısının haklarına halef olduğu, 06/12/2021 ödeme tarihinde icra takip tarihine kadar 62.600TL asıl alacak yönünden işleyen faizin 8.177,02TL olarak hesaplandığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir Somut olayda davacı sigorta şirketi sigortalısına ödediği tazminatın rücu için dava açılmıştır.2918 sayılı KTK'nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü yer almaktadır. Davalı araç maliki vekili tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de söz konusu kaza tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı tespiti ile zamanaşımı definin reddi gerekmiştir.

TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve -----. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 t. ve -----. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m.

52.de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ------ HD'nin -----sayılı kararı).Uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde Meydana gelen trafik kazasında, ------ plakalı araç sürücüsünün dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, doğrultu değiştirme manevralarını ve manevraları düzenleyen genel kurallara uymayarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, sağ şeritten sol şeride doğru, yolun boş veya emniyetli olduğuna emin olmadan ani bir hareketle kontrolsüz bir şekilde geçmek için manevra yaptığı esnada, aynı yol üzerinde sol şeritte seyir halinde olan----- aracın sağ ön çamurluk kısımlarına kendi aracının sol taraflarını çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğu, 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 46/b,c (hatalı şerit değiştirme), 2918 Sayılı KTK’ nun 47/d (Trafik kurallarına uymama), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 67/ c. (hatalı manevra yapma), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 56/ 1-a( hatalı şerit değiştirmek) maddelerini ihlal ile maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğu ve meydana gelen trafik kazasında % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, dava konusu ----- plakalı araç sürücüsü nün ihlal ettiği trafik kuralının olmadığı, kazada kusurunun bulunmadığı, dosya muhteviyatı ve Trafik Kazası Tutanağı incelendiğinde, hasar ekspertiz raporda belirtilen, aracın onarımı için zorunlu olarak değişmesi gereken parçaların ve işçiliklerin kaza ile uyumlu olduğu, dava konusu aracın marka ve modeli dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre hasar ekpertiz raporunda tespit edilen hasar miktarı olan 114.460,67 TL +KDV'nin piyasa koşullarına uygun olduğu, Hasar miktarı (114.460,67 TL) ve sovtaj değerinin (284.400,00 TL) toplamının (398.860,67 TL) hasarsız aracın rayiç değerini (390.000,00 TL) geçiyor olmasından dolayı dava konusu aracın onarımının yapılmasının ekonomik olmayacağı, aracın tam hasarlı (pert) olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının, davalıların sorumlu olduğu 105.600,00 TL zarar miktarına karşılık 43.000,00 TL zarar miktarı tahsil etmiş olmasından dolayı kalan bakiye alacağının 62.600,00 TL olduğu, davalılardan kaza tarihi itibarıyla 62.600,00 TL talep edebileceği, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 06/12/2021 tarihinde hasar tazminatı ödemesi yaptığı ve sigortalısının haklarına halef olduğu, 06/12/2021 ödeme tarihinde icra takip tarihine kadar 62.600 TL asıl alacak yönünden işleyen faizin 8.177,02TL olarak hesaplandığı olarak tespit edilmekle usul ve yasaya uygun kusur ve hasar tespit raporu mahkememizce de uygun görülmekle hükme esas alınmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Kabulüne karar verilen miktarlara ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmiştir. Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalı takip borçlusunun ----- İcra Müdürlüğünün------ Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile; 62.600 TL asıl alacak ve 8.177,02 TL işlemiş faiz yönünden takibin devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine,

2.Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,

3.Karar harcı 4.834,78 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 923,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.911,71‬ TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 1790,90 TL başvurma harcı, 923,07 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.102,97 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.855,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 4.496,01 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 5.651,26 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

9.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.963,39 TL'nin davalıdan, 236,61 TL'nin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

10.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde-----Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.