43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1964
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/07/2020
NUMARASI: 2016/726 Esas - 2020/270 Karar
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 20.03.2012 tarihli bayilik anlaşmasının akdedildiğini, davalı tarafından taahhüt ettiği miktarda ürün almamak ve münhasırlık sözleşmesini ihlal etmek nedenleri ile müvekkili tarafından gönderilen Kadıköy ... Noterliğinin 28.05.2015 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalının anlaşma şartlarına uygun davranması aksi takdirde anlaşmanın haklı nedenle fesih edileceğinin ihbar edildiğini, davalının anlaşma şartlarını ihlal etmesi nedeni ile bu kez Beyoğlu .... Noterliğinin 01.04.2016 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bayilik anlaşmasının müvekkili tarafından fesih edildiğini ileri sürerek davalının taahhüdüne rağmen eksik aldığı 33,02 ton ürün nedeniyle doğan 52.835,00 USD tutarındaki alacaklarının şimdilik 2.000,00 USD lik kısmının KDV si ile birlikte, bayilik anlaşmasından doğan 80.000 USD tutarındaki cezai şart alacağının şimdilik 2.000 USD lik kısmının KDV si ile birlikte, ariyetlerin geç tesliminden doğan 8.500 USD alacaklarının şimdilik 2.000 USD lik kısmının KDV’si ile birlikte temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, davalıya ariyetten bırakılan ekipmanların davalıdan alınarak müvekkiline iadesine, 7 adet 2,5 ton sütunlu vidalı lift, 1 adet 3,5 ton rot ayar lifti yavru makaslı, 1 adet makaslı 3 ton resepsiyon lifti, 1 adet takım sandığı çekmeceli 5 gözlü, 1 adet 20 HP vidalı sistem hava komprosör ariyetlerinin iadesinin mümkün olmaması halinde rayiç bedelleri karşılığından ilk aşamada 30.000 TL nin KDV si ile birlikte avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 2012 yılında sözleşme ilişkisi ile müvekkili işletmesine gelen araçların yağ ihtiyacının fazla olması gibi müvekkilinin kesintisiz yağ ihtiyacı olduğunu, mekanik motor yağlarının takviyesi, onarım sürecine ait prosedürün yağın zamanında, ihtiyaç duyulduğunda tedarik edilmemiş olmasının onarım ve teslimat sürelerine olumsuz etki ettiğini, bu sebeplerle tedarikin kesintisiz ve servis hizmetine sekte vurmayacak şekilde yapılmasının şart olduğundan davacı ile 2012 yılında yağ temini açısından sözleşme ilişkisine girildiğini, davacının hem akdi ilişkinin tesis amacına, hemde sözleşmenin hükümlerine aykırı hareket ederek müvekkilinin yağ ihtiyacını karşılayamadığı gibi siparişleri tedarik edemediğini ve onarım sürelerinin uzamasına sebep olduğunu hem de bu anlamda servis kalitesine, müşteri memnuniyeti çerçevesinde hızlı servis verilmesine sekte vurduğunu, 31 Mart 2015 tarihli e-maille 3 gün içinde cevap verilmezse sözleşmenin feshedileceğinin davacıya bildirildiğini ve daha sonra yaşanan sıkıntıların çözümüne dair müvekkil taleplerine karşı tutumunu aynen devam ettirdiğinden taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin müvekkili tarafından haklı sebeple feshedildiğini ve akdin feshi sonrasında 01.05.2015 tarihi itibariyle bu ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olarak farklı bir marka ve hizmet sağlayıcısı ile çalışılmaya başlandığını beyan ederek müvekkilinin yağ siparişlerinin karşılanmaması sebebi ile akdin haklı nedenle feshinden dolayı müvekkilinin uğradığı zararları davacıdan talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Sektörel yönden belirlendiği üzere, madeni yağ şirketleri bayi/müşteri adayları ile anlaşma yapmadan önce fizibilite çalışmaları yaparlar. Bu fizibilite çalışmaları esnasında ilk tahmin ve tespit edilmesi gereken husus müşterinin sözleşme süresince ne kadarlık bir madeni yağ satışı gerçekleştirileceğidir. Satış rakamının tahmin edilmesi ile beraber sözleşme süresince kazanılacak tahmini kar belirlenir. Kar belirlenirken müşteriye yapılacak satışların fiyatı çok önemlidir. Belirli bir fiyatın altında satış yapılması madeni yağ şirketinin fizibilite hesabını pek tabii ki bozacaktır. Karlılık hesabından elde edilecek bu gelire istinaden yapılacak yatırım tutarına finansal modeller kullanılarak ulaşılır. Sözleşme süresinin bir kısmından elde edilen gelir yapılan yatırımı amorti ederken (geri dönüş süresi) kalan kısmından ise kar elde edilmektedir. Bu ahvalde bir madeni yağ yatırımı yapılırken en önemli iki hususun sözleşme süresi ve tahmin edilen satış rakamı olduğu ortaya çıkmaktadır. Madeni yağ şirketleri tarafından müşteri sözleşmeleri iki şekilde yapılabilmektedir; peşin satış primi olarak nakit, inşaat/ekipman yatırımı yapmak suretiyle ya da satış primi/iskonto vererek yani kar paylaşımı şeklinde yani bayilere/müşterilerine normalin üzerinde bir kazanç sağlamayı taahhüt ederek.
Davacı tarafından inşaat/ekipman yatırımı olarak bir yatırım yapıldığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 20.03.2012 tarihli sözleşme eki olan taahhütname gereği davalının beş yıl içerisinde davacıdan 50 ton ürün satın almayı taahhüt ettiği, davalının taahhütnamede anlaşma süresinin hitamında ve/veya her bir yıllık anlaşma süresinin sonunda hesaplanacak eksik kalan miktar üzerinden ton başına 1.600-USD tutarında cezai şart ödeyeceğini taahhüt ettiği, davalının 19.108,00 kg ürün satın almış olduğu, davalı tarafça 50.000 kg – 19.108 kg= 30.892 kg eksik ürün alındığı, taraflar arasındaki sözleşmenin " Bayi iş bu anlaşma ve eklerinin ... tarafından feshedilmesi ve/veya işbu anlaşma ve eklerini suresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde, ... tarafından kullanılmak üzere tevdi edilen demirbaştan ve ...'ye ait marka ve logolar derhal ...'ye iade etmeyi aksi takdirde fesih tarihinden itibaren geç teslim ettiği her gün için ...'ye Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden 100-USD karşılığı TL karşılığı olarak ...ye ödemeyi, ...'ye, BP'nin işbu anlaşmadan kaynaklanan tüm hakları saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinde 80.000- USD tutarında cezai şartı, ifa tarihinde uygulanmakta olan Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. " şeklindeki 11. maddesi gereğince davacının davalının satın alma taahhüdüne aykırı davrandığını ve başka bir dağıtım firması ile anlaşma yapmış olduğu hususunun tespit edildiğini belirterek bu durum sözleşmeye aykırı olduğundan taraflar arasındaki anlaşmaya uyulmasını ve anlaşma süresi sonu olan 20.03.2017 tarihine kadar münhasıran BP'den veya ...'nin göstereceği yerden ürün satın alınmasını ihtar ederek ihtarnameye uyulmaması halinde sözleşmenin feshedileceğini ve anlaşma süresi sonuna kadar tamamlaması gereken 33.562.-kg'lık ürün alım taahhüdünün tamamlanmasını ihtar etmiş, davalı tarafça ihtara uyulmadığından Beyoğlu .... Noterliğinin 01.04.2016 tarih ... sayılı ihtarnamesi ile birlikte sözleşmede belirtilen taahhütlerin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshetmiştir.
Davalı tarafından davacı şirketçe devamlı olarak edim borcunu ifa noktasında güçlük çıkardığı ve ürünlerin temin edilmesi ve karşılaşılan aksaklıkların giderilmesi adına davacının edimlerini yerine getirmediği ileri sürülerek sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği iddia edilse de davalının feshin haklı olduğuna dair yazılı delil sunulamadığı, davalının sözleşmeyi feshetmeden 31 Mart 2015 tarihinde gönderdiği elektronik postanın haklı feshe neden olmayacağı ve davalı tanıklarının beyanlarının davalı iddialarını kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacı tarafından davalının eksik aldığı ürün ve geç teslim nedeniyle zarara uğradığı, bu zararlarını ve cezai şart alacağı ile ariyet bedellerini davalıdan talep edebileceği anlaşılmıştır. Bilirkişi Raporları ile, Eksik ürün tazminatı 52.835,20 USD, Geç teslim alacağı 9.100 USD, Cezai şart alacağı 80.000,00 USD, Ariyet bedeli 37.170,00 TL olarak belirlenmiş ise de, taleple bağlılık ilkesi gereğince ve talep edilen cezai şartın fahiş olmadığı ve davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağı takdir edilerek davanın kabulü ile 2.000 USD eksik ürün tazminatı, 2.000 USD cezai şart alacağı, 2.000 USD geç teslim alacağı olmak üzere toplam 6.000,00 USD'nin 13/04/2016 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince işleyen faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 30.000 TL ariyet bedelinin 13/04/2016 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete yağ satmaktan imtina ettiğini, davacı hem akdi ilişkinin tesis amacına hem de sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek davalının yağ ihtiyacını karşılayamamış, siparişleri tedarik edememiş ve dolayısıyla onarım sürecinin hem uzamasına hem de bu anlamda servis kalitesine, müşteri memnuniyeti çerçevesinde hızlı servis hizmeti verilmesine sekte vurduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme müvekkil tarafından haklı feshedildiğini, davacının sözleşme şartlarına uymaması ve gerekli sorumluluklarını yerine getirmemesi sebebiyle dava fazla ticari zarara uğranılmaması için 31 mart 2015 tarihli e-maille 3 gün içinde cevap verilmezse sözleşmenin feshedileceği davacıya bildirilmiş olup, akdin fesih tarihi ile sözleşmenin sona erme tarihi arasındaki döneme ait davacının cezai şart talep etme hakkı bulunmadığını, somut olayda, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin haklı ya da haksız feshine dair hususa değinilmediğini, eksik inceleme yapıldığını, haklı olarak feshedilen sözleşmede davalının sorumluluğu bulunmadığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davalının herhangi bir delile dayanmayan somut gerçeklere, dosya içeriğine ve hukuka aykırı istinaf taleplerinin reddi gerektiğini, ...'nin fesih hakkını kullanması sebebi ile Anlaşma'nın sona ermesi halinde ... tarafından verilen tüm borcu -vade tarihleri beklenmeksizin- ödemeyi ve yatırım meblağlarını, bedelsiz ürün bedellerini iade etmeyi" kabul ve taahhüt ettiğini, davalının, söz konusu gönderilen ihtarnameye cevap vermediği gibi ihlallerini sürdürmüş, davalı tarafın anlaşma şartlarının ihlalini sürdürmesi sebebiyle müvekkil şirket tarafından 01.04.2016 tarihli ihtarname gönderilmiş ve sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği belirtilerek dava konusu alacak kalemleri talep edildiğini, davalının başka firmadan alım yaptığı bizzat davalının 26.03.2018 tarihli oturumda dinlenen tanıklarının beyanları ile de sabit olduğunu, davalının iddiasının aksine, davacı şirketin davalıya ürün ikmal etmekten kaçınması söz konusu olmadığı gibi böyle bir durumun, ticari hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle alım taahhüdünün ihlali nedeniyle cezai şart, sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart, ariyetlerin süresinde iade edilmemesi nedeniyle cezai şart ve ariyet bedelinin tahsili davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmenin feshinin haklı fesih olup olmadığı ve cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Taraflar arasında 23/02/2012 tarihinde, 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalanmıştır.Davacı tarafından, davalı muhatabına çekilen Beyoğlu ... Noterliğinin 01/04/2016 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, 20/03/2012 tarihli bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ihbar ve ihtar edilmiştir.Davacı, sözleşmenin haklı feshedildiği iddiasıyla sözleşmeyle kararlaştırılan cezai şartlar ile ariyet bedelinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Bayilik sözleşmesinin 11/1 maddesinde, bayinin antlaşma ve/veya eki niteliğindeki protokol, zeyilname ve taahhütlerini ihlal ettiği, ...'den mübayaa ettiği ürün bedellerini ödemediği takdirde ...'nin anlaşmayı haklı nedenle fesih hakkı bulunduğu düzenlenmiştir. Davacı fesih ihbarında, davalının başka bir dağıtım firması ile anlaşma yapmış olması ve alım taahhüdünün yerine getirilmemesi fesih nedeni olarak gösterilmiştir. Esasen 01/05/2015 tarihi itibariyle farklı bir marka ve hizmet sağlayıcıyla çalışılmaya başlandığı davalının da kabulündedir. Ancak davalı, davacı tarafça ürün tesliminin yapılmaması ve ihtiyaçların karşılanmaması ve bunun devamlılık arz etmesi nedeniyle sözleşmenin önce kendileri tarafından haklı nedenle feshedildiğini savunmaktadır.
Davalı tarafça, davalıya 31/05/2015 tarihli e-mail gönderildiği ve cevap verilmez ise sözleşmenin feshedileceğinin davacıya bildirildiğini ileri sürülmüş ise de, söz konusu maile dosya içerisinde rastlanılmadığı gibi davalının ürün teslimindeki gecikme iddialarına ilişkin davacıya bir ihtarına ya da çekince kaydına dosyada rastlanılmamıştır. Ayrıca, maile cevap verilmez ise sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği savunulmasına göre de bundan sonra sözleşmenin feshedildiğine ilişkin bir beyan da bulunmamaktadır. Bu durumda sözleşmenin davalı tarafça feshedildiğini kabul etmek mümkün değildir. Davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde dayandığı 17/10/2017-18/10/2017-21/02/2018-22/02/2018 tarihli mailler ile noter ihtarnamesi sözleşmenin davacı tarafından feshinden sonrasına ilişkindir.Davalı tarafın sözleşmenin devamı sırasında münhasırlık şartına aykırı olarak başka bir dağıtım firması ile anlaşma yapmış olması nedeniyle, davacının bu nedenle sözleşmeyi feshetmesi, haklı fesih niteliğindedir. Bu halde davalı sözleşmenin haklı feshine bağlanan sonuçlardan davacıya karşı sorumludur. Bu nedenle davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.270,00 TL harcın, alınması gerekli olan 3.235,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.965,55 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın,
HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023