Aramaya Dön

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı aracının ... Sigorta Şirketi tarafından ... poliçe numaralı birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... plaka sayılı aracın karıştığı 25.10.2022 tarihli kazadan dolayı pert asar işlemi yapıldığını ve yapılan eksper sonucunda müvekkili şirkete 710.000,00 TL ödenmesinin teklif edildiğini, ancak bu ödemenin az olduğunun belirtildiği, ödemenin kabul edilmemesi halinde aracın tamiratı yoluna gidileceğini ifade ederek müvekkilimizi ya onarım ya pert seçeneği arasında bırakmış; o an için pert kaydı yapıldığını ancak hemen pert kaydının kaldırılabileceğini ve onarıma yönelebileceklerini iletmiş, tamir süresinin uzunluğu, parça tedariğinin güçlüğü ve uzun süre araçsız kalınmasından ötürü mağduriyet yaşanacağından ve onarım halinde ağır hasar kayıtlı olmasından dolayı aracının değerinin kayda değer bir şekilde düşmesinden korkan müvekkili, bu bedeli kısmi olarak kabul etmek zorunda kaldığını,

TBK 28. Madde uyarınca zarar gören müvekkilimizin zor durumundan faydalanılarak ödenecek pert bedelini müvekkilinin kabule zorlandığını, bu zorlama içinde müvekkiline gönderilen kısmi mutabakatnameyi müvekkiline imzalatıldığını, bunun üzerine 710.000,00 TL'lik ödeme davalı tarafça yapıldığını, ancak bu bedeli müvekkili tarafından kısmen kabul edildiğini, yapılan ödemenin aracın ikinci el piyasa değeri olduğunu, ancak aşağıda bahsedeceğimiz şekli ile müvekkiline ait aracın (... 4D 1.5 Premium AT) sıfırının bedeli ödenmesi gerekirken ikinci el piyasa değerinin ödenmesi müvekkilini mağdur ettiğini, belirterek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ve davanın kabulüyle; şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı sigorta şirketiden tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; öncelikle davada bakmaya görevli ve yetkili mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirkete ... Nolu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Plakalı davacı ... Tic. Ltd. Şti üzerine kayıtlı 2021 model ... 4D 1.5 Premium At 25/10/2022 tarihinde kaza yaparak hasarlandığını, araç servise kaldırıldıktan sonra araç üzerinde yapılan değerlendirmeler sonunda sigortalı ile anlaşma sağlanmış aracın pert-total işlemi görmesine karar verildiğini, sigortalı ile 22/11/2022 tarihinde tanzim edilen mutabakatname gereğince sigortalıya pert-total işlemi kapsmında 710.000,00-TL ödeme yapılmış olup sigortalı tarafından bu meblağ fazlaya ilişkin haklarına yönelik herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın kabul edilmiş olup müvekkili şirketin bakiye borcunun bulunmadığını, kabul manasına gelmemek kaydıyla davacının faiz isteminin haksız olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davacının taleplerinin asılsız ve kötü niyetli olduğunu belirterek; haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, tazminat isteminden ibarettir.

Taraflar arasındaki ihtilaf, davacıya ait KASKO sigortalı aracın pert işlemine tabi tutulması karşısında KASKO poliçesine istinaden sigortalı davacıya ödenmesi gereken tazminat tutarının ne kadar olduğu, ödenmesi gereken tutar ile ödenen tutar arasında aşırı bir nispetsizlik bulunup bulunmadığı, ibranamenin aşırı yararlanma hükümleri gereğince iptalinin gerekip gerekmediği, 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesinin uygulanmasının mümkün olup olmadığı, davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, varsa tutarının ne kadar olduğu, davada zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ile uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olup olmadığı hususlarından ibarettir.

Davanın her iki tarafının da tacir olması nedeniyle nispi ticari dava niteliğinde olduğu kabul edilmiş ve davalının görev itirazı yerinde görülmemiştir. Yine, her ne kadar davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de gerek rizikonun meydana geldiği tarih ile dava tarihi arasında geçen süre gerekse davalının bir takım ödemeler yapması karşısında zamanaşımı süresinin kesilmiş olması dikkate alındığında dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı sonucuna varıldığından davalının zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.

Dava konusu ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ... Nolu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacıya araç hasarından kaynaklı olarak KASKO poliçesi kapsamında 710.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu ödemeye istinaden davacının davalıyı ibraz ettiği, her ne kadar tam hasar işlemleri kısmi mutabakatname ve taahhütname başlıklı belgenin üst kısmında kısmi mutabakattan bahsedilmiş ise de devamında herhangi bir alacağın kalmayacağının taahhüt edildiği, yine bu taahhüdün Taahhütnamedir başlıklı belgede de tekrar edildiği, dolayısıyla davacının davadan önceki süreçte davaya konu rizikodan ötürü ibra ettiği kabul edilmiştir.

Her ne kadar davacı ibranamenin 2918 s. KTK'nın 111. maddesi uyarınca iptalinin gerektiğini iddia etmiş ise de, söz konusu düzenlemenin sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere ve ZMMS poliçelerine ilişkin olduğu, davacının KASKO sigorta sözleşmesinin tarafı olduğu ve davanın bu poliçeye dayalı olduğu, dolayısıyla bu madde kapsamında değerlendirme yapılamayacağı kabul edilmiştir. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K, Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K., Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K., Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. ve Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamları da bu yöndedir.

Davacının gabin iddiası yönünden yapılan değerlendirmede; gabinin söz konusu olabilmesi için edimler arasında aşırı bir nispetsizlik bulunması, davacının zor durumda kalması ve davalının da davacının içinde bulunduğu zor durumdan yararlanarak ibranameyi almış olması gerekir. Davacı tacir olup, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğinden deneyimsizlik ya da düşüncesiliğinden bahsetmek mümkün değildir. Ancak, tacir de olsa zorda kalma durumuna düşebilecektir. Davacı, paranın günden güne değer kaybettiğini, dolayısıyla zorda kaldığını iddia etmiş ise de, tek başına enflasyonist ortamın zorda kalma olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Aksi kabul edilse dahi, davacının gabin nedeniyle ibranameyi iptal edebilmesi için hem edimler arasında aşırı oransızlık olmalı hem de davalının davacının zorda kalmasından yararlanma kastıyla hareket etmesi gerekir.

05/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, davacıya ait araçta oluşan hasar tutarının 771.800,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacıya yapılan 710.000,00 TL tutarındaki ödeme dikkate alındığında oransızlığın makul ve göze alınabilir seviyede olduğu kabul edilmiştir. Yine, davalının, davacının zorda kalmasından yararlanarak ibranameyi aldığı yönünde ispata elverişli bir delil ibraz edilmemiştir.

Bu kapsamda, davacının zorda kaldığı ve davalının zorda kalmadan yararlanmak suretiyle ibranameyi aldığı davacı tarafça usulünce ispatlanamadığı gibi edimler arasındaki oransızlığın da aşırı nitelikte olmadığı sonucuna varıldığından davacının gabin iddiasını ispatlayamadığı kabul edilmiş ve ibranameye itibar etmek gerekmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası kapsamında davacıya 710.000,00 TL ödemenin yapıldığı, davacının bu ödemeye istinaden davalıyı ibra ettiği, ibra ile birlikte borcun sona erdiği sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin olarak alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120,00 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

4.Davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne tayin ve taktir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

6.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair ; davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/02/2024

Katip Hakim

5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre Elektronik İmzalıdır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.