21. Hukuk Dairesi
T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1 Esas 2024/72 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :24/11/2023
NUMARASI :2023/894 Esas (Ara Karar)
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN DAVACI :
TALEP
Yönetim Ve Temsil Yetkisinin Kaldırılması Davasında İhtiyati Tedbir İstemi TALEP TARİHİ : 21/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
Taraflar arasındaki yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması davasında ihtiyati tedbir istemi davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İnşaat Ltd. Şti.'nin ortağı olan davalı/karşı davacının TTK 626/1 maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde şirketi zarara uğratacak işlemler yaptığını, şirketti araçları satarak elde ettiği geliri uhdesinde tuttuğunu, şirket kasasına aktarmadığını, bir takım malları hile ile üzerine geçirdiğini, işleri zora sokmak için şirket hesabına ait internet bankacılığını iptal ettiğini belirterek, davalının temsil ve yönetim yetkisini kötüye kullanarak daha fazla zarar vermesinin önüne geçmek adına davalının şirket yetkisinin ve yönetim hakkının ihtiyaten durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili 21/11/2023 tarihli dilekçesinde özetle; davacı/karşı davalının şirket adına kayıtlı araçları güveni kötüye kullanmak suretiyle kendi adına ya da güvendiği bir kişi adına devirlerini yaptığını düşündüklerini, otuzu aşkın arsa veya bağımsız bölümün yine davalı/karşı davacı tarafından devredildiğini, bunlardan elde edilen gelirlerin hiçbirinin şirketin aktifine katılmadığını, davalı/karşı davacının zimmetinde kaldığını, şahsi ihtiyaçları için kullandığını, yine şirket adına kayıtlı mesken niteğinde 3 adet bağımsız bölümün bizzat kendi adına tescil edildiğini, buna ilişkin herhangi bir parayı şirket hesabına geçirmediğini, şirketin bir iki işlemi haricinde tüm işlemlerin davalı/karşı davacı tarafından yerine getirildiğini, müvekkilinin çoğu zaman dışlandığını, şirketin işlerine karıştırılmadığını, şirketin genel kurul toplantı ve müzakere defteri ile karar defterinde şirket ortaklardan, ...'a atfen atılan imzaların bur ortak tarafından atılmadığını öğrendiklerini, özel evrakta sahtecilik ve şirket defterlerinin kasıtlı olarak gerçeğe aykırı düzenlendiğini, davalı/karşı davacının şirketin içini boşaltarak tüm mal varlıkları ve paraları kendi hesaplarına ve kurmuş olduğu şirkete aktardığını belirterek davalı/karşı davacı ...'ın temsil yetkisinin tedbir yoluyla kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı vekili tarafından, davalı tarafın müdürlük görevinden yargılama süresince tedbiren alınmasını gerektirir somut bir gerekçe ve delil sunulmadığı, sadece banka kayıtları ve şirket defter ve kayıtlarından soyut olarak bahsedildiği, ayrıca 19/11/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan bankaya ait olduğu belirtilen, şirketin internet bankacılığının davalı ortağın talebi üzerine kapatıldığını dair yazının da fotokopi olduğu, doğru olduğu kabul edilse dahi, yazı içeriğinden bu işlemin davalı tarafından talep edilip edilmediği hususu, davalının talebini içeren yazılı bir belge veya talimat içermediğinden açık ve net olmadığı gibi, internet bankacılığının hangi amaçla kapatıldığının, bu işlem dolayısıyla şirketin zarara uğrayıp uğramadığının da belli olmadığı, ayrıca davalı tarafın, şirket müdürü olan davacının da şirketi zarara uğrattığına dair dilekçe ekindeki şirket karar defteri ve tapu kaydı haricinde görevinden alınmasını gerektirir yaklaşık ispat ile ortaya koyacak somut bir gerekçe ve delil sunmadığı anlaşılmakla,
TTK'nın 630/3. maddesinde tanımlanan haklı sebebin gerçekleştiği de dosya kapsamı itibarıyla bu aşamada davacı ve davalı tarafça HMK'nın 390/3. maddesi gereği yaklaşık olarak kanıtlanamadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin koşulları oluşmayan tedbir taleplerinin reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının şirket araçlarını sattığını, bedelini uhdesinde tuttuğunu, internet bankacılığını kapattığını ve iptal ettirdiğini, vergi dairesi şifresini değiştirdiğini, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu bildirerek asıl davada tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davalının temsil yetkisinin tedbiren kaldırılmasını istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararında yargı yolunun hatalı gösterildiğini, öncelikle itiraz yoluna başvurulması gerektiğini, karşı davada ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu bildirerek karşı davada tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve karşı davada davalının temsil yetkisinin tedbiren kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Asıl ve karşı davadaki talep; haklı nedenle müdürlükten azil talebiyle açılan davada şirket temsil yetkisi ve yönetim hakkının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması istemine ilişkindir.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır.
HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2. ve 3. maddelerinde de; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir. Anılan maddelerde müdürün yetkisinin sınırlandırılabileceği belirtilmiş olup, maddedeki sınırlandırmanın amacı müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması değildir. Böyle bir yorum, TMK'da düzenlenen kayyımlık müessesesi ile bağdaşmadığı gibi TTK'nun 629/1. maddesinin atfıyla limited şirketlere de uygulanması mümkün olan TTK'nun 371/3. maddesi gereğince ancak temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin özgülendirilmesine veya birlikte kullanılmasına ilişkin sınırlandırılmalar geçerli olup,
TTK'nun 630/2 ve 3. fıkralarında belirtilen sınırlandırmada ancak kanunda belirtilen bu hallere ilişkin olarak yapılabilir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/01/2021 tarih 2020/1490 Esas 2021/593 Karar sayılı ilamı). Anılan maddede tedbire ilişkin özel bir düzenleme olmadığından HMK.nun tedbire ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda, ilk derece mahkemesinin asıl ve karşı davada ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.İhtiyati tedbir talep eden davacı ve ihtiyati tedbir talep eden davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin ihtiyati tedbir talep eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin ihtiyati tedbir talep eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
5.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,
HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/01/2024 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.