1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2013/2612 E. , 2013/4998 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
- ...'i olası kastla yaralamaktan 5237 ... TCK.nun 86/2, 21/2, 86/3-e, 62, 53 maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.Sanık hakkında olası kastla yaralama suçundan hüküm kurulurken TCK.nun 86/2-3-e maddeleri ile belirlenen ceza üzerinden olası kast nedeniyle aynı kanunun 21/2 maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken,
TCK.nun 86/2.maddesi ile belirlenen ceza üzerinden olası kast nedeniyle indirim yapıldıktan sonra 86/3-e maddesi ile cezanın arttırılması yasaya aykırı ise de sonuç ceza değişmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in mağdur çocuk Narin'i öldürmeye teşebbüs, mağdur ...'yi olası kastla bıçakla yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan,sanık müdafiinin eksik incelemeye, suç niteliğine vesaireye, Cumhuriyet Savcısının mağdur ...'ye karşı eylemde suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5237 ...
TCK.nun 53. maddesinin uygulandığı bentlerin, "Sanığın, 5237 ...
TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle CMUK.nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEN ve diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 18/09/2013 gününde oybirliği ile karar verildi. KARŞI OY:
Olay; Halasının oğlu ile nişanlı olan mağdure Narin'in, suç tarihinde bir başkasına kaçtığını öğrenen amcası sanık ... tarafından bıçaklanması olayı ile ilgili olarak Siirt Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda sanığın eylemine uyan 5237 ...
TCK.nun 82/1-e, 35, 62.maddeleri uyarınca neticeten 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının sanık vekili tarafından temyiz istemi üzerine dairemize gelmesine müteakip, usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme kararının onanmasına dair dairemizin sayın çoğunluğun suç vasfına ilişkin görüşüne kısmen katılmıyorum. Şöyleki;
Sanığın soruşturma aşamasında olayın sıcaklığı ile verdiği ilk beyanında; mağdure Narin'in abisinin kızı olup, ablasının oğlu ile nişanlı olduğu halde başkası ile arkadaşlık ettiği için abisi ve yeğenleri tarafından onun evden kaçması sonrasında bulunduğu radyo 56 isimli işyerinde bulunan kişileri dövmeleri sonrasında, kendisinin de Narin'in Siirt Devlet Hastahanesi'nde olduğunu öğrenip, önceden temin ettiği bıçağı yanına almak suretiyle hastahaneye gittiğini ve ölmediğini öğrendiğini, bu nedenle ambulansa bindirilmek üzere iken yardım amaçlı şekilde yanına yaklaşıp, üzerindeki bıçağı çıkartarak kendisini öldürmek için bıçağı bir kez sapladığını, ikinci hamlesini yapacağı esnada polislerin elini tutarak etkisiz hale getirdiklerini, bunu kendisi için bir namus meselesi saydığını, gerek Narin ve gerekse erkek arkadaşını ölmezler ise daha sonra öldüreceğini, bu kararı kendisinin verdiğini ve uyguladığını, kimsenin kendisini bu konuda yönlendirmediğini beyan etmektedir.
Sanığın savunması doğrultusunda olayı irdelediğimizde, eylemin öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırılmasında bir sorun bulunmamaktadır. Ancak, eylemin sanık tarafından hangi neden doğrultusunda işlendiği önem taşımaktadır. Zira, mağdurdan kaynaklanan ve doğrudan sanığa yönelen herhangi bir söz ya da davranış bulunmamaktadır. Mağdurenin öldürülmek istenmesinin tek nedeni olay tarihinde nişanlı olmasına rağmen rızası ile bir başka erkeğin yanına gitmesidir. Sanık tarafından eylem, “namus” anlayışı doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Tek neden budur. Oysaki, olay tarihindeki yaşı itibarıyle mağdurenin, yaşam şekli ve davranışlarından kendisine ve çekirdek ailesine karşı sorumlu olduğu kabul edilebilir olmasına karşın, mağdurenin sanık amcasına karşı olay esnasında hiçbir haksız eyleminin bulunmadığı, bu durumda mağdurenin kendi rızasıyla erkek arkadaşının yanına gitmesine ilişkin hareketinin ailenin namus ve şerefini eksilttiği düşüncesiyle ve mağdura karşı töre/namus saikiyle gerçekleştirdiği halde, mahkemenin suç vasfında yanılgıya düşerek yazılı şekilde karar vermesi karşısında, eylemin ayrıca TCK.nun 82/1-k maddesi uyarınca da vasıflandırılması gerekeceği düşünce ve kanaati ile bozulması gerektiği düşüncesi ile Mahkeme kararının onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.