19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirket ... ... A.Ş. İle müvekkili şirket arasında davalı şirketin maliki ve işletmecisi olduğu ... Alışveriş Merkezi’nin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere, doğal gazı lisanssız elektrik üretimi kapsamında elektrik ve ısı enerjisine dönüştürecek olan trijenerasyon tesisi (“Tesis”) kurulması, işletilmesi ve AVM’nin elektrik ihtiyacı karşılanabilmesi için elektrik satış amacı ile Tesis’in kurulacağı alan için 22.02.2017 tarihinde “Alan Tahsis ve Kurulum Sözleşmesi” nin akdedildiğini, işbu sözleşmeye bağlı olarak söz konusu sistemin işletilmesi şartlarını belirlemek için yine aynı şekilde 22.02.2017 tarihli işletme sözleşmesi, taraflar arasındaki komisyon ödeme ilişkisinin düzenlemesi amacıyla akdedilen Stand Sözleşmesi ve AVM’nin elektrik ihtiyacının eksiksiz karşılanabilmesi için davacı müvekkilimiz grup şirketlerinden ... ... A.Ş. ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin akdedildiğini, yukarıda bahsedilen sözleşmelerde kendilerine yüklenen edimleri yerine getirmeyen davalı borçlu tarafa müvekkili şirketi uğrattığı zararları tazmin etmesi amacıyla .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ikame edilen ve daha sonra .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından devam eden haklı davamızın yargılaması sırasında davalı borçlu şirket borçlarını kabul edip müvekkili ile Sulh Protokolü imzalandığını, İşbu Protokol’e göre taraflar aralarında imzalanmış olan Alan Tahsis ve Tesis Kurulum Sözleşmesi’nin, “İşletme Sözleşmesi’ nin, Stand Alanı Kiralama Sözleşmesi’ nin ve Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi’nin feshedildiği hususunda mutabık kalınmış olup Stand Alanı Kira Sözleşmesi gereğince müvekkili şirketin davalı borçluya ödediği 330.000,00-TL + KDV ’nin iadesi ile müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini amacıyla da, 200.000,00-Euro’nun müvekkili şirkete ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığını, ancak davalı borçlu Sulh Protokolü’nde belirlenen şekillerde tam ve gereği gibi ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğinden, müvekkili bir kez daha mağdur eden davalı borçlu aleyhine takibi ile itiraz üzerine huzurdaki alacak davasını başlatma zorunluluğu doğduğunu, davalı borçlu şirket açıklanan maddeler uyarınca ödemekle yükümlü olduğu borcunu eksik bir şekilde ödediğinden dolayı müvekkili şirketin davalı borçludan 28.708,00.-EURO gecikmiş alacağının mevcut olduğunu, ekstre de görüleceği üzere davalının tüm yapmış olduğu ödemeler toplamı 1.476.260,00 -TL’ olduğunu, buna göre 13 Ağustos ayında yapılan ilk ödemede 330.000+KDV toplam tutarı olan 389.400-TL ödendiğini, bu tarihten sonraki aylarda 200.000-Euro borca istinaden yapılan Türk lirası karşılığı ödemelerinin gerçekleşmesiyle müvekkili tarafından cari ekstreye geçirilirken fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı baz alınmış, 6.50-TL’yi kurun geçtiği durumlarda kur sabitlenerek 6.50-TL göre kurun çevrildiğini, sözleşmeye göre tutulan cari ekstreye göre de fiili ödeme tarihinde TL olarak yapılan ödemelerin Merkez Bankası kur karşılığı ödeme tutarı 171.294-Euro olarak gerçekleştiğini, öte yandan Protokole göre ödenmesi gereken ise 200.000-Euro olup davalı ödemesi gereken bu tutardan 28.706-Euro eksik ödendiğini, yukarıda arz ve izah olunan maddi olgular, belgeler ve hukuki delillerimiz nedeniyle müvekkilinin taraflar arasındaki 01.08.2018 tarihli Sulh Protokolü kapsamında 28706-EURO tutarında bakiye borcu bulunduğu yazılı deliller ile ispatlandığından ve davalının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinin tebellüğü ile temerrüde düşerek vadesinde ödemediği ve temerrüde düştüğü 28706-Euro borcun, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ve borçlunun temerrüt tarihi olan 18.11.2020 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar işleyecek kamu bankalarınca Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında alacağımızın tespiti ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında 22/02/2017 tarihli işletme sözleşmesi akdedildiğini, davacı işbu sözleşmelerin akdedilmesinden sonra 16/05/2018 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame ettiği ... esas sayılı dava ile sözleşmelerin haklı nedenle davacı tarafından feshedildiğinin tespitini, müvekkili şirkete yapılan ödemenin iadesini, uğranılan maddi zararın, mahrum kalınan karın tazminin, ceza koşulunun tahsilini talep ettiğini, davacının müvekkili şirkete karşı dava açmasından sonra da, taraflar arasında görüşmeler yapılmış ve bu görüşmeler neticesinde, Taraflar 01.08.2018 tarihli Sulh Protokolünü imzaladığını, bu protokolde taraflar aralarında imzalanmış olan, "Alan Tahsis ve Tesis Kurulum Sözleşmesi"nin, "İşletme Sözleşmesi"nin, "Stand Alanı Kiralama Sözleşmesi"nin ve "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi"nin feshedildiği hususunda mutabık kalmışlar ve Stand Alanı Kira Sözleşmesi gereğince, Davacı Tres Enerjinin, müvekkil şirkete ödediği 330.000 TL'nin iadesi ile ayrıca Davacının uğradığı zararların tazmini amacıyla da, 200.000 Euro'nun Tres Enerji'ye ödenmesi hususunda, anlaştıklarını, müvekkili şirket taraflar arasındaki Protokol gereğince, davacının düzenlediği KDV dahil toplam 389.400,00 TL (330.000 TL + KDV) tutarındaki, 30.07.2018 tarih ve ... fatura numaralı, iade faturası karşılığında, 13.08.2018 tarihinde, toplam 389.400,00-TL'yi davacıya ödendiğini, Cumhurbaşkanlığı Kararının yayımlanarak yürürlüğe girdiği 13.09.2018 tarihinden sonra, menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil, her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde, sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin, döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmasının mümkün olmadığını, bununla birlikte 13.09.2018 tarihinden önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerde, döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerin, 13.09.2018 tarihinden itibaren 30 gün içerisinde, Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesi zorunlu olduğunu, taraflar arasındaki Sulh Protokolü, Cumhurbaşkanlığının, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Kararının (Karar sayısı:85) yayınlandığı 13.09.2018 tarihinden önce, 01.08.2018 günü imzalanmıştır. Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara eklenen Geçici Madde 8 gereğince, Cumhurbaşkanlığı Kararının yürürlük tarihinden önce akdedilen sözleşmelerde, döviz cinsinden belirlenmiş ödeme yükümlülüklerinin dahi, Türk Parası cinsinden taraflarca yeniden belirlenmesinin gerektiğini, taraflar arasında akdedilen Kurulum Sözleşmesi, İşletme Sözleşmesi, Stand Alanı Sözleşmesi ve Elektrik Satış Sözleşmesi (kısaca "Sözleşmeler") ayrı ayrı hizmet, danışmanlık, kiralama ve satış sözleşmesi niteliğinde olduğunu, müvekkili şirket, davacı ile akdettiği Protokole ve Türk Parasının Korunması ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak, 200.000 Euro karşılığında, Davacıya aşağıdaki tabloda belirtilen şekilde Türk Lirası olarak (1 EUR=5,4343 TL) ödemeler yapıldığını, tüm bu tabloda gösterilen ödemelere ilişkin banka dekontlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, davacı asıl alacağa, .... İcra Müdürlüğünde ... E. sayısı ile başlattığı icra takibinde, müvekkil şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği 18.11.2020 tarihinden itibaren, kamu bankalarınca 1 yıl vadeli EURO cinsinden hesaplara fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasını talep ettiğini, müvekkilinin davacıya olan borcunu eksiksiz olarak süresinde ödediğinden, herhangi bir borcu bulunmadığından, Davacının faiz talebinin haksız olduğunu, bir an için aksi farz edilse bile, ancak işbu dava tarihinden itibaren, faiz uygulanması gerektiğinden, davacının faize ilişkin taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. .... ATM' nin ... esas sayılı dosyasına müzekkere yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. .... ATM' nin ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına müzekkere yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak;, davacı şirkete ait TL ve Euro hesaplarına davalı şirket tarafından yapılan 01/08/2018 tarihinden dava tarihine kadar yapılmış ödemeleri gösterir banka hesap hareketlerinin araştırılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, ... Bankası' nın yazı cevabı dosyamız arasında olduğu görülmüştür. Mahkememizin 01/02/2022 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı gereği, dosya bilirkişilere tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi ...
05/07/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "Yukarıda ayrıntılarıyla arzettiğim nedenlerden dolayı, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 4. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, dava konusu tazminatın, 2/1/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak 1 Euro=5,4343 TL olacak şekilde hesaplanarak davacıya ödenmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bu bakımdan davacının alacak talebinin yerinde olmadığı, sonuç ve kanaatine varmış bulunmaktayım.." yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür. Mahkememizin 09/05/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereği, dosya bilirkişilere tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi ...
10/11/2022 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak; "Yukarıda ayrıntılarıyla arzettiğim nedenlerden dolayı, kök rapordaki görüş ve kanaatinde bir değişiklik oluşmamıştır.." yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 11/10/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereği, dosyanın alanında uzman 1 mali müşavir bilirkişi ile 1 borçlar alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdi edilerek daha önce alınan bilirkişi raporuna yönelik yapılan itirazlar yine taraflarca sunulan dava, cevap dilekçesi, beyan ve itiraz dilekçeleri ve yine Türk parasının korunması hakkındaki mevzuat kapsamında değerlendirme yapılarak yapılacak hesaplamaları da gösterir bir şekilde takdiri mahkemeye ait olmak üzere alternatif seçenekli hesaplama yapılmasının istenilmesine, bu hususta kapsamlı denetime elverişli rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişilerin 17/07/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, tarafların sulh sözleşmesi ile önceki sözleşmeleri sona erdirdikleri ve sözleşmesinin ifasına yönelik değil zarara yönelik bir borç belirledikleri, bu çerçevede 32 sayılı Karar'ın sözleşme serbestisini sınırlayan bir düzenleme olduğu ve bundan dolayı dar yorumlanması gerektiği düşünülmesi halinde taraflar arasında borç ilişkisinin 32 sayılı Karar kapsamında olmadığı sonucuna varılabileceği, Ancak 32 sayılı Karar'ın dövize olan talebi azaltmak amacıyla getirildiği bu nedenle tarafların mümkün olduğunca Türk parası üzerinden sözleşme yapması gerektiği sonucuna varılması halinde 32 sayılı Karar kapsamında değerlendirilebileceği, 32 sayılı Karar'ın uygulanmayacağı varsayımında taraflar arasındaki Protokol'e göre hesaplama: Protokol hükümlerine göre ödeme tarihinde geçerli EUR kuru dikkate alındığında 10.taksitten 10.524,32 EUR ve 11 taksitten 18.181,82 EUR olmak üzere toplam 28.706,14 EUR tutarında eksik ödeme olduğu görülmüştür.
TCMB Kamu bankalarınca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz Oranları (*) verisine göre EURO mevduat hesapları için uygulanan azami oranlar ile hesaplama yapıldığında 25.06.2019 tarihli el toplama ulaşılmıştır. kalan 10.524,32 EUR için 988,70 EUR faiz hesaplanmış olup 11.513,02 EUR 25.07.2019 tarihli eksik kalan 18.181,82 EUR için 1.404,62 EUR faiz hesaplanmış olup 19.586,44 EURO toplama ulaşılmıştır. Toplam 28.706,14 EUR borç için 2.393,33 EUR faiz hesaplaması yapılmış ve 31.099,47 EURO toplama ulaşılmıştır. Alternatif olarak 32 sayılı Karar'ın uygulanması halinde 2008-32/34 sayılı Tebliğ'in 8.maddesinin 28. Maddesine göre yapılan hesaplama; Protokole göre ödenmesi gereken tutarların 2018/01 dönemi Tüfe Oranı 330,75 ile ilgili taksit döneminde geçerli olan önceki ayın Tüfe oranına göre yapılan hesaplama ile toplam 1.086.860 TL anapara için 223.277,14 TL tutarında değişim hesaplanmış ve 1.310.087,14 TL toplama ulaşılmıştır.
25.06.2019 tarihli taksitten 99.662,09 TL ve 25.07.2019 tarihli taksitten 123.567,32 TL eksik ödeme ile toplam 223.226,41 TL eksik ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. İlgili tarihten rapor tarihine kadar Ticari Faiz Oranından yapılan hesaplama ile 223.226,41 TL için 80.713.44 TL faiz hesanlanmış ve 303.939.85 TL tonlama ulaşılmıştır..." yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebligat çıkartıldığı, tarafların rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerini sundukları görülmüştür.
GEREKÇE
Davacı tarafın doğalgaz enerjisini elektrik enerjisine çeviren sistemin kurulması için davalı şirket ile alan tahsis ve kurulum sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşme gereğince davalı yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiası ile davacı .... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığı, bu dava devam ederken dosyamız konusu sulh protokolünün imzalandığı, dava konusu uyuşmazlık konusunun, taraflar arasındaki sulh protokolü uyarınca bakiye alacağının olup olmadığı,
Dosyaya sunulan sulh protokolü incelendiğinde cezai şart tutarının belirlendiği, ayrıca TBK 26 madde ve devamı gereği sözleşmelerin ahlaka ve kanuna aykırı olmaması şartı ile serbestçe düzenlenebileceği belirtilmekle beraber, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğin bu dosyada sulh protokolü kalan bakiye tutar bakımından uygulanamayacağı,
TBK 26 ve devamında ve öğretide yer alan sözleşme serbestiliği sınırlarının mevcut dosyada yer almadığı, 32 sayılı kararın bu aşamada dar yorumlanması kanaatine mahkememizce varıldığı, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı içerisindeki deliller değerlendirildiğinde ise de mevcut bakiye alacağın bilirkişi raporuyla da kanıtlandığı, tüm alınan delillerin birbiriyle ve dava dilekçesi ile örtüştüğü, bu sebeplerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup, 25/06/2019 ve 25/07/2019 tarihli ödenmeyen iki taksit dikkate alınarak, TCMB kamu bankalarınca mevduatlara fiilen uygulanan en yüksek faiz oranları baz alınarak faiz hesabı yapılmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya Numarası ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.320.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 14/09/2022 tarihli Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı aleyhine ara buluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
DAVANIN KABULÜ İLE,
1.286.557,64.-TL tutarındaki alacağın ve 23.891,41.-TL tutarında işlemiş faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 19.574,75.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.893,69.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 14.681,06.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 44.984,00.-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan; 59,30.-TL Başvuru Harcı, 4.893,69.-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.000,00.-TL Bilirkişi ücreti, 53,95.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.006,94.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5.Davalı tarafça bu dava nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
7.Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)