4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/17419 E. , 2023/26294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.040,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 14.04.2016 tarihli temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın lehine bir şekilde bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanın işlettiği dükkanın üzerindeki apartmanda oturduğu, gürültü ve koku sorunları sebebiyle zaman zaman belediyeye şikâyette bulunduğu, bu sebeple taraflar arasında anlaşmazlık yaşandığı, sanığın 2013 yılı mayıs ayından itibaren 21.07.2014 tarihine kadar çeşitli zamanlarda katılana hitaben hakaretlerde bulunduğu iddiasıyla kamu davası açıldığı, Yerel Mahkemece katılan ve tanık anlatımları, belediyenin cevabi yazıları, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre suçun sübut bulduğu gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiğinin kabulü ile mahkûmiyeti yönündeki Mahkemenin inanç ve takdiri yerinde görülmüş, sanığın bozma sebebi dışındaki diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir.
Sanığın adli sicilinde yer alan sabıkasının, 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan mala zarar verme suçuna ilişkin olması, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, üçüncü fıkrada yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması nedeniyle, mala zarar verme suçunun da uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, ilgili ilama ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanıp uygulanmayacağı hususunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’deki düşünceden farklı gerekçeyle, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.