12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1377
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/09/2020
NUMARASI: 2016/537 Esas - 2020/621 Karar
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:
Davacı vekili, davacı şirketin elektrik enerji satışına aracılık etmek için 24.4.2013 tarihinde kurulduğunu, davalı şirket ortağı ...'in davacı şirket ortağı iken ayrılıp 21.8.2014 tarihinde davalı şirketi kurup aynı alanda faaliyet gösterdiğini, şirketin kuruluşundan itibaren " www...com" isimli web sitesinin kullanıldığını, davalının bu siteyi birebir kopyalayarak "www...com" adı altında kullanmaya başladığını, şirketin emek ve ürünlerinden, piyasadaki tanınmışlığından yararlanarak haksız rekabet yarattığını, internet sitelerinin görsel olarak aynı şablona sahip , menü, alt menü ve ana görsellerin olduğu sayfada yazıların aynı olduğu, en eski kayıtlı görüntüsünün 2.11.2014 tarihi olup biz kimiz bölümünde ... ünvanı bulunduğunu, sahiplik bilgilerinde Web sitesi haklarının ...'ye ait olduğunun belirtildiğini, tekil sayfalarda yer alan makale ve görsellerin aynı olduğunun tespit edildiğini, ayrıca davalı tarafın gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlar ile davacının ürün ve hizmetlerini kötülediğini, ...'in şirketin müşteri çevresi ile irtibat kurarak müvekkil şirketin işini kötü yaptığı, sözünde durmadığı, komisyonları zamanında ödemediği, temsilci ...'ın güvenilmez olup insanları kandırdığına ilişkin beyanlarda bulunduğunu ileri sürerek ;davalı eyleminin haksız rekabet olduğunun tespiti ile tecavüzün men-ini, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 25.000-TL maddi, 25.000-TL manevi tazminatın tahsiline,karar kesinleştikten sonra masrafı davalı tarafça karşılanmak kaydıyla tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde haftada 2 şer defa olmak ilanına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili, www...com sitesinin kullanma hakkı ile domain haklarının davacı şirkette olmadığını, dava açma ehliyeti bulunmadığını, davacının kendine ait olmayan bir eseri ve domainnama'ı izin almadan ve bedel ödemeden kullandığını, davacının web sitesinin münhasıran kendisi için hazırlandığını ispatlaması ,tüm hakların kendisine devredildiğine dair varsa sözleşmesini sunması gerektiğini, ayrıca web sitesi edinmek için alan adı alındıktan sonra ağ yöneticisine başvurma zorunluluğunun olduğunu,ağ yöneticisinin elinde hazır bulunan daha önce başvuru sonucu kullanılan görüntü temaları gösterilerek sitenin nasıl gözükmesi gerektiğine ilişkin kararın verildiğini, web sitelerinin davacı ile aynı ağ yöneticisi tarafından tasarlandığı için benzer özelliklerin olmasının kaçınılmaz olduğunu, benzer şablonu kullanan pek çok ticaret sitesi olduğunu, www... web sitesinin içerik ve kullanım hakkının kendilerinde olduğunu, asıl davacının kendilerine ait site içeriğini kullandığını, davacının uğradığı zarar ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Bilirkişi incelemesi ile davalıya ait internet sitesinin davacıdan sonra açıldığı, teknik zorunluluk olmaksızın birebir kopyalandığı, karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanıldığı, bunun TTK 55/1-a-4 da belirtilen haksız rekabet halini oluşturduğu, ticari defter incelemelerinde davacı müşterileri ile davalı tarafından ticaret yapıldığına ilişkin bir tespit yapılmadığı, davacının maddi zarara uğradığının tespit edilemediği tam tersine davacı satışlarının 2013-2016 arası sürekli olarak önceki seneye göre artış gösterdiği, davacı aleyhine davalı lehine bir durum oluşmadığı, bu nedenle maddi tazminata yer olmadığı,
TTKnın 56. Maddesi uyarınca web sitesinin birebir kopyalanması nedeni ile manevi zarara uğradığının kabulü ile davanın kısmen kabulüne, davalının Davacıya ait internet sitesini birebir kullanarak kullanımının haksız olduğunun tespiti ile men'ine, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile fazla istemin reddine,
TTK 59. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafa ait olmak üzere karar özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı 50.000' in üzerinde bir gazetede bir kere ilanına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
1.Davacı vekili; davalı şirket ortağı ...'in davacı şirketten ayrılıp davalı şirketi kurduktan sonra internet sitesinin birebir kopyalaması dışında şirketin tüm ticari sırları ve müşteri çevresine sahip olması nedeniyle davacıyı kötülemek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tanık beyanları ile doğrulandığını, maddi zarara uğradıklarını, davacının haksız rekabet eylemlerini yaptığı dönemlerde müşteri geçişleri ve satışların 3 er aylık dönemlerde gerçekleştirildiğini, 2015 ocak ve devamında şirket satışlarında ciddi düşüşlerin olduğunu, haksız rekabet tespiti yapılmışsa da miktar tespiti yapılamaması durumunda Yargıtay içtihatları doğrultusunda mahkemece uygun bir maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının olayın özelliklerine, haksız rekabetin ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında düşük olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, 25.000-TL maddi ve 25.000-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili; dava konusu edilen web sitesinin alan adı, kullanma hakkı ile domain(alan) haklarının davacı şirkete ait olmadığını, alan adının 28.10.2013 tarihinde davacı şirket ortağı ...'e ait olduğunu, sitenin tasarlanması sırasında ...'in aktif olarak görev aldığını,görselleri belirleyip metinlerin bir çoğunu yazdığını, davacının siteyi ... şirketten ayrılmasına rağmen kullanmaya devam ettiğini, bunun tanıklarca doğrulandığını,web sitesi içeriğinin münhasıran davacı için hazırlanmadığını, site için ödemelerin davacı tarafından yapılmadığının defter incelemesiyle saptandığını, aynı ağ yöneticisi tarafından yapılan tasarımların benzerlik gösterebileceğini,bilirkişi raporları ile haksız rekabetin oluşmadığının tespit edildiğini, bilirkişi tarafından web site adreslerinin farklı olması ve kullanıcıların doğrudan adres yazarak gitmesi nedeniyle sitelerin kopyalandığı açık ise de davalıya nasıl bir haksız rekabet durumu ortaya çıkarttığı konusunda teknik olarak kanaate varılamadığının bildirildiğini, ayrıca ismen yapılan aramada tasarım benzerliğinden dolayı davalıya ulaşılmasının mümkün olmadığını, manevi tazminata ilişkin iddiaların ispatlanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı şirkete ait web sayfasının davalı tarafından birebir kopyalanması suretiyle haksız rekabet yarattığının tespiti ve men'i, maddi ve manevi tazminat talepleri ile hükmün gazetede yayınlanması talebine ilişkindir. 2013 yılında kurulan www... Web sitesinin davacı kullanımında olduğu, dosyaya sunulan 10.11.2013 tarihli web sitesi hizmet sözleşmesinin o tarihte davacı şirket ortağı olan ... ile yazılımcı ... tarafından yapıldığı, Yazılım sözleşmesi içeriğinde gerekli döküman , makale, tanıtım yazısı ve sitede bulunmasını talep ettiği tüm yazılı içeriği müşterinin tedarik edeceğinin kararlaştırıldığı, yazılımcı tanığın beyanında sözleşmeyi doğruladığı, makale ve görsellerin ... tarafından hazırlandığını ve mevcut tasarımların görseller, yazılar, içerikler ve site renkleri değiştirilerek başka şirketler için de kullanılabileceğinin bildirildiği, davacı tarafça sunulan 20.12.2013 tarihli banka dekontuna göre yazılımcıya hizmet bedelinin davacı şirket tarafından ödendiği, ticaret sicil kayıtlarından ...'nin 24.4.2013 tarihinde kurulduğu, eski ortakların ... ve ... iken 2014 yılı sonrasında tek ortak ve yetkilinin ... olduğu,davalı ...' nin 21.8.2014 tarihinde kurulduğu tek ortak ve yetkilinin ... olduğu görülmüştür. Dinlenen tanık beyanlarından; davacı şirketi davalı şirket ortağı ... bey'in kötülediği beyan edilmiş ise de,adı geçenin şirket ortağı olmadığı her iki şirketle çalışan acente olduğu ve davacıdan pirimlerini alamadığı için sözleşme bitimine kadar bekleyip davalı ile çalışmaya karar verdiğini beyan ettiği, dinlenen tanıkların esasenweb site sebebi ile yanılarak davalı ile iş yapıldığına ilişkin beyanlarının olmadığı, sözlü olarak irtibat kurulması ve tarafların ayrılması nedeniyle fark etmeden davalı ile de çalışıldığının bildirildiği, tarafların ortaklık bitimi her iki yan tanık beyanlarından sanayi ve ticarethane tarifesi olarak müşterilerini paylaştıklarının anlaşıldığı, davalı şirket yetkilisi ... tarafından bizzat davacı şirketin kötülendiği , davacının marka ve ticari unvanına yönelik kötüleyici, incitici veya yanıltıcı sözler sarf edildiğini kanaatine varılacak bir beyan olmadığından davacı vekilinin kötüleme fiilinin ispatlandığına yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.Bilirkişi incelemesinde 2018 yılı rapor tarihi itibari ile tarafların internet sitelerinin tamamiyle farklı olduğu, ancak dosyaya sunulan teknik uzman mütalaası ile geriye dönük incelemede " www...com" isimli sitenin en eski kayıtlı görüntüsünün 2.11.2014 tarihi olduğu, arşiv kayıtlarında biz kimiz bölümünde ... isminin yazılı olduğu,en altta sahiplik bilgilerinde Web site haklarının ...'ye ait olduğunun belirtildiği, menü, alt menü, ve ana görsellerin ana sayfada yer alan tanıtım yazılarının, tekil sayfalarda yer alan makale ve görsellerin birebir kopyalandığı, haklı sebep ve teknik zorunluluk olmaksızın karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanıldığı belirlenmiştir. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmış olup, somut uyuşmazlık bakımından önem arzeden TTK'nın TTK 55/1-a-4 deki " Başkasının malları iş ürünleri faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.
TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını,kusur varsa zararın tazminini,
TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; davalı şirket ortağı ...' in davacı şirket ortağı iken internet sitesini hazırlayıp bizzat kurduğu tanık beyanları ve internet yazılım sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Davalı şirket yetkilisinin davacı şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra kendi kurduğu şirket için aynı web sitesini kopyalayarak sadece site adında isim değişikliği yaparak kullanmaya başladığı, davacı şirketin Web sitesinin alan adının ... olduğu, ... adına sahiplik belgesinin bulunduğu ayrıca özgülemenin gerekmediği, sitenin davacı şirket adına kurulduğu, şirket tüzel kişiliğine ait Web sitesinin davacının izin veya onayı olmaksızın kendi kurduğu şirkette kopyalayarak kullanımının TTK 55/1-a-4 deki " Başkasının malları iş ürünleri faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" maddesine aykırılık teşkil ettiği, davalının web sitesini haklı sebep ve teknik zorunluluk olmaksızın karıştırılmaya yol açacak şekilde kullandığı, haksız rekabet koşullarının oluştuğu belirlenmektedir.Davacı şirketin veb sitesi davacı şirket ortağı iken davacı şirket adına davalı şirket yetkilisi kurmuş ise de ; şirketten ayrıldıktan sonra bunun davacı şirkete ait Web sitesi üzerinde hak iddia etmesine yasal gerekçe teşkil etmediği ,şirketteki tüm haklarını hisse devir sözleşmesi ile alıp şirketten ayrıldığının kabulü gerekmektedir.Ancak dosya içeriğinden davacının maddi bir zarara uğradığının ve davacının mali yönden satışlarını etkilediğinin ispatlanamamıştır.Zarara uğradığı ,ancak zararın miktarının tesbit edilememesi nedeniyle münasip bir tazminata hükmedilebilirse de somut olayda maddi zarara uğramadığı belirlenmiştir.Davalı şirketin davacı şirketin Web sitesini birebir kopyalayarak kullanması nedeniyle tüzel kişilik haklarına hukuka aykırı olarak müdahale ettiği belirlendiğinden hükmedilen manevi tazminat miktarı da somut olaya ,eylemin ağırlığı ve derecesine göre kadrimaruf miktardadır.
Davacı vekilinin maddi tazminat talebinin reddi kararına ve manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle ;davalı şirket yetkilisinin davacı şirket için kötüleyici beyanlarının ve davacı şirketin maddi zarara uğradığı ispatlanamadığının kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine,İlk derece mahkemesince web sitesinin birebir kopyalanmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbitine karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de yargılama sürecinde kopyalanan içeriğin bütünüyle değiştirildiği,bilirkişi rapor tarihi itibari ile web sitelerinin tamamiyle farklı bulunduğunun tesbit edilmesi nedeniyle haksız rekabetin meni bakımından davanın konusu kalmamıştır. Haksız rekabet eylemi ortadan kalktığı halde men kararı verilmesi nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilmesine,davacı web sitesinin birebir kullanılması eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbitine ,konusu kalmayan men talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına ,maddi tazminat isteminin reddine ,takdir olunan manevi tazminat ise somut olaya ve tarafların menfaat dengesine uygun görülerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.