Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/895
Karar No
K. 2021/4954
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/895 E.  ,  2021/4954 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2020/895
Karar No: 2021/4954
DAVACI: ...
DAVALI: … Kurulu / …
VEKİLİ: Av. …

DAVANIN KONUSU : Yargı mensubu olarak görev yapmakta iken, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Görevde bulunduğu dönemde yürüttüğü adli soruşturmada usulî hatalar yaptığı gerekçesiyle kendisine verilen meslekten çıkarma cezasının yerinde olmadığı, yargısal nitelikteki eylem ve işlemlerinin disiplin soruşturmasına konu olamayacağı, davalı idarenin adil yargılanma hakkı, savunma hakkı, masumiyet karinesi, özel hayata saygı ilkesi gibi temel ilkeleri ihlal ettiği, dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davacının verdiği yargı kararı nedeniyle değil, FETÖ/PDY'nin amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ederek, plânlı bir organizasyonun parçası olarak, hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendilerine verilen görevi yerine getirmeye yönelik biçimde karar vermesi ve söz konusu eylem ve davranışlarının mesleğin şeref ve onuru ile memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olması nedeniyle cezalandırıldığı, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üye olma suçunu işlediğinden bahisle … Ağır Ceza Mahkemesinin … esasına kayden açılan davada anılan Mahkemenin ... tarih K:... sayılı kararı ile 10 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, işbu dosya kapsamında yer alan bilgi, belgeler ile anılan mahkumiyet kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğinin sabit olduğu, davacının durumunu kanıtlar nitelikte somut veya soyut hiçbir delil veya emare bulunmadığı iddialarının geçerliliğinin olmadığı, davacıya isnat edilen fiillerle ilgili olarak davacının lehine ve aleyhine olabilecek tüm delillerin toplandığı ve davacıya isnat edilen fiillerin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulduğu, sürecin gerektirdiği tüm işlemlerin yasanın öngördüğü biçimde uygulandığı, dava konusu karardan önce de davacının savunmasının alındığı, davacının disiplin cezasına konu eylemlerini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği sabit olduğundan sübuta eren fiilleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ: Dava; İzmir Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ve bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun değişik 69.maddesinin 1. fıkrasında "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.", 4. fıkrasında, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.", son fıkrasında da, "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, İzmir eski Cumhuriyet Savcısı ... hakkında, mesleğin şeref ve onurunu bozan ve mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte hareket ederek, başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere bir kısım kamu kurumları ile buralarda görev yapan kamu görevlilerini itibarsızlaştırma gayesiyle, kamuoyunda "İzmir Askeri Casusluk Davası" olarak bilinen, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının (TMK 10 maddesi ile görevli) … soruşturma sırasına kayden yürütülüp yargılaması ... Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyası üzerinden karara bağlanan evrakın soruşturma sürecinde usul ve yasaya aykırı işlem tesis ettiği ve bu suretle görevini kötüye kullandığı iddiasıyla cezai takibat başlatıldığı; müsnet eylemleri nedeniyle davacı hakkında Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin (ilk derece) … Esas sayılı dosyasında kamu davası da açıldığı, aynı sebeple yürütülen disiplin soruşturması sonucunda da ilgili Cumhuriyet Savcısının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda ve örgütün talimatıyla hareket ederek dosya içeriğinde ayrıntılı şekilde açıklanan usul ve yasaya aykırı işlem ve eylemleriyle hak ihlallerine ve mağduriyete sebebiyet verdiği gözetilerek davalı idare tarafından dava konusu cezai işlemlerin tesis edildiği anlaşılmıştır.

Taraflarca dosyaya sunulan bilgi ve belgeler yukarıda belirtilen mevzuat ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının silahlı terör örgütü olduğu yargı kararıyla sabit görülen (Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/09/2017 tarih ve E:2017/16-956, K:2017/370 sayılı kararı) FETÖ/PDY’nin amaç ve eylemleri doğrultusunda faaliyet yürüttüğü, bu durumun ise mesleğin şeref ve onurunu bozan ve mesleğe olan genel saygı ve güveni giderecek nitelikte olduğu hususunda Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nda oluşan kanaatin hukuken haklı ve geçerli nedenlere dayalı olduğu sonucuna varıldığından, bu husus gözetilerek ve davacının meslekte kalmasının doğuracağı sakıncaları gidermek amacıyla, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nitekim davacının disiplin soruşturmasına konu eylemlerini doğrular mahiyette, terör örgütü FETÖ/PDY ile mensubiyet, irtibat ve iltisakı olduğu tespit edilerek Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile meslekten ihraç edildiği ve ilgili hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararıyla FETÖ/PDY "silahlı terör örgütüne üye olma" suçu nedeniyle mahkumiyet kararı verildiği de tespit edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun ... tarih ve ... karar sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı hakkında, İzmir Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde, 08/05/2012 tarihinden itibaren yürüttüğü ve kamuoyunda "İzmir Askeri Casusluk Davası (Kumpası)" olarak bilinen soruşturmada yapılan usulsüz işlemlere ilişkin olarak soruşturma başlatılmıştır.

Anılan soruşturma neticesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi'nin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararı ile; "İzmir Askeri Casusluk Davası (Kumpası)" olarak bilinen soruşturmanın,"…" posta adresine, "…" adresinden 10/08/2010 günü saat 13:57:30 itibariyle gönderilen bir e-postaya istinaden başlatıldığı, asıl hedefin Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli olduğu bu hedef alınan asker kişilerin HTS kayıtlarında yer alan iki genç kızın cep telefonlarının, polis tarafından başka isimlerle e-mail ihbarından yaklaşık 5 ay önce usulsüz şekilde dinlenmeye başlandığı, gönderilen e-posta bahane edilerek operasyona başlandığı, elektronik posta ihbarında S.K. olarak belirtilen ancak gerçekte S.K.'ye ait olan cep telefonu numarası ile İzmir İstihbarat Şube Müdürlüğünce düzenlenen 03/12/2010 tarihli Bilgi İletim Formuna ismi montelenen N.K.'y ait telefonların dinlenmesinden hareketle, suya atılan bir taşın oluşturduğu halkalar şeklinde, suçlu suçsuz ayrımı gözetmeksizin, Mülkiye Müfettişlerince tanzim olunan Tevdi Raporunda da belirtildiği üzere "Havadan sudan bahanelerle, hiçbir somut veriye dayalı olmaksızın örgütsel bağı ortaya konulamayan bir çok kişi dahil edilerek" haklarında iletişimin denetlenmesi tedbirleri uygulanarak veya önleme dinlemesi uygulanarak tedbir uygulanan telefonları arayan veya bu telefonla aranan kişilerin halkaya dahil edilmesi suretiyle soruşturmanın genişletildiği, e-posta içeriğindeki iddiaların mesnetsiz olduğu ve IP adresinin Amerika Birleşik Devletlerine ait bir IP adresi olduğu soruşturma dosyasındaki şüpheliler ve vekilleri tarafından ileri sürülmesine karşın e-postanın menşei ve gönderici kimlik bilgilerinin tespitine yönelik bir araştırma yapılmadığı, ilgili C. Savcısı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yapılan araştırma kapsamında, mail adresine ait … IP numarasının Verizon online LLC/ABD şirketi adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği, İlgili C. Savcısının soruşturmada görevlendirildiği gün başlayan ve ertesi gün ilgili tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal olarak değerlendirilmek suretiyle verilen usulsüz yazılı arama emirlerine istinaden yapılan aramalarda, çoğunlukla buzdolabının veya çekyatın arkası, gardrop, mutfak dolabı vs ile tavan arasına konan siyah poşet veya deri kılıflar içerisinde, haber konusu yapılan ve internette yer alan videolarda da izlendiği üzere kolluk görevlilerinin şüpheli hareket ve konuşmalarını ihtiva eden, poşetlerde toz dahi bulunmaması nedeniyle aramadan kısa bir süre önce konuldukları açık olan hard disk, flashdisk gibi dijital verilerin ele geçirildiği, örgüt yöneticisi olmakla suçlanan S.K. hakkında uygulanan arama işleminde, kamera kaydının ilk saniyelerinde dolap üzerindeki poşeti bulan görevlinin kamera çekimi yapan görevliye dolap üzerindeki poşeti bulmadan önce 'Burayı çek' dediği, arkasından dolap üzerindeki poşeti bulduğu, poşeti bulan kişi dolap üzerindeki poşeti çıkarmadan önce diğer bir görevlinin 'Bir de iyi yere koymuşlar ha!' dedikten sonra aramayı yapan kişinin dolap üzerinden iki ayrı poşet içindeki materyalleri indirdiği, poşet açılarak içindekilerin çıkarılması sonrasında müşteki ...'nin, 'Bunlar ne ki? inanın ben bilmiyorum.', daha sonra görevli polisin çantadan bir ilaç çıkardığında 'İnanın benle ilgisi yok.', 'İmkanı yok ben tuvalette ya da banyodayken birileri koymuştur, inanın ben bilmiyorum, hani imkansız viagra olması.', 'İnanın hiç bir bilgim yok benim bunlardan.' şeklinde sözler sarf ettiği, kaydın devam ettiği ilerleyen safhalarda, polis memurunun bulduğu dijital veri, tüp, viagra, vs.yi incelediği sırada müşteki ...'nin 'Onlar ne?' ve benzeri mahiyette sorular yönelterek evinde ilk defa gördüğü eşyaların ne olduğunu anlamaya yönelik sorular sorduğu, bir görevlinin yazılı belgelere bakarak 'Bunlar gizli belge değil mi?' şeklinde söz sarfettiği ve arama boyunca bulunan materyallerin kendisine ait olmadığı yönündeki sözlerine rağmen bu sözlerin tutanağa geçirilmediği, yine örgüt lideri olduğu iddia olunan B.Ö.'nün, arama tarihinden önce, vefat eden oğlunun hatıraları nedeniyle uzun bir süredir gitmediğini ifade ettiği Sapanca'daki çiftlik evinde yapılan aramada, ev aramasının kamera kaydına alınmasına rağmen her nedense tutanağa göre kütüphanede bulunduğu anlaşılan ve soruşturma dosyasının adeta temeli olan, iddialara dayanak teşkil eden 'Pandora' ve 'Coco' ismi verilmiş veri tabanlarının yüklü olduğu dijital materyallerin bulunma anının kamera kaydında görülmediği gibi aramaya katılan tanıkların anlatımlarına göre de bu materyalleri kimin bulduğunun tespit edilemediği, arama işlemi öncesinde aramada hazır bulunma hakkına sahip B. Ö. veya müdafine ulaşılmaya çalışıldığına dair herhangi bir ibareye tutanakta yer verilmediği, aramalarda el konulan dijital materyaller hakkında yedekleme işleminin yapılmadığı ve yedekten bir kopya çıkartılarak aramaya katılanlara verilmediği,

CMK'nın 119, 127 ve 134. maddelerindeki yasal düzenlemelere açıkça aykırı şekilde icra edilen usulsüz bir aramalarda ele geçirilen, soruşturmanın her aşamasında gerek şüpheliler gerekse de vekilleri tarafından dijital verilerin kendileri tarafından oluşturulmadığı iddia edilmesine ve materyal üzerinde parmak izi, DNA gibi aidiyeti belirleyecek incelemelerde bulunulması talep edilmesine rağmen bu taleplerin reddedildiği ve herhangi bir inceleme yapılmadığı, dijital veriler içerisinde yer alan belgelerin sıhhati, adı geçen belgelere şüphelilerin erişim yetki ve imkânının olup olmadığı, varlığı ileri sürülen örgüte ne şekilde temin edildikleri hususlarında hiçbir araştırma yapılmadığı, Türkiye'nin birçok ilinde yapılan operasyonlarda görev yapan kolluk görevlilerinin esas itibariyle aynı kişiler olduğu, tüm dokümanlar ile dijital verilerin bu kişiler tarafından incelenerek tutanağa bağlandığı, soruşturmayı yürüten ve bir örgüte değil, maddi gerçeği araştırarak adalete hizmet etmekle görevli olan C. Savcısının, bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, eşitlik ve dürüstlük gibi evrensel etik kuralları hiçe sayarak kolluk personelince düzenlenen tutanaklara kuşku ile yaklaşmadan ve sorgulamadan itibar ederek arama, gözaltı ve tutuklama gibi ağır koruma tedbirlerine ilişkin kararlar ile iddianameye konu ettiği, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere göz yumarak ve bu yöndeki ısrarlı itirazları dikkate almayarak maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yönelik haklı talepleri ısrarla ve yetersiz gerekçelerle reddettiği, hukuka aykırı şekilde elde edilen bir delilden yola çıkarak içlerinde askeri hâkimlerin de bulunduğu şüpheliler hakkında arama, gözaltı, tutuklama gibi ağır koruma tedbirlerine başvurduğu, ulusal basın yayın organlarının ilgisinin yoğun olduğu, ülkenin büyük bir bölümü tarafından basın ve yayın organları tarafından yakından takip edilen bir yargılama dosyasında iddianameye, dosyadaki suç içerir eylemlerle ilgisi bulunmayan ve mağdurları kamuoyu önünde rencide edici nitelikteki ifadelere yer vermemesi gereken ilgilinin, hiç bir örgütsel bağlantı içermeyen ve içeriğinde yargılama konusu ile ilgili bulunmayan telefon tapelerini, herhangi bir yasal gereklilik ya da zorunluluk bulunmadığı halde “Seks düşkünü, grup seksi sever, dinciymiş, liseli kızlardan hoşlanıyormuş, pornocu, gay, alkolik, alemci, eşi alevi, küfürbaz, menfaatçi, eşi MİT’te çalışıyor, ateist, yanardöner bir tip, kız kardeşinin görüntüleri var, kullanılmaya müsait sümsük bir kadın, paraya tapar, para için herşeyi yapar, karı kız ayaklarına düşkündür, viagra ve cintopu kullanıyor, hap satar, Sivaslı üst komutanlardanmış alevi dedesiyim diyor, kürt, bekârlardan anahtar ister, marksist görüşe sahip… v.s.” şeklindeki fişleme kayıtlarını, Donanma komutanı ve 14 yaşındaki kızının mağdur sıfatıyla alınan beyanlarında şikâyetçi olmadıklarını ifade etmelerine ve kayıtların soruşturmaya konu suç ile bağlantısı olmamasına rağmen doğruluğu tahkik edilemeyen bazı kayıtlar ile fişleme mahiyetindeki bilgileri, yine soruşturma dosyasında hiç bir delil bulunmamasına rağmen muvazzaf bir subayın, genç bir kızı başka şahıslara pazarladığını iddianameye yazarak insanlık onurunu çiğnediği, kanunen yasak olmasına ve derhal imha edilmesi gerekmesine rağmen hakkında soruşturma yürüttüğü şüphelinin eşi, annesi, kızı ve kız kardeşi ile yaptığı telefon görüşmelerini delil olarak muhafaza ettiği, büyük bir kısmı davada herhangi bir sıfatla yer almayan kamu görevlilerinin bulaşıcı hastalık taşıyan eskort tabir edilen bayanlarla ilişki kurduklarından bahisle gereği için T.C. Cumhurbaşkanlığı da dahil bir çok kamu kurum ve kuruluşlarına müzekkereler yazarak özel hayatlarının gizliliğine ağır müdahalede bulunduğu, İlgili C. Savcısı ...'ın başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere bir kısım kamu kurumları ile buralarda görev yapan kamu görevlilerini itibarsızlaştırma gayesiyle, kamuoyunda "İzmir Askeri Casusluk Davası" olarak bilinen, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının (TMK 10. madde ile görevli) … soruşturma sırasına kayden yürütülüp yargılaması ... Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyası üzerinden karara bağlanan evrakın soruşturma sürecinde, usul ve yasaya aykırı işlem tesis ettiği iddiasına ilişkin olarak, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca düzenlenen … Soruşturma no., … Esas no. ve … sayılı iddianamede, ilgili tarafından yürütülerek nihayete erdirilen soruşturmanın gayesine ilişkin olarak; "…yıllar boyunca tüm devlet kurumlarındaki uzantısı örgüt mensuplarınca, kurumlardan çaldıkları ve sızdırdıkları bilgi/belgelerle, yaptıkları fişlemelerle, istihbarat birimlerindeki uzantısı örgüt mensuplarınca yapılan önleme dinlemelerinden oluşturulan özel hayat bilgilerini, örgütün tetikçiliğini ve silahlı gücünü oluşturan ağırlıklı olarak KOM Şube Müdürlükleri bünyesine yerleştirdikleri örgüt mensupları vasıtasıyla adli tahkikata dönüştürerek sonucunda da aramalarla elde edilmiş görüntüsü vermek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin üst bürokrat kademesini itibarsızlaştırmaya, tasfiye etmeye ve ele geçirerek devleti kendi kontrolü altına almaya çalıştığı anlaşılmaktadır…" şeklinde bir tespite yer verildiği, nitekim davanın temelini teşkil eden "Pandora" adlı dijital verideki bilgi ve belgelerin Zaman Gazetesi başta olmak üzere FETÖ/PDY'nin yayın organlarına servis edilerek, kamuoyunda Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli hakkında olumsuz bir algı oluşturma çabası içerisine girildiği, söz konusu soruşturmayla FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne ve o dönem Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bulunan militanlarına yakın olmayan, onlarla birlikte hareket etmeyen askeri personelin itibarsızlaştırılarak tasfiyesinin sağlandığı ve soruşturmanın, devletin tüm kılcal damarlarına gizlice sızan silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde uzman er ve erbaşından, general ve amiraline kadar yuvalanma ve kadrolaşma amacına hizmet ettiği, ilgili C. Savcısı ...'ın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda ve örgütün talimatıyla hareket ederek yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan usul ve yasaya aykırı işlem ve eylemleriyle hak ihlallerine ve mağduriyete sebebiyet verdiği soruşturma dosyası kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabit olduğu " gerekçesiyle davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesinin yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. B) İLGİLİ MEVZUAT:

T. C. Anayasasının "Hakimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139.

maddesinde; "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.", "Hakimlik ve savcılık mesleği" başlıklı 140. maddesinin 3. fıkrasında; "..Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.." şeklinde hükümlere yer verilmiştir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. " hükmüne, son fıkrasında da; "..Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. " hükmüne yer verilmiştir.

C) İNCELEME VE GEREKÇE:

Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının soruşturma konusu Askeri Casusluk dosyasına görevlendirildikten bir gün sonra hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde gecikmesinde sakınca bulunan hal mazeret göstererek ilgililer hakkında arama kararı verdiği, soruşturmalarda görevli emniyet personelinin çoğunlukla aynı personel olduğu, delillerin emniyet personeli tarafından yerleştirildiği, tüm dokümanlar ile dijital verilerin bu kişiler tarafından incelenerek tutanağa bağlandığı, soruşturmayı yürüten ve bir örgüte değil, maddi gerçeği araştırarak adalete hizmet etmekle görevli olan davacının, bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, eşitlik ve dürüstlük gibi evrensel etik kuralları hiçe sayarak kolluk personelince düzenlenen tutanaklara kuşku ile yaklaşmadan ve sorgulamadan itibar ederek arama, gözaltı ve tutuklama gibi ağır koruma tedbirlerine ilişkin kararlar ile iddianameye konu ettiği, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere göz yumarak ve bu yöndeki ısrarlı itirazları dikkate almayarak maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yönelik haklı talepleri ısrarla ve yetersiz gerekçelerle reddettiği, hukuka aykırı şekilde elde edilen bir delilden yola çıkarak içlerinde askeri hâkimlerin de bulunduğu şüpheliler hakkında arama, gözaltı, tutuklama gibi ağır koruma tedbirlerine başvurduğu, ulusal basın yayın organlarının ilgisinin yoğun olduğu, ülkenin büyük bir bölümü tarafından basın ve yayın organları tarafından yakından takip edilen bir yargılama dosyasında iddianameye, dosyadaki suç içerir eylemlerle ilgisi bulunmayan ve mağdurları kamuoyu önünde rencide edici nitelikteki ifadelere yer vermemesi gerekirken, hiç bir örgütsel bağlantı içermeyen ve içeriğinde yargılama konusu ile ilgili bulunmayan telefon tapelerini, herhangi bir yasal gereklilik ya da zorunluluk bulunmadığı halde ilgililerin kişilik haklarına saldırı ve rencide edici mahiyetteki fişleme kayıtlarını, Donanma komutanı ve 14 yaşındaki kızının mağdur sıfatıyla alınan beyanlarında şikâyetçi olmadıklarını ifade etmelerine ve kayıtların soruşturmaya konu suç ile bağlantısı olmamasına rağmen doğruluğu tahkik edilemeyen bazı kayıtlar ile fişleme mahiyetindeki bilgileri, yine soruşturma dosyasında hiç bir delil bulunmamasına rağmen muvazzaf bir subayın, genç bir kızı başka şahıslara pazarladığını iddianameye yazarak insanlık onurunu çiğnediği, kanunen yasak olmasına ve derhal imha edilmesi gerekmesine rağmen hakkında soruşturma yürüttüğü şüphelinin eşi, annesi, kızı ve kız kardeşi ile yaptığı telefon görüşmelerini delil olarak muhafaza ettiği, büyük bir kısmı davada herhangi bir sıfatla yer almayan kamu görevlilerinin bulaşıcı hastalık taşıyan eskort tabir edilen bayanlarla ilişki kurduklarından bahisle gereği için T.C. Cumhurbaşkanlığı da dahil bir çok kamu kurum ve kuruluşlarına müzekkereler yazarak özel hayatlarının gizliliğine ağır müdahalede bulunduğu anlaşılmıştır.

Bununla birlikte, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir.

Davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun anılan kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada, Dairemizin 28/12/2021 tarih ve E:2018/2969, K:2021/4953 sayılı kararı ile; "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Diğer yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği görülmüştür.

Davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının 04/10/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu haliyle FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan davacının yukarıda yer verilen eylemlerinin yargısal faaliyete ilişkin olmadığı planlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçlarının gerçekleştirdiği ve örgütsel hiyerarşik ilişki içerisinde kendine verilen görevi yerine getirdiği ve söz konusu eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. D) KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Dairenin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,

2.Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.