Esas No
E. 2020/4445
Karar No
K. 2023/8569
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2020/4445 E.  ,  2023/8569 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/692 E., 2015/888 K.
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Cumhuriyet Savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Iğdır 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/692 Esas, 2015/888 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

2.Tebliğnamede sanığın fiilinin 5237 sayılı Kanun'un 231 inci ve 206 ncı maddelerinin birinci fıkralarına ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun (5490 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin birinci fıkrasına temas ettiği ancak özel normun önceliği ilkesi uyarınca eylemin yalnızca çocuğun soybağını değiştirme suçunu oluşturacağı belirtilerek bozma yönünde görüş belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanığın temyiz isteği; suç kastının bulunmadığına ve delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ilişkindir.

2.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; suç vasfına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın, oğlu ...ve gelini...'den olma 08.03.2015 doğum tarihli torunu ...'i kendi çocuğuymuş gibi beyanı ile nüfusa tescil ettirdiği, bu surette resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

2.Sanığın, aşamalardaki savunmasında, tevil yollu ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.

3.Mahkemece, sanığın yalan beyanda bulunup çocuğun soybağını değiştirdiğinin kabulüyle sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE

1.Sanığın, oğlu ...ve gelini...'den olma 08.03.2015 doğum tarihli torunu ...'i kendi çocuğuymuş gibi beyanı ile nüfusa tescil ettirdiğinden ibaret eyleminin, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2015 tarihli ve 2015/412 Esas, 2015/286 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, sahte bir resmi belge düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte resmi belgenin kullanılması söz konusu olmadığından resmi belgede sahtecilik suçuna vücut vermeyeceği, nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle çocuğun soybağının değiştirilmesi nedeniyle hem 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun soybağının değiştirilmesi, hem de aynı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinden yalan beyan ve 5490 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçlarının oluştuğundan söz etmek mümkün ise de; 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde genel olarak her türlü yalan beyanın, 5490 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrasında bundan daha özel biçimde nüfus işlemlerinde yalan beyanın, 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında ise sadece çocuğun soybağı konusundaki yalan beyanın yaptırım altına alındığı nazara alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasının her iki düzenlemeye göre de "özel norm" niteliğinde olup "özel normun önceliği" ilkesi uyarınca eylemin yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "çocuğun soybağını değiştirme" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması,

2.Kabule göre de;

a)“Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında temel cezanın hapis veya adli para cezası şeklinde seçimlik olarak öngörülmesi ve aynı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” hükmü karşısında, tercih ve tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın sonradan paraya çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,

b)Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/692 Esas, 2015/888 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog