4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2012/32527 E. , 2013/17814 K.
"İçtihat Metni"
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Ümraniye 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28/05/2009 gün ve 2009/1063 esas, 2009/1100 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 13.09.2012 gün ve 2011/20348 esas, 2012/16905 sayılı kararıyla; “Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre sanık ...'ın 17.08.2010 tarihinde öldüğü, Anlaşıldığından sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde bulunmakla, 5237 sayılı TCY.nın 64 ve 5271 sayılı CYY.nın 223.maddeleri uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/10/2012 gün ve 2009/233826 sayılı yazısı ile; "Halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 322/1. maddesindeki düzenlemeye göre, " Hükme esas olarak tespit edilen vakıalara tatbikinde kanuna muhalefet edilmesinden dolayı o hüküm bozulmuş ise Yargıtay aşağıda yazılı olan hallerde kendisi davasının esasına hükmeder.” Şeklindeki düzenlemeden sonra, burada dokuz nedene dayalı olarak Yargıtay’ın kendisinin davanın esasına hükmedeceği açıklanmıştır.
Kanunun bu düzenlemesine göre, Yargıtay'ın davanın esası hakkında bir karar verebilmesi için öncelikle yerel mahkeme tarafından verilen hükmü bozması gerekir; ortada mahkemesince verilmiş bir karar dururken Yargıtay’ca yeni bir karar verilemez. Çünkü, Yargıtay'ın işin esası hakkında karar vermesiyle, yerel mahkemenin direnme yetkisi elinden alınmaktadır. Zira, CMUK’un 326/3. maddesindeki düzenlemeye göre, "Yargıtay'dan verilen bozma kararına mahkemelerin ısrar hakkı vardır"; Oysa düşme ya da düzelterek onama gibi kararlarda, yerel mahkemeler direnememektedirler. Yerel mahkemenin kararı bozulmadığından, hukuken varlığını sürdürdüğünün de kabulü gerekmektedir. Esas olan Özel Dairenin yerel mahkeme kararını bozması veya onamasıdır. Ölüm veya zamanaşımı nedeniyle düşürme kararı bozma üzerine verilebilecek ikincil kararlardandır. Yerel mahkemece verilen temyize esas olan karar hakkında bozma kararı verilmeden, düşme kararının verilmemesi gerekir. Özel Daire dışında diğer Yargıtay Ceza Daireleri ile Ceza Genel Kurulu sanığın ölümü veya zamanaşımının dolması durumlarında öncelikle yerel mahkeme tarafından verilen hükmün bozulmasına karar vermekte, daha sonra ise kamu davasının ölüm veya zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermektedirler. Ceza Genel Kurulunun 03.04.2012 tarih 2011/3-422 esas ve 2012/132 karar sayılı, 06.03.2012 tarih 2011/1-379 esas ve 2012/77 karar sayılı, 17.04.2012 tarih 2011/2-563 esas ve 2012/161 karar sayılı ilamları bu şekildedir. ./.. -2-
Bu itibarla itirazın kabulüne, yerel mahkeme hükmünün sanığın temyiz aşamasında ölmüş olması nedeniyle öncelikle bozulmasına, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu konuda 1412 sayılı CYUY’nın, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCY’nın 64 ile 5271 sayılı Yasanın 223. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle,
1.İtirazımızın KABULÜNE,
2.Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13/09/2012 gün ve 2011/20348 Esas, 2012/16905 Karar sayılı düşme ilamının KALDIRILMASINA,
3.Ümraniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin sanık ... hakkındaki 28/05/2009 gün, 2009/1063 esas ve 2009/1100 karar sayılı hükmünün, sanığın ölmüş olması nedeniyle öncelikle BOZULMASINA,
4.TCK’nın 64/1 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince açılan kamu davasının sanığın ölümü nedeniyle DÜŞMESİNE,
5.Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise, itirazın incelenmesi bakımından 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine, Karar verilmesi İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 13.09.2012 gün ve 2011/20348 esas, 2012/16905 karar sayılı düşme kararının KALDIRILMASINA,
Ümraniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2009 gün ve 2009/1063 esas, 2009/1100 karar sayılı hükmünün, sanık ...’ın 17/08/2010 tarihinde ölmüş olması nedeniyle BOZULMASINA,
Ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu konuda, zoralımına karar verilmesi gereken bir eşya ya da maddi menfaatin bulunmadığı da göz önüne alındığında, 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının TCK’nın 64 ile 5271 sayılı CMK’nın 223. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...