10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2022/14937 E. , 2024/392 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/316 Esas, 2021/575 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.09.2022 tarihli ve 2021/27532 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/126507 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/126507 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine karar verilmekle birlikte hakkında ikinci kez mükerrir olduğundan bahisle tekerrür hükümleri uygulanmış ise de, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenleme karşısında, tekerrüre esas alınan anılan Mahkemenin 29.05.2019 tarihli ve 2019/131 Esas, 2019/594 Karar sayılı kararında, aynı Mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2016/46 Esas, 2016/466 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alındığı, 24.05.2016 tarihli bu ilama yönelik yapılan kanun yararına bozma başvurusu üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26.02.2020 tarihli ve 2019/3928 Esas, 2020/1237 Karar sayılı ilamı ile sanığın denetim süresi içerisinde işlediği suçun uyuşturucu madde kullanma suçu olmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanamayacağı gerekçesiyle, anılan hükmün bozulmasına ilişkin karar verildiği, bu haliyle sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği, dolayısıyla ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 04.01.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma usçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2020 tarihli ve 2020/14995 Soruşturma, 2020/1519 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin 11.02.2021 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve uyuşturucu kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2021 tarihli ve 2020/14995 Soruşturma, 2021/14326 Esas, 2021/10154 sayılı iddianamesi ile İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. İzmir 24.
Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.09.2021 tarihli ve 2021/316 Esas, 2021/575 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.09.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
D. Sanık hakkında ikinci kez mükerrir olduğundan bahisle tekerrür hükümleri uygulanmış ise de, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenleme karşısında, ikinci kez tekerrüre esas alınan İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli ve 2019/131 Esas, 2019/594 Karar sayılı kararında, aynı Mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2016/46 Esas, 2016/466 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alındığı, 24.05.2016 tarihli bu ilâma yönelik yapılan kanun yararına bozma başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 26.02.2020 tarihli ve 2019/3928 Esas, 2020/1237 Karar sayılı ilâmı ile sanığın denetim süresi içerisinde işlediği suçun uyuşturucu madde kullanma suçu olmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanamayacağı gerekçesiyle, anılan hükmün kanun yararına bozulmasına karar verildiği, bu durumda, sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği, dolayısıyla ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli ve 2019/131 Esas, 2019/594 Karar sayılı kararına karşı, tekerrür uygulaması yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi hususunda mahkemesince ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür.
E. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/316 Esas, 2021/575 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir yaptırımı gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin beşinci paragrafında yer alan, " 2.KEZ" ve "sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK'nun 58 ve 5275 sayılı yasanın 108/3.maddeleri gereğince bu cezanın infazında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.