10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/20569 E. , 2024/408 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Osmaniye 2.
Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.01.2014 tarihli ve 2013/1225 Esas, 2014/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir. Karar 17.02.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile yapılan yargılamada Osmaniye 6.
Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarih, 2014/782 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
D. Osmaniye 6.
Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarih, 2014/782 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.12.2020 tarihli ve 2020/7740 Esas, 2020/9147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca araştırma yapılması, şahit numunelerin müsaderesine karar verilmemesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması sebebi ile bozma kararı verilmiştir.
E. Bozma sonrası yapılan yargılamada Osmaniye 6.
Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2023 tarih, 2021/10 Esas, 2023/385 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; gereğinin yapılması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
B. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 17.02.2015 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 22.06.2023 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2023 tarih, 2021/10 Esas, 2023/385 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.