Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2016/976
Karar No
K. 2018/159
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2016/976
KARAR NO: 2018/159
VEKİLİ: Av. ... - Atatürk Cad. Kardeşler İş Hanı Kat:3 No:303 Osmangazi/ BURSA
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av.....- Kartaltepe Mah. Pembe Ay Sokak No: 14/7 34144 Bakırköy/ İSTANBUL
DAVA: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: 22/07/2016
KARAR TARİHİ: 07/02/2018
KARAR YAZIM TARİHİ: 15/02/2017

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İSTEM

Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile, müvekkillerinin davacı şirketin %47,80 oranında pay sahibi olduklarını, ... ve ...'in yönetim kurulu başkanı olduğunu, ... ile birlikte yaklaşık 25 yıl süreyle şirketi karlı bir şekilde gayet güzel yönettiklerini, ancak 25/06/2013 tarihli genel kurulda müvekkillerinden hiçbirinin yönetime alınmadığını, şirket yönetimine ... ... ve çocuklarının getirildiğini, yönetimi devraldıktan sonra müvekkillerinin şirket binasına dahi sokulmadığını, şirketin kar ederken zarar ettiğini, yönetim kurulu üyelerine yüksek tutarlarda huzur hakkı verildiğini, şirket cirolarının düştüğünü, genel yönetim giderlerinin şirketi zor duruma sokacak şekilde arttığını, yeni yönetimin sadece kendilerinin hissedar oldukları ... Ltd.Şti ünvanlı bir şirketin bulunduğu, davalı şirketin şubesini açarak kendilerine ait olan bu şirketi de bu adrese taşındıklarını, bu iki şirket arasında önemli ölçüde alış veriş yapıldığını, bu durumun ... A.Ş 'ye zarar verdiğini, genel gider artışının yönetim kurulu başkanı ...'in yurt dışı sehayatlerinde yaptığı şahsi harcamaları ile diğer ortakların şahsi harcamalarından kaynaklandığını, 29/06/2014 ve 07/05/2106 tarihli genel kurulda ibra edilmediğini belirterek, davalı şirket ticari şirket ve defter belgeleri üzerinde inceleme yapmak üzere özel denetçi atanmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle, açılan davayı kabul etmediklerini., davacılardan ..., ... ve ... yönünden mükerrer açılan davanın, dava şartı yokluğunden reddine karar verilmesini, davacılar ... ve ... yönünden de davanın TTK 439 /1 madde gereğince reddi gerektiğini, davacıların özel denetime müracaat edilmesi için pay sahipliği haklarının bulunması gerektiğini, şirket yönetim kurulunun kanuna ve esas sözleşmeye nasıl aykırı hareket ederek şirketi zarara uğrattığının ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Davacılar TTK 438 maddesi gereğince özel denetçi atanmasını talep etmişlerdir. Davacılar davalı şirketin hissedarlarıdır.Davacıların hisseleri toplamı şirketin toplam hissesinin %10 unu aştığından TTK 439 maddesi uyarınca davacıların özel denetçi tayini talebi haklarının ve dolayısıyla dava şartının bulunduğu anlaşılmıştır.

Davalı tarafından derdestlik itirazında bulunmuş ise de; mahkememize açılan 2016/684 esas sayılı doyasında davacılar ... , ..., tarafından davalı şirkete yönelik olarak TTK 437/2 maddesi gereğicne bilgi alma hakkının kullanılmasına izin verilmesi yönünde dava açıldığı, eldeki görülmekte olan davanın ise;

TTK 438 madde gereğince özel denetçi atanmasına yönelik olduğu,bu nedenle her iki davanın konusunun da aynı olmaması nedeniyle derdestlik itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Davacılar vekili;şirketin yönetim gederleri,huzur hakkı ve şirket yöneticilerinin şahsi harcamaları,davalı şirketin İstanbul'a şube açması ve sadece şirket yöneticilerinin ortağı olduğ ... Ltd Şti'nin merkezini Bursa'dan buraya taşıyarak şirkete ek külfet getirmesi,... Ltd Şti ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı şirketin zarara uğradığı,şirket yöneticisi ortaklar ile şirket arasındaki gayrı resmi alacak borç ilişkisi ve davalı şirketin kar ederken zarara geçmesi hususlarında özel denetçi tayin edilmesini talep etmiştir.

Alınan bilirkişi raporunda; davalı şirketin yeni yönetim kadrosunun, kendi yönetim ve organizasyon yapısını kurmak üzere yapmış olduğu desen alımları, yeni makine alımları vb. gider kalemlerinin yüksekliği ve optimal üretim /satış miktarını yakalayamamış olması nedeniyle 2015 yılında zarar etmiş olduğu, ancak 2016 yılında organizasyon yapısının oturmaya başladığı, şirketin brüt satışlarının 19.836,010,14 TL 'den 32.673.607,46-TL 'ye yükseltildiği, hem yurt içi satışlarını arttırdığı, hemde yurt dışı piyasalarında kendisine daha fazla pazar yaratmaya başladığı, 2015 yılında toplam satışları içerisinde %17,32 olan yurt dışı satışlarının 2016 yılında %29,82 düzeyine yükseldiği, bununla birlikte 2016 yılında dönem net karının 1.147.259,94-TL olarak gerçekleştiği, karlılık, yönetimin almış olduğu kararlar ve bu kararlar doğrultusunda geliştirip , uyguladığı politikalar sonucu gerçekleşeceği, 2015 yılı zararının yeni yönetimin politikalarını geliştirme ve uygulamaya geçirme döneminin sancıları olarak yorumlanması gerektiği,davalı şirket yeni yönetiminin , yönetim anlayışını ve hedeflerini özellikle yurtdışı piyasalar üzerine kurduğu ve bu yönde yaptığı değişiklikler ve yatırımlar nedeni ile 2015 yılında şirketin zarar ettiği, ancak 2016 yılında hedeflerini yakalamak konusunda olumlu gelişmeler kaydedildiğinin bildirildiği görülmüştür.

Alınan bilirkişi raporu kapsam ve nitelik itibarıyla hüküm vermeye yeterli görülmediğinden tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden davalı şirketin 2015 yılı ticari defterleri ve bağlı kayıtları ile dosya üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak konusunda uzman SMM bilirkişiden rapor aldırılmıştır.

Alınan 30/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda; 2015 yılında davalı şirketin 19.379.903,00 TL net satış yaptığı, bu seviyede satış yapılan firmanın yönetim kurulu üyeleri için aylık 12.000,00 TL , başkana, 15.000,00 TL huzur hakkı verilmesinin abartılı olmadığı, bu cirolardaki firmanın yönetim kurulunun bu seviyede maaş alabileceğini, şirketin yönetim giderleri, şirket yönetiminde bulunan ortakların aldıkları hakkı huzur ve şirket yöneticilerinin harcamalarına ilişkin defter üzerinden incelenmiş ayrıntı bulunmadığı için bu rakamın nelerden oluştuğunun tespit edilemediği,satış kar oranının %11 seviyelerinde olup, bu oranın düşük olduğunu, defter kayıtlarına göre 2015 yılındaki seyahat masrafları 215.000,00 TL olup, bu rakamın kabul edilebilir bir rakam olduğu, yurt dışı gezisinde yeni sipariş teklifinin gelmesinin beklenemeyeceği, bu gezilerden ne gibi sonuçlar alındığı ve ne kadar masraf yapıldığı, olumlu mu olumsuz olduğu eldeki belgeler ve defterlerle tespit edilecek bir durum olmadığını, bu tür iddiaların özel denetçi atanmasına gerektirmeyeceği, şirketin 2015 yılı ödenmiş sermayesinin 2.100.000,00 TL olduğu, öz sermayesinin son 3 yıl zararları düşüldükten sonra 11.225.170,00 TL olduğu, mali kredilerin çok düşük ve kredi faizlerinin emsal firmalara göre oldukça az bir seviyede 190.000,00 TL olarak gerçekleştiği, kamu borcunun olmadığı, ortaklara borç alacak bulunmadığı dolayısıyla şirketin ... Ltd.Şti ile olan ticaretinin transfer fiyatlandırması ve haksız rekabet açısından incelenmesi gerektiği haricinde özel denetçi atanmasına gerek olmadığı görüş ve kaanati bildirilmiştir. TTK Madde 438/1 maddesinde, "Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir..."

2.maddesinde ise; "... Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir..." hükmü yer almaktadır.

30/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda,davacının 5 ayrı başlık altında talep ettiği denetçi tayini isteminden sadece davalı şirketin ... Ltd Şti ile olan ticaretinin fiyatlandırılması ve haksız rekabet açısından özel denetçi tayini gerektiği hususunda rapor vermiştir.

Davacı vekili bu rapora karşı sunmuş olduğu 08/11/2017 tarihli beyan dilekçesinde,dilekçenin özü kısmında bilirkişi raporuna bir itirazının olmadığını belirtmiş,içerik kısmında ise bilirkişinin şirketin 2010,2011,2012,2013 yıllarında kar ederken,2014,2015 yıllarında zarara geçmesi nedeniyle özel denetçi tayin edilmesini isteyerek, dava dilekçesindeki taleplerini daraltmış, bu bakımdan davalı lehine usulü müktesep hak doğmuştur. Davanın bu aşamadan sonra davacının bu talebine münhasıran incelenmesi gerekmektedir.

Bilirkişinin 30/10/2017 tarihli raporunda da belirtildiği üzere; davalı şirketin ortaklara borcunun olmadığı,temin ettiği kredilerin düşük miktarlı ve faizli olduğu, kamu borcunun olmadığı, ticari hayatta şirketlerin zaman zaman kardan zarara, zarardan kara geçmesinin normal olduğu belirtildiğinden davacıların bu konudaki özel denetçi tayini talepleri yerinde görülmemiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın reddine,

2.Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 35,90 TL harçtan peşin alınan 29,20- TL harcın mahsubu ile bakiye 6,70-TL harcın davacılardan tahsiline,

3.Davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı vekili yararına ölçümlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davalı tarafından yapılan gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından kalan tutarın istek halinde ve hüküm kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/02/2018 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog