8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/7573 E. , 2023/10327 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıclık suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur.
2.İstanbul (Kapatılan) 71. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli, 2014/1409 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararı ile sanığın, etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 10 ay 25 gün hapis ve 825,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 10 ay 25 gün kısa süreli hapis cezasının, 8.125,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, dolandırıcılık suçundan ise 4 ay 5 gün hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Sanık müdafii 11.04.2016 tarihli temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep bildirmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın yetkilisi olduğu şirketten aranan mağdura "Düzenli kredi kart ödemelerinden dolayı hatta tanımlanan 200TL'lik konuşma paketi kazandığı" söylenerek kart bilgilerinin alındığı ve akabinde kartından 958,00 TL harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2.Mağdura ait HSBC Bankası 5504 **** **** 4972 numaralı kredi kartından, ... isimli iş yerinden, 958,00 TL'lik harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.
3.Katılanı arayan 0212 709 94 94 numaralı hattın çağrı merkezi olarak faaliyet gösteren ... Teknoloji Pazarlama İç ve Dış Ticaret Limited Şirketine ait olduğu tespit edilmiştir.
4.Mağdur alınan beyanında "Olaydan 6 ay sonra 958 TL'lik zararının karşılandığını" beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Başkasına Ait Banka Veya Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama Suçuna İlişkin;
1.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosyadaki olgular itibari ile; sanığın yetkilisi olduğu şirket adına kayıtlı 0212 709 94 94 numaralı hattan aranan mağdura ""Düzenli kredi kart ödemelerinden dolayı hatta tanımlanan 200TL'lik konuşma paketi kazandığı" söylenerek kart bilgileri ve şifresinin alındığı, akabinde, HSBC Bankası 5504 **** **** 4972 numaralı kredi kartından, ... isimli iş yerinden, 958,00 TL'lik harcama yapıldığı sabittir.
Sanık her ne kadar "Çağrı Merkezi işlettiğini, ürün tanıtımı yaptıklarını, müşteri kabul edince de satış yapıldığını" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketinde bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu, yine aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Diğer Yönlerden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği ve hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Dolandırıcılık Suçuna İlişkin;
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Banka veya kredi kartının, kanunlarda suç olarak düzenlenen eylemlerle ele geçirilmesi ve şartların varlığı halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrasındaki suçun yanında ayrıca hırsızlık, dolandırıcılık ya da yağma gibi suçların oluşabileceğinin kabul edildiği nazara alındığında;
Sanığın, mağdura ait kredi kartını alarak zilyetliğine geçirmeksizin, maddi değeri olmayan kredi kartı bilgilerini telefon vasıtası ile öğrenme şeklindeki eyleminin, banka veya kredi kartı bilgilerinin kişisel veri niteliğinde olması nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 136 ncı maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, ancak somut olaydaki gibi, bu bilgilerin kullanılarak haksız yarar sağlanması durumunda ise geçitli suç özelliğinden dolayı sadece 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçun oluşacağı gözetilmeden; sanık hakkında ayrıca dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Başkasına Ait Banka Veya Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama Suçuna İlişkin;
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul (Kapatılan) 71. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli, 2014/1409 Esas, 2016/239 Karar sayılı sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Dolandırıcılık Suçuna İlişkin;
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul (Kapatılan) 71. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli, 2014/1409 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.