16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO 2023/1864 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/10/2023
NUMARASI: 2023/1016 E. - 2023/951 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıların açtığı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitini, takibin tedbiren durdurulmasını, davalılar adına %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini beyan ve iddia etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2023 tarihli 2023/1016E. - 2023/951K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; iş bu davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava dilekçesi içeriğinde arabulucuk dava şartının gerçekleştiğine ilişkin açıklama olmadığı, delil olarak da arabuluculuğa dayanılmadığı" gerekçesiyle TTK 5/A-1 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava açılırken arabuluculuğa başvurulmadığını, zira menfi tespit davasında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmanın dava şartı olmadığını, bir para alacağı veya tazminat davalarında arabuluculuğun dava şartı olduğunu,Menfi tespit davasının HMK'nun 106. ve İİK'nun 72. maddesi uyarınca özel bir tespit türü olduğunu, borçlu olunmayan kısımla ilgili olumsuz bir hüküm kurulduğunu, ifa imkanı tanınmayan bir tespit hükmü niteliğinde olduğunu,TTK'nun 5/A maddesi uyarınca bir miktar paranın ödenmesi, alacak ve tazminat taleplerinin dava açılmadan önce arabuluculuğa tabi olduğunu, menfi tespit davasının da "alacağa bir an önce kavuşma" gerekçesi ile arabuluculuğa tabi olduğunun gerekçesi olamayacağını, Arabulculuk dava şartı yargılama sırasında da giderilebilecek bir eksilik olup, Mahkemece bu konuda süre verilmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesinin de usule, yasaya ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu belirterek, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2023 tarihli 2023/1016 Esas, 2023/951 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilerek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE G E R E K Ç E:Dava; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından dolayı davalıya 2.994,000 TL'si asıl alacak olmak üzere, toplam 3.414.103,32 TL borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Davacı tarafça dosyaya hiçbir delil sunulmamıştır. Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinde “Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” düzenlemesinin yer aldığı, buna göre dava konusu menfi tespite ilişkin uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmıştır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde "davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü bulunmaktadır. Dosya incelendiğinde; davacı vekilinin dava dilekçesine arabuluculuk tutanağını eklemediği, istinaf dilekçesi ile açıkça dava açılmadan önde arabuluculuğa başvurmadıklarını beyan ettiği, bu eksikliğin dava açıldıktan sonra giderilmesinin mümkün olmadığı, dava açılmadan önce bu konudaki dava şartı yerine getirilmeden davanın açıldığı anlaşıldığından,
TTK'nun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 06/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.