Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/681
Karar No
K. 2023/839
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/681 Esas
KARAR NO: 2023/839
DAVA: Alacak, Maddi ve Manevi Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/10/2019
KARAR TARİHİ: 08/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak, Maddi ve Manevi Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde; malikleri, davalılar olan İzmir İli, Urla İlçesi ... Mevkiinde bulunan... parsel sayılı taşınmazlarda inşaa edilecek yapıyla ilgili projenin tüm alanlarındaki inşaatların, iç cephe alçı sıva, saten, dış cephe, kaba, ince sıva, dış cephe beton yüzeylerinin ısı izolasyon, iç ve dış cephe boya, seramik, şap, alçıpan, asma tavan, boardex giydirme ve kaplama gibi tüm ince imalatlarının anahtar teslimi imali konusunda, müvekkili ile davalı... Şirketi arasında 21.05.2018 tarihinde yazılı sözleşme ile tutanaktır başlıklı barter ve imalat icmali sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme ile işin bitirilme ve iş teslim tarihinin 31.12.2018 olarak belirlendiğini, davalılar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi mevcut olduğunu, sözleşmelerin akdedilmesinden sonra işe başlama aşamasında davalı şirketçe, müvekkiline verilmesi gereken sözleşmenin 3. maddesi kapsamında belirlenen ve sözleşmeye ek 4 olarak ekleneceği belirtilen ayrıntılı iş programının müvekkiline verilmediğini, imalat yapılacak alandaki müvekkilinin işe başlama koşullarının hazır edilmediği halde fiili bir durum yaratılarak, kısmi iş tesliminin yapıldığını, bu vaziyetle davalı şirketçe kendilerine güven duyulması telkinleri ile başlanan imalat işlerinin, davalı şirketin işin aşamalarında aynen devam eden, müvekkilinin imalat yapacağı alanları müvekkiline hazır etmemek, sözleşme dışı bahçe duvar işlerinin müvekkiline yaptırılması, bir kısım devlet yetkililerinin özel işlerin bila bedel müvekkiline sözleşme dışı zoraki yaptırılması gibi keyfi sebeplerle müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği imalatlarını yapmasına engel olunduğunu, müvekkilinin üstlendiği edimlerini yerine getirebilmesi için kendi imalatlarının bitmesini beklemeye müvekkilinin mecbur bırakıldığını, kendi imalatları esnasında da müvekkiline parça parça olan işleri düzensiz ve programsız olarak yaptırdıklarını, davalı şirketin, müvekkili tarafından imalatı yapılarak teslim edilen alanlarda da, yasal ya da yasal olmayan yollarla proje revizesi yaparak, müvekkili tarafından teslim edilen alanları kırarak, ortadan kaldırarak, tahrip ederek yada projede olan olmayan başkaca yeni duvarlar yaratarak, zamansız, plansız, programsız ve düzensiz olarak bu alanların imalini de müvekkilinden istediğini, davalının plansız, programsız, koordinasyonsuz bazı alanlarda yasal olmayan kendi geri kalan eksik imalatlarından kaynaklanan büyük aksaklıkların müvekkili ile yapılan çalışma programlarının kendileri tarafından sürekli ertelenmesine veya revize edilmesine yol açtığını, bu şekilde davalı şirketin ağır kusurlu davranışlarından kaynaklanan ve müvekkilinin kendi imalatının süresinde tamamlanmasını mümkün kılmayan sebeplerin varlığının davalı şirket yetkililerince kabul edilmesi nedeniyle 2018 Aralık ayı başlarında davalı şirket yetkilileri ile müvekkilinin katılımları ile müşterek toplantılar yapıldığını, yapılan bu toplantılar doğrultusunda e posta, whatsapp ve sms yolu ile yapılan yazışmalarla doğrudan telefon görüşmeleri yolu ile varılan anlaşmalar sonucunda, davalı şirket tarafından yapılması gereken blok imalatının, duvarlarının, elektrik ve su tesisatlarının, mekanik sistemlerinin, havalandırma sistemlerinin tamamlanması, klimaların takılması, o tarihe kadar hiç yapılamamış iki adet çatı imalatlarının en kısa sürede tamamlanarak müvekkilinin imalatına hazır hale getirilmesi, kesin teslim ve boya işleri için mobilya işlerinin bitirilmesini müteakip müvekkili ile koordineli olarak işin devam ettirilmesine ve işin durumuna göre 2019 Yılı Mart, Nisan veya Mayıs Ayları sonlarına kadar uzatılarak bitirilmesi hususunda birlikte karar alındığını, teslim süresi bu süreye kadar uzatılmış olduğunun buna uygun yeni iş planları yapılmasının taraflarca kabul edildiğini, bu kararlara dayalı olarak müvekkili tarafından imalata devam edilmesi aşamasında davalı şirketin, müvekkilinin tüm malzeme ve ekipmanlarına cebren el koyarak, müvekkilinin ve çalışanlarının inşaat alanına girmesine yasak koyduğunu, müvekkilini ve çalışanlarını inşaat alanından çıkardığını ve yeniden girmelerine de müsaade etmediğini, davalı şirketin, müvekkiline atfedilmeyecek kusurlar ile müvekkilinin imalatına engel olması yanında, neredeyse müvekkilinin tüm hak edişlerini keyfi olarak dilediği metrajda, fiyatta belirleyip kesintiler yapmak suretiyle tanzim etiği gibi hak edişlerinin de zamanında ve tam olarak müvekkiline ödenmediğini, yapılan cüzi ve keyfi miktar ödemelerin belirsiz periyotlarla yapıldığını, bu yolla müvekkilinin sürekli alacaklı halde tutulmasıyla yaratılan bu durumun davalı şirketin keyfi muamelelerinin müvekkiline yönelik tazyik aracı olarak kullanıldığını, davalı şirketin hukuka, sözleşmeye, ticari örf ve adete, hakkaniyete aykırı tutum ve davranışları ile müvekkilinin imalatını aksatan, engelleyen bazen tamamen durduran, v...siz ilerlemesine sebebiyet veren eylemleri yanında, sözleşme ile belirlenen işin teslim süresi henüz uzatılmışken ve en önemlisi sözleşme süresinin sözleşme ile belirlenen teslim tarihi de henüz dolmadan müvekkili ve çalışanlarına sahaya girme yasağı koyması ile müvekkilinin malzemelerine el koyması nedeniyle henüz sözleşme süresi sonu beklenmeden müvekkili tarafından 28/12/2018 tarihli ihtarname keşide edilerek sözleşmeye ve kabul edilen yeni iş planlarına, hukuka aykırı davranışların sona erdirilmesi, belirlenen yeni çalışma programı kapsamında müvekkilinin imalatına devam etmesine izin verilmesi, hak ediş bedellerinin ödenmesi, el konulan müvekkiline ait veya kiraladığı inşaat malzemesi ve aletlerinin müvekkiline iade edilmesinin talep ve ihtar edildiğini, bu ihtarnameden bir gün önce davalının 27/12/2018 tarihli ihtarnameyle yaptığı fesih bildiriminin 04/01/2019 tarihinde tebliği ile müvekkili tarafından öğrenildiğini, ihtarnamede fesih sebebinin, imalatların, sözleşme ile belirlenen teslim süresinde bitirilerek tesliminin yapılmadığı, imalatların sözleşme proje ve teknik şartname ile belirlenen şekil ve kalitede olmadığı olarak gösterildiğini ve müvekkiline verilen ince imalatlara kendilerinin devam edeceklerinin ve bu nedenlerle sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, ayrıca 27/12/2018 Tarihine kadar olan müvekkilinin hak edişlerinin düzenlenerek kendilerine gönderilmesinin de talep edildiğini, müvekkili tarafından, fesih gerekçelerinin kabul edilmemesi kaydı şartı ile düzenlenen ve keşide edilen ihtarname ile 27/12/2018 tarihine kadar olan son hak edişlerin gerek kargo, gerekse e posta ve whatsapp mesajları yolu ile ıslak imzalı asıl ve dijital kayıtlar olarak davalı şirkete ve vekiline ulaştırıldığını, davalı şirket vekili tarafından keşide edilen 14/01/2019 tarihli ihtarname kapsamında, önceki ihtarnamedeki fesih gerekçeleri yanında bu defa hak ediş raporlarında belirlenen metraj ve birim fiyatlarının, sözleşme ile belirlenen metraj ve birim fiyatları ile örtüşmediğinin ileri sürülerek kendileri tarafından yapılan sözde ödemelerin hakkedişlerde dikkate alınmadığının bildirildiğini, bu süreçte davalı şirketin, müvekkilini ve çalışanlarını sahaya almamaya devam ettiğini ve kendisinin sahadaki faaliyetine kısmen devam ederek fesih sebebi olarak gösterilen ancak gerçeği yansıtmayan gerekçeleri müvekkili ile arasında çıkması muhtemel ihtilaflarda gerçekmiş gibi gösterebilmek için mevcut durumu kendi lehlerine değiştirmeye başlaması üzerine, inşaatın mevcut durumunun resim, video yolu ile kayıt altına alınması, inşaat ve muhasebe bilirkişisi tarafından bilirkişi incelemesi yapılarak derhal tespiti için 21.01.2019 tarihinde Urla Asliye Hukuk Mahkemesine delil tespiti davası açıldığını, 03.05.2019 tarihli bilirkişi raporu düzenlendiğini, raporda yazılı tespitlerin yapılarak sözleşme birim fiyatlarının toplam 2.094,188,62 TL KDV HARİÇ olarak hesaplanan tabloda belirtilen rayiç fiyatlar ile uyumlu olduğunun, müvekkilinin imalatlarının sözleşme birim fiyatları ile hesaplanmasında işçilik ücretleri toplamının 612.749,91 TL ile malzeme ücretleri toplamının 1.481.438,71 TL olmak üzere toplam 2.094.188,62 TL KDV Hariç olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin davacıya ait olan ve davalı tarafından el konulan konteynerlerin varlığını ve miktarı, müvekkilinin zilyedindeki müvekkilin kiraladığı dış cephe iskelesinin inşaat alaında kurulu halde ve davalı şirket kullanımında olduğu, inşaat sahasında müvekkile ait olan malzemelerin stoklandığı ve keşiften sonra bu malzemelerin davalı tarafından saha içine alınarak kullanıldığının görüldüğü yönündeki husuların bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen 27/12/2018 tarihli ihtarnamede belirtilen fesih gerekçelerinin tümünün bilirkişi raporu ile aksinin kanıtlandığını, buna göre feshin, haksız fesih olduğunun kanıtlandığını, haksız feshe rağmen müvekkilinin sözleşmeden dönmediğini, çalışmaya devam edip, işleri tamamlayacağını bildirdiğini, ancak davalı tarafından bu durumun kabul edilmeyerek müvekkilinin ve çalışanlarının sahaya alınmadığını, müvekkilinin yüklendiği edimleri TBK'nun 471. maddesine uygun olarak iş sahibi davalı şirketin haklı menfaatlerini gözeterek, basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun olarak sadakat ve özenle edimini ifa ederken iş sahibi davalı şirketin Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin ...ş numaralı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi ile de tespit edildiği üzere hem alt yüklenici müvekkilinin edimini ifasının devamı için üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek sözleşmenin devamını imkânsız kıldığını, hem de iş sahibinin asli sorumluluğu olan bedel ödeme borcunu yerine getirmeyerek sözleşmeye ve hukuka aykırı davranarak müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, müvekkilinin yaptığı işleri görmezden geldiğini, TMK'nun 2 ve 3. maddelerine açıkça aykırı davrandığını, haklı ve geçerli bir sebebi olmamasına rağmen müvekkilini ve çalışanlarını iş sahasına almayarak müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, müvekkilinin hak edişlerini ödemeyerek çalışanlarının ücretlerini ödeme konusunda sıkıntıya düşmesine sebep olarak ticari hayattaki itibar ve güvenilirliğinin azalmasına neden olduğunu, bu nedenle müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararların, elde etmeyi beklediği ancak elde edemediği karın, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacaklarnın tazmininin gerektiğini, bunun yanında müvekkilinin, her iki parsel üzerine yapılan inşaatlara, iyi niyetle malzeme ve işçilik hasretmesi nedeniyle kötü niyetli arsa sahibi davalılardan TMK'nun 722. maddesi kapsamında iyi niyetli malzeme ve işçilik sarf eden malik olarak sarf ettiği miktar malzeme ve işçilik tutarı alacak bakımından, müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları alacağının bulunduğunu, bu alacağın müvekkili tarafından proje alanına sarf edilen malzeme ve işçilik ücretleri gibi davalı şirketin haksız fesih tarihine kadar olan müvekkilinin hak edişleri olup, müvekkilinin, davalı şirketten olan alacağından bağımsız bir alacak olmayıp, davalıların sorumluluğunun bir başka hukuki dayanağını, davalı meslek odasının bu taleplerine müşterek ve müteselsil sorumluluğunun kapsamını ifade ettiğini, davalı esnaf odasına 28.05.2019 tarihli ihtarname gönderildiğini, KDV dahil 2.471.141,87 TL tazmin edilmesinin veya aynı gerekçelerle ince imalat bedelinin bir kısmının barter olarak belirlenen KDV dahil 850.000 TL değerin, müvekkilinin malzeme ve işçilik bedelleri toplamı KDV dahil alacağı olan 2.472.141,87 TL den mahsup edilerek kalan 1.621.141,87 TL alacağın müvekkiline ödenmesi ile birlikte...numaralı dairenin mülkiyetinin müvekkiline devredilmesinin, aksi halde müvekkilinin tüm zararlarının karşılanmasının talep edilebileceğinin ihtar edilerek yedi gün süre verilmesine rağmen davalı Esnaf Odasının hiçbir girişimde bulunmaması nedeniyle kötü niyetli hale geldiğini, bu nedenlerle müvekkilinin, kötü niyetli malik davalılar arsası üzerine iyi niyetli malzeme ve işçilik sarf eden olarak, davalıların maliki bulundukları arsa üzerine inşa edilen yapılara müvekkili tarafından sarf edilen malzeme ve işçilik tutarı olan alacağının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiğini, müvekkilinin, davalıların haksız ve kötü niyetli davranışları sebebiyle önemli ölçüde maddi ve manevi zarara uğradığını bildirmiş, davalıların maliki bulunduğu taşınmaz arsası ve inşa edilen bağımsız bölümler üzerine teminatsız olarak taşınmazla üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından şimdilik dava değeri üzerinden ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalı ... Şirketinin 31.12.2018 tarihinden, davalı Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının kendisine gönderilen ihtarnamede belirlenen sürenin sonundan itibaren işleyecek reeskont faiziyle ile birlikte, davacının, davalıların maliki olduğu arsa üzerine iyi niyetle yaptığı imalatta kullanılan malzeme ve işçilik bedellerinin tespiti ile şimdilik 350.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıya sözleşme dışı yaptırılan imalatlarla ilişkin malzeme ve işçilik bedelinin tespiti ile şimdilik 10.000.TL'sinin 31.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle ile birlikte davalı.... Şirketinden tahsiline, davacı tarafından kiralanan ve davalı şirket tarafından el konulan sıva iskelelerinin iade edilmesine, iadesinin mümkün olmaması halinde değerinin tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL bedelinin 31.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı... Şirketinden tahsiline, iskelelerin davalı şirket tarafından zorla tutulması sürecinde davacının ödemek veya borçlanmak zorunda kaldığı sıva iskelesi kira bedellerine mahsuben şimdilik 1.000,00 TL haksız kullanım bedeli ile davalı şirket tarafından haksız olarak el konulan ve kullanılan konteynerlerin iade edilmesine veya bedeli olan şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsiline, değerinin tespit edilmesine, konteynerlerin davalı şirkette haksız olarak kaldığı süre için şimdilik 1.000,00 TL haksız kullanım tazminatı olmak üzere toplam 4.000,00 TL’nin, davalı şirketten tahsiline, davalı şirket tarafından cebren el konulan davacıya ait imalatta kullanılan bütün malzemelerin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL malzemeler bedelinin 31/12/2018 tarihinden tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı.... Şirketinden tahsiline, davalı şirketin sözleşmeyi haksız feshetmesinden ve barter dairenin teslim edilmemesi ile diğer tüm sebeplerden kaynaklanan davacının tüm zararlarının tespiti ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın ihtarname temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle ile birlikte davalı.... Şirketinden tahsiline, davalı şirketin, davacının ticari itibar ve güvenirliliğini zedelemesi, davacıyı asılsız olaylarla suçlayıp, haksız isnat ve suçlamalarla karşı karşıya bırakmasından kaynaklanan davacının manevi zararları için 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı.... Şirketinden tahsiline, davacı tarafından, davalı şirkete gönderilen ihtarnamelerin, hak edişlerin kargo gönderi ücretleri toplamı olan 421,43 TL’nin 31.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle ile birlikte davalı.... Şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı İzmir Şöförler ve Otomobilciler Esnaf Odası vekili, cevap dilekçesinde; müvekkilinin inşaatın yapıldığı taşınmazların maliki olup, alınan karar gereği davalı şirket ile 29.08.2016 ve 23.02.2018 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmeleri yaptığını, taşınmaz üzerinde CasamarinSuit isimli projenin gerçekleştirildiğini, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirildiğini, sözleşmenin sona erdirildiğini ve 19.08.2019 tarihli teslim tesellüm tutanağı ile teslim alınarak sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmesine bağlı olarak ibra edildiğini, müvekkilinin, davacı ile davalı şirket arasında yapılmış olan taşeronluk sözleşmesinden ve bu sözleşmenin fesih edilmesinden haberdar olmadığını,

TBK'nun 356. maddesi uyarınca davalı şirketin işi bizzat yapmak veya kendi idaresi altında yaptırmak zorunda olup, sözleşmenin 13/1. maddesi gereğince sözleşmeden kaynaklanan edimlerini müvekkilinin izni olmadan üçüncü şahıslara devretmesinin yasak olduğunu, dava dilekçesindeki müvekkiline yönelik TMK'nun 722. maddesi kapsamındaki iddiaların davacının, davalılar arasındaki sözleşmeden haberdar olması ve davalı şirketin malik olduğunu bilmesi yanında müvekkilinin de malik olduğunu bildiği halde müvekkilinin onayını almaksızın sözleşmeyi imzalaması ve inşai faaliyetlerde bulunması karşısında iyi niyetli olarak kabul etme olanağının bulunmadığını, davacının herhangi bir tasarrufta bulunması konusunda müvekkilinin izninin bulunmadığını, davacı tarafından gerçekleştirildiği belirtilen inşai faaliyetlerinin müvekkiline ait taşınmaza mı, davalı şirkete ait olan taşınmaza mı yapıldığının da belli olmadığını, davalı şirketin, davalılar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak yetkisi olmadan işi alt yükleniciye devretmiş olup, bu davranış sözleşmenin müsbet ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiğinden davacının, müvekkiline verdiği bir zarar var ise bu zararlar yüzünden de ayrıca TBK'nun 112. maddesi gereğince sorumluluğunun bulunmadığını, davacının yaptığı imalatların kendisi tarafından gerçekleştirildiği ve bu imalatlara ilişkin hesaplamaları yapabilecek konumda olması nedeniyle alacak ve zarar taleplerinin somutlaştırması gerektiğini, iddiaların yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin yerinde olmadığını bildirmiş, davacının, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı... Yapı..Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin İzmir Urla'da,... isimli projenin müteahhiti olup, davacı ile düzenlenen 21.05.2018 tarihli sözleşme ile davacının projenin malzemeli ve işçilikli projesine uygun şekilde tüm ince imalatların anahtar teslimi yapımı işini üstlendiğini, sözleşmenin 9. maddesine göre işin teslim süresinin 31.12.2018 olduğunu, ancak, işin geldiği aşama itibarıyla, davalı tarafından işin teslim tarihinde tamamlanamayacağının anlaşıldığını, diğer yandan davacı tarafından imal edilen işlerin sözleşme, proje ve teknik şartnamede kararlaştırıldığı şekil ve kalitede olmadığının tespit edildiğini, sözleşmenin 10. maddesi hükmü uyarınca işin geç ve sözleşmeye, projeye ve teknik şartnameye aykırı ifası sebebiyle müvekkili tarafından özellikle sözleşmenin 23. maddesinde sayılan hakları ile, sözleşme ve mevzuattan kaynaklanan gecikme tazminatı, cezai şart da dahil olmak üzere her nevi zarar ve ziyan hakkı saklı kalmak üzere sözleşmenin 27.12.2018 tarihi itibari ile feshedildiğini, fesih bildiriminde ayrıca davalı tarafın son ve kesin hak edişini bildirmesi ve yedi gün içinde davalı tarafça hukuki ve fiili takyidattan ari şekilde şantiyeyi terk etmesinin talep edildiğini, projenin, müşterilere teslim süresinde gecikmeye düşme tehlikesi altında olan müvekkilinin, Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası ile inşaatın halihazırdaki durumu ve tamamlanan işlerin tespitini talep ettiğini, bu konuda bir bilirkişi raporu tanzim edildiğini, takiben eksik kalan işlerin müvekkili tarafından tamamlanmak üzere işe başlandığını ve tamamlandığını, fesih bildiriminden sonra, davacı tarafça 28/12/2018 tarihli ihtarname ile bir çok haksız ve asılsız iddialarda bulunulduğunu, işin, iş programına uygun şekilde ilerlememesinin müvekkilinden kaynaklandığının, müvekkilinin imalatı engellediğinin iddia edilerek davacının altı ay süre uzatımı talep ettiğini, takiben kargo ile hak ediş raporlarının ve bu hak ediş raporları uyarınca davacı tarafça düzenlenen faturaların müvekkiline gönderildiğini, müvekkili tarafından 14/01/2019 ihtarname ile cevap verilerek düzenlenen hak ediş raporlarında yer alan birim fiyat ve gerçekleşen metrajların fiili durumu yansıtmadığının ve sözleşmeye uygun olmadığının, fesih tarihi itibarıyla şantiyenin durumu ile gerçekleşen hak edişlerin tespitinin talep edildiğinin, işin gelen rapor ve sözleşme hükümleri dikkate alınarak tasfiye edileceğinin bildirildiğini, davacı tarafından gönderilen ve müvekkili tarafından 23.01.2019 tarihinde tebliğ alınan, 28.12.2018 tarihli, 1.592.870,03-TL bedelli, 19.12.2018 tarihli, 80.000,00 TL bedelli, 17.12.2018 tarihli, 44.175,08 TL bedelli üç adet faturaya 25.01.2019 tarihli ihtarname ile itiraz edilerek faturaların iade edildiğini, davacının fesih tarihinden yaklaşık bir ay sonra Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunduğunu, taleplerin afaki, HMK hükümleri uyarınca bir delil tespiti amacını aşan, bilirkişilerce yargılamayı gerektirecek değerlendirme ve tespit taleplerinden oluştuğunu, bilirkişiler tarafından düzenlenen 03.05.2019 tarihli raporun projenin fiili durumunu yansıtmadığı, denetime elverişli ve uyuşmazlığın çözümünde sıhhatli bir rapor olmadığı yönündeki itirazlarını dosyaya sunduklarını, davacının sözleşmenin ifası aşamasından sözleşmenin sona erme aşamasına kadar ve sonraki süreçte, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getiremediği gibi, bunun sebebinin müvekkilinin olduğu, müvekkilinin sözleşmeyi haksız şekilde feshederek malzeme ve ekipmanına el koyduğu, müvekkilinin hukuka aykırı ve zorba bir tutum içinde olduğu yönünde bir izlenim yaratmaya çalıştığını, bu iddia ve isnatların müvekkilinin itibar ve repütasyonunu olumsuz etkilediğini, davacının, kötüniyetli şekilde savcılığa suç duyularında bulunduğunu ve müvekkilinin ve yetkililerinin hırsızlık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma gibi fiilleri işledikleri iddiaları ile suçlayarak müvekkilini ve yetkililerini zan altında bıraktığını, davacının sadece müvekkili ile değil gerek çalışanları gerekse alt yüklenici ve diğer iş ortakları ile de sorunlar yaşadığını, özellikle davacı tarafa ait olan konteynır, malzeme ve diğer ekipmanlar müvekkilinin şantiye alanı dışında ve müvekkilinin kontrolünden bağımsız olarak müvekkili şirket şantiyesi karşısında bir alanda muhafaza edilmesine karşın bu malzeme ve ekipmanların müvekkilinin kontrolünde ve şantiye sahası içinde olduğu iddiasıyla asılsız şikayetler yaptığını, şüpheliler arasında müvekkili şirket yetkilisi ....'unda gösterildiğini, Urla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından... soruşturma numarası ile yürütülen soruşturma kapsamında davacının, seramik ustası olan ...'in davacıdan alacağı sebebi ile şantiye dışında yer alan konteynırı sahiplendiğini ve alacağına karşılık üçüncü bir kişiye sattığını beyan ettiğini, buna ilişkin delillerini dosyaya ibraz ettiğini, davacının Urla Cumhuriyet Başavcılığına yaptığı başka bir müracaatta ise dış sıva iskelesinin müvekkili tarafından zapt edildiğini iddia ettiğini, oysa belirtilen iskelenin müvekkili şirketçe iskele firmasından kiralanmış olup, iskele kullanımının kira sözleşmesinden kaynaklandığını, davacının çalışan ve iş ortakları ile yaşadığı ihtilafların, müvekkili ve yetkilileri ile bir ilgisi bulunmamasına karşın, davacının, müvekkilini ve yetkililerini de bu sürece dahil ettiğini, davacının, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarını hak arama özgürlüğünden çok uzakta ve taciz boyutunda ileri sürdüğünü, şantiye alanı dışında muhafaza edilen malzeme ve ekipmanların haksız şekilde müvekkili tarafından kullanıldığını, davalı Esnaf Odası'nın da tazmin sorumluluğu olduğunu iddia ederek davayı Esnaf Odası'na da yönelttiğini, davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğunu, dava dilekçesinin HMK'nun 119. maddesine uygun olmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde sözleşmenin türü ve bedelinin 7. maddesinde sözleşmeye konu işte değişiklik yapma yetkisinin, 8. maddesinde iş miktarında artma veya eksilmelerin, 9. maddesinde işin süresi ve iş programının, 10. maddesinde gecikme cezasının, 21. maddesinde işlerin yapılmasında uygulanacak esasların kararlaştırıldığını, Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin... değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, raporun uyuşmazlığın çözümüne esas alınmasının mümkün bulunmadığını, kendilerinin yaptırdığı delil tespitinin 03.01.2019 tarihli olup, bu tarihten sonra müvekkilinin inşaatı tamamlamak için hızlıca imalata başladığını, davacının ise fesih tarihinden bir ay sonra tespit talep ettiğini, bilirkişilerin fesihten iki ay sonra inceleme yaparak fesihten beş ay sonra raporu sunduklarını, sadece tarih silsilesinin bile, delil tespitinin sıhhatli olmadığını ve davacının gerçekleştirdiği imalatların durumu ve miktarı bakımından fiili durumu yansıtmadığını gösterdiğini, gerçekleşen iş kalemlerinin ve miktarlarının Urla Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasından alınan raporla sabit olduğunu, düzenlenen ve her iki tarafın imzasını içerir bir hakkediş raporunun bulunmadığını, beş kişilik uzman bir bilirkişinin sadece görsel olarak imalatları değerlendirmesinin raporun denetime elverişli olmadığını ortaya koyduğunu, taraflar arasında geçerli ve uygulanabilir birim fiyatlarla hesaplanan gerçekleşen iş bedelleri bakımından Urla Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılan tespit raporunun esas olduğunu, davacı tarafın 2.094.188,62 TL alacaklı olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davacı tarafından düzenlenen ve müvekkilinin kayıtlarında yer alan üç adet faturanın 12.09.2018 tarih, 300.000, TL bedelli, 05.11.2018 tarih, 379.960-TL bedelli ve 13.12.2018 tarih 247.063-TL bedelli faturalardan ibaret olduğunu, davacının ... Suits projesinin showroomunu yaptığını ve bu işin faturasını projenin yönetici firması olan ... Turizm A.Ş. adına düzenlediğini, bu iş için düzenlediği fatura tutarının 60.000-TL olduğunu, müvekkili tarafından, davacıya düzenlediği fatura bedelleri, iş avansı ve davacı adına SGK'ya, vinç firmasına ve benzeri kalemlere istinaden olmak üzere toplam 1.476.747,08-TL ödeme yapıldığını, makbuz karşılığı yapılan ödemelerin 421.770-TL olduğunun belirtildiğini, Urla Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit edilen hakkediş ve müvekkili tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında davacı tarafın alacak iddiasının doğru olmadığının sabit olduğunu, müvekkilinin, davacının SGK borçlarını da ödemek ve diğer yandan pek çok maliyete ve gecikmeye katlanarak inşaatı kendisinin tamamlamak durumunda kaldığını, sözleşme hükümlerine göre bu maliyetin % 30'unu davacıya yansıtma hakkının mevcut olduğunu, sözleşmenin davacının işi bitirememesi sebebi ile haklı sebeple feshi neticesinde oluşan müvekkilinin zararı, gecikme cezaları, davacının haksız ve müvekkili şirketin itibarını zedeleyen itham ve şikayetleri sebebi ile alacak, maddi ve manevi tazminat talep ve dava açma hakkını saklı tuttuklarını, davacı tarafın müvekkili şirketten alacaklı olduğunun tespiti halinde takas ve mahsup hakkını kullanacaklarını, sözleşme hükümlerine göre davacının proje ve iş değişikliği halinde bu değişiklikleri bila bedel yapmayı üstlendiğini, sözleşme dışı yapıldığını iddia ettiği işler yönünden talebinin dayanağı olan vakıa ve delilleri göstermediğini, davacının el konulduğunu iddia ettiği iskele ve konteynırların ve malzemelerin müvekkilinin şantiye sahası içinde değil, müvekkilinin kontrolü ve zilyetliğinde olmayan şantiye sahası dışında yer aldığını, malzeme ve ekipmanların davacı tarafından muhafaza edildiğini, davacının bu konudaki tüm iddialarını kabul etmediklerini, bunun yanında davacının malzemelerin neler olduğu, adedi miktarı, markası konusunda herhangi bir belge ve delile dayanmadığını, müvekkilinin şantiyesinde kullanılan her bir malzemenin irsaliye kaydı ve faturasının bulunduğunu, el konduğu iddia edilen malzemelerin misli nitelikte, ferden belirlenebilir ürünler olmadığını, inşaat alanında eş zamanlı olarak çok sayıda alt yüklenicinin aynı anda iş yaptığını, sözleşmenin 9. maddesine göre, ayrıntılı iş programının davacı tarafça hazırlanması gerektiğini, bu nedenle davacının bu konudaki iddialarının haklı olmadığı gibi mevzuata aykırı uygulama yapıldığı yönünde iddiaları ile ilgili bir delil sunmadığını, bir barter şartı ve sözleşmesi olduğunu ileri sürmesine rağmen örneğini dosyaya sunmamakla birlikte davacının sözleşme şartlarını yerine getiremediğinden herhangi bir hak ve bu anlamda tazminat talebinde bulunamayacağını, müvekkilinin haklı gerekçelerle ve sözleşmeye dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin bu hakkını kullanmasının kanun ve sözleşmeden kaynaklanması ve davacının kendi eylemleri ile bu duruma sebep olması nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, davacının kendi kusurlu ve ayıplı eylemleri ile sebep olduğu bir süreçte gönderdiği ihtarname ve kargo bedellerini müvekkilinden talep edemeyeceğini, şartları oluşmayan, talep ve iddiaları mesmu bir delile dayanmayan davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerini kabul etmediklerini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, alt yüklenici sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı taraf, davalı esnaf odasının TMK'nun 722.maddesi uyarınca davaya konu imalat bedelinden sorumlu tutulmasını talep etmiş ise de, davalı esnaf odasının, davacı ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmeye herhangi bir sıfatla katılmadığı gibi bu sözleşmeden haberdar edildiğine dair dosyada bir delil toplanmaması yanında onayının dahi alınmadığı, davalı taraflar arasındaki 29/08/2016 tarihli taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 13.1 maddesinde tarafların sözleşmeden kaynaklanan edimlerini karşı tarafın yazılı muvafakati olmaksızın üçüncü sahışlara devretmesinin yasak olduğunun kararlaştırılıp, davacının basiretli tacir ilkesi uyarınca bu sözleşme hükmü uyarınca onay almadan davalı şirket ile sözleşme yapmış olması karşısında TMK'nun 722.maddesine dayalı olarak imalat bedelini talep etmesinin mümkün bulunmadığı gibi davalı şirket ile yaptığı sözleşmede davalı esnaf odasının taraf olmaması nedeniyle davacı ile davalı esnaf odası arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından davacının, davalı esnaf odasına husumet yöneltmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak, davalı esnaf odası hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı taraf, sözleşmenin haksız olarak feshedildiği iddiası ile sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı davalı şirket tarafından talep edilip yaptırılan imalatların bedeli ile sözleşmenin haksız feshedilmesinden kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının tahsili ile sözleşme ile devri kararlaştırılan bağımsız bölümün verilmemesinden kaynaklanan zararlarının tahsilinin gerektiği iddiasında olup, davalı şirket sözleşmenin haklı olarak feshedilmiş olması nedeniyle davacının alacak ve tazminat taleplerinin reddinin gerektiği iddiasındadır.

Taraflarca sunulan ve bildirilen tüm deliller toplandıktan ve taraf tanıkları dinlendikten sonra davanın niteliği ve uyuşmazlık noktalarına göre uyuşmazlığın uzman bilirkişilerden alınacak raporla çözümünün mümkün ve yeterli olduğu dikkate alınarak, tarafların tanıkları dinlenip, uzman bilirkişilerden rapor ve ek raporlar alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.

Davacı tanığı... yeminli beyanında;... Yapı..Şirketinde 2018 yılında başlayıp işten ayrıldığı 15/11/2018'e kadar saha sorumlusu olarak çalıştığını, davacıyı bu nedenle tanıdığını, inşaatın sekiz bloklu 162 daireli bir inşaat olup, ince işleri için ekip aradıklarını, bir arkadaşının aracılığıyla davacı ile tanıştığını, davacı ile şirket arasında sözleşme yapıldığını, davacının yalnız sekiz bloğa ait olan ince işleri malzeme artı işçilik olarak yapmayı üstlediğini, avans artı hak ediş şeklinde anlaşma yapıldığını, aynı zamanda karşılık olarak daire verilmesinin ve dairenin bedelinin hak edişlerden parçalı olarak kesileceğinin kararlaştırıldığını, davacı işe başladığını, iş devam ettikçe hak edişler ve ödemelerin yapıldığını, birtakım eksik ve hatalı işleri şirketin düzelttirip yaptırdığını, bir yere kadar yapılan işlerden herkesin memnun olduğunu, davacının şirket tarafından söylenen işlere hiç hayır demediğini ve söylenilen gibi yaptığını, bir yerden sonra işin farklılaşmaya başladığını, yaklaşık onuncu aydan itibaren...Şirketi yetkilisi ... kendisine karşı ve taşeronların bazılarına daha hakaretamiz tavırlar göstermeye başladığını, daha sonra bu davranışların işi bıraktırmaya ve işi başka taşeronlara vermeye yönelik olduğunu anladıklarını, havalandırma işini yapanın döviz artışından dolayı mağdur olduğunu söyleyip malzemelerini getirmediğini ve işi zamanında yapmadığını, yine elektrikle ilgili priz değişikliği gibi değişik işler nedeniyle işlerin geciktiğini, bir bloğun betonarmesinin hiç yapılmadığını, bir bloğun betonarmesinin devam etmekte olduğunu, bir tanesi için de kentsel dönüşüme başvurulduğunu, o binada da kırma, dökme gibi işler yapıldığı için davacının işe başlayamadığını, başka binalarda çatı izolasyonları yapılmadığı için davacının yaptığı imalatların bozulduğunu, şirket olarak toplantılar yapıp yeni iş programları belirlediklerini, bu iş programına göre davacının sözleşme süresinin uzayacağının belli olduğunu, bu sözleşme süresinde henüz biz betonarme sürecini dahi bitiremediklerini, kendisinin işten ayrıldığında bir blokta tuğla ve betonarme işlemlerinin devam ettiğini, bir blokta hala kentsel dönüşüme ait olan daire artışına ilişkin imalatların yapılmakta olduğunu, şirketin, davacıdan iş programını isteyip, karşılıklı oturup konuşularak, davacının buna göre iş yaptığını, hak edişlerle ilgili davacıdan belgeler geldikten sonra kendisinin teslim alıp bunu şirket yetkilisine ilettiğini, hak edişlerdeki fiyatların sözleşmedeki fiyatların aynısı olup, malzemelerin davacı tarafından getirilirdiğini, davacının getirdiği malzemeyi miktar olarak bilemeyeceğini, işten çıkmasına yakın zamanda davacının üç tır alçı, bir tır alçıpan getirdiğini, daire sayısının kentsel dönüşümden bölünme nedeniyle 163'ten 172'ye çıktığını, davacının yaptığı imalatları üç kişi olarak teslim alıp uyarılarını yaptıklarını, davacının da yaptığı uyarılarını yerine getirdiğini, davacının işi teslim süresinin iki kez uzatılıp, en son olarak 2019 Şubat ayına kadar uzatıldığını, sıhhi tesisata ilişkin işler ile mekanik işlerin bitirilmediğini, bütün taşeronların şirket tarafından gösterilen alana kendilerine ait konteynerlerini bıraktıklarını, davacının da işçilerin kalması ve yemek yemesi için bıraktığı dört ya da beş konteyner olduğunu, davacının iki blokta tijli iskelesinin olduğunu, sahada yaptıkları toplantıda bir blok için daha iskele istediklerini, bu iskelenin kurulumu kolay H iskele olup, F bloğa kurulmasının düşünüldüğünü, kendisinin iskele gelmeden işten ayrıldığını, davacı tanığı İzzet Baysel yeminli beyanında; davacıyı aralarındaki taşeronluk ilişkisi sebebiyle tanıdığını, çalıştığı dönemde şantiye şeflerinin talimatıyla hareket ettiklerini, kendilerine verilen a, b ve d blok ile diğer blokların işlerinin yapılması için şantiye şefinden talimat aldıktan sonra işe başladıklarını, asma tavan imalatına başladıktan sonra şantiye şeflerinin imalatları yarıda bıraktırdıklarını, vrf havalandırma sistemleri takıldıktan sonra tekrardan iş yerine gelip asma tavanı tamamladıklarını, işi tamamladıktan sonra şantiye şeflerinin inşaat alanında bulunan elektrik aksamındaki sıkıntıyı fark etmeleri üzerine kendilerini çağırarak daha önceden takmış oldukları alçı panı söktürüp tekrardan taktırdıklarını, bu olayın defalarca tekrarlandığını, b, g ve h blokta tavanlarda su yalıtım sistemi olmadığı için tavanların defalarca çöktüğünü, daha önceden bu üç bloktaki işleri tamamlayarak teslim ettiklerini, ancak yağmur yağması üzerine üç bloğun tavanlarının çöktüğünü, şirketin çöken bloklara ilişkin imalatları tekrardan yaptırdığını, bu konuda şantiye şefinin sorumluluğunda hareket ettiklerini, bunun haricinde müşterilerin özel olarak istedikleri mutfak tasarımlarının olduğunu, buna göre havalandırma ve ışık havuzlarının yerlerini değiştirdiklerini, çalışmaya devam ederken davacı ile davalı şirket arasında anlaşmazlık olduğunun söylendiğini, bunun üzerine eşyalarını alarak inşaattan çıktıklarını, b blokta yaklaşık 8 m2 tavan kodununun kendilerine verildiğini, işe uyduklarını, yaklaşık bir ay sonra kodda değişiklik yapıldığını, yanlış yapmışsınız dediklerini ve asma tavanı tekrardan söküp taktırdıklarını, b blokta kendilerine belirtilen tavan kodunun alanının 800 m2 olup, şantiye şeflerinin yapmış oldukları işleri direk olarak yerinde incelediklerini ve teslimatı bu şekilde kabul ettiklerini, davacı tanığı ... yeminli beyanında; davacıyı aynı şantiyede iş yapması sebebiyle tanıdığını, aynı şantiyede havuz kenarlarındaki yer döşeme ve çatılardaki paraped işlerini yaptığını, işlerin tamamen gecikmeyle yürüdüğünü, bu durumun mart ayında bitmesi gereken işlerin temmuz ayında bitmesine sebep olduğunu, işlerin sıkışması sebebiyle personel sayısını arttırmak yönünde müteahhit firma tarafından kendilerine sürekli baskı yapıldığını, bu baskı sebebiyle normalde yaptıkları işin garantili olmasına rağmen işin bir bölümü altlarına destekler koymak suretiyle uygun olmayan bir biçimde yapmak zorunda kaldıklarını, müteahhit firmanın işi bu şekilde kabul ettiğini, seramiklerin temini ve inşaat alanında gerekli olan yerlere beton atılmasının gecikmesi sebebiyle kendi işlerinin de geciktiğini, mart ayında deniz kenarında yer alan bloklardan bir tanesinin kara sıva atımının yapıldığını, diğer bloğun işlerine ise yeni başlandığını, yeni başlayan işlerden kastının kaba inşaatın tamamlanıp sıvasının yapılmaması olduğunu, hiç imal edilmemiş kısımların bulunduğunu, sol taraftaki binanın deniz tarafında kalan kısmın işlerine yeni başlandığını, davacı tanığı ... yeminli beyanında; 2018 yılı Ekim ayında davacı ile birlikte çalışmaya başladığını, davacının, davalı şirketin yaptığı davaya konu işin ince işlerini yaptığını, kendisinin idari ve mali işlerden sorumlu olarak sahada görevli olduğunu, önce sözleşmeleri okuduğunu, ekiplerin 8 bloklu projenin tamamında çalıştığını, işe başladığında a,b,g ve h bloklarının işlerinin tamamlanmış olduğunu, d blokta yeni yeni duvar örmelerin başladığını, e blokta ise hiç olmadığını, işlerine eksiksiz devam ettiklerini, sözleşmenin aralık sonunda bitmesi gerektiğini, davalı şirketin yetkilileri ile yaptıkları toplantılarda kendilerinin yapacakları işler ile ilgili öncelikle onların yapacağı işlerin yetişmeyeceğinin tespit edildiğini, bu nedenle işin bitiminin ilk toplantılarda mart, diğer toplantılarda nisan, mayıs olarak revize edildiğini, daire olarak alınacak ödemelerin de çeke döndüğünü, işlere devam edip hızlandırmaya çalıştıklarını, bu amaçla dışarıdan kiralayıp f bloka iskele kurulduğunu, davalı şirketin sözleşmenin feshedildiğini davacıya bildirdikten sonra kendilerini sahadan çıkardığını, barter düşüldükten sonra almaları gereken ödemenin 100 birim TL olsa bile 20 birim TL para aldıklarını, bununla ilgili görüşmelerin yapıldığını, dönemsel sıkıntı nedeniyle bunun bir süre böyle ilerleyeceğinin ve alacağın baki olduğunun söylendiğini, yapacakları işlerin ise davalı şirketin yaptığı işler yapılmadan yapılamayacak işler olduğunu, sahadan çıkarıldıklarında e blokta davalı tarafça yapılmış hiç bir işlem olmadığını, b blokta ise kara sıvaya başladıklarını, ancak ekiplerin hala duvar örmeye devam ettiklerini, a blokta boya işlemleri yaptıklarını, ancak daire sahiplerinin talepleri ile yeniden defalarca işlemler yapmak zorunda kaldıklarını, önceden çalışan taşeronların iş veremeyince sözleşmede olmadığı halde istinat duvarlarını yaptıklarını, davacıya ait malzemelerin tamamının bir bölümünün sahada diğer bölümünün davalı şirketin sahası içinde inşaat sahasının kenarında durduğunu, sahadan çıkarılmadan bir gün önce 40 m3 kara sıva geldiğini, 1.000 torbaya yakın çimentonun bulunduğunu, iki kamyon alçıları olduğunu, bir tır seramik yapıştırıcısı bulunduğunu, alçı panlar gibi saha içinde yaklaşık 160.000,00 - 170.000,00-TL tutarında malzemelerinin bulunduğunu, ayrıca 4 konteynırlarının olduğunu, yapılan tespit işlemi sırasında kendisinin de hazır bulunduğunu, davacı tanığı... yeminli beyanında; davacının yanında kara sıva ekip başı olarak çalıştığını, yanında çalışan 25 kişi olduğunu, aynı anda 3-4 ayrı yerde çalıştıklarını, boyacı ve sıvacının işe devam ettiğini, bazı engeller olup, işin geri kaldığını, c blokta iskelenin kurulu olup, işimiz devam ettiğini, f blokta iskelenin geldiğini ve işin devam ettiğini, aynı anda istinat duvarlarını yaptıklarını, boyacının işine devam ettiğini, c blokta dış sıvanın devam ettiğini, c bloğun banyolarının tamamlandığını, c ve f bloğun çatı dış cephelerinin bittiğini, aralık ayında bazı engeller nedeniyle tesisattan dolayı gibi işlerin bitmediğini, f blokta h iskelenin kurulu olduğunu, c blokta tic iskelenin kurulu olup, sıvasının devam ettiğini, sahada davacıya ait 40 m3 harç, 1.000 torbaya yakın çimento ve kireç bulunduğunu, dört adet konteynırlarının olduğunu, davacı tanığı ... yeminli beyanında; davacının yanında işçi olarak daha önceki yıllarda çalıştığını, a blokta alçı boya ekibinin başında olduğunu, davacının talimatları doğrultusunda blok blok, işlerini yaptıklarını, işlerin yürümesi için ilk başlarda bir düzen olduğunu, sonrasında davalı şirketin binaların kaba inşaatlarınının duvar işlerini zamanında teslim edememeye başladığını, işlerinin bittiği bloktan diğerine geçemez olduklarını, elektrik mekanik işlerinin ya çok eksik yada e bloktaki gibi hiç yapılmamış durumda olduğunu, hatta e blokun kaba inşaatının devam ettiğini, bitirdikleri a blokta yeni yeni tadilat ve onarımların olduğunu, bu nedenle ekipleri bölmelerinin istendiğini, a blokta boya sonlaması yapılmasına rağmen en az 5-6 kişilik bir ekibin kırılan yerlerin tamiri için çalıştığını, davacının taahhütünde olan alçıpan işlerinin, mekanik işler tamamlanmadığı için kapatılamadığını, bu yüzden alçıları yapamadıklarını, a, g, h blokların tamamen bitmesine rağmen tadilatlarının bitmediğini, e blokun neredeyse hiç yapılmamış durumda olduğunu, izolasyonlarda eksikler nedeniyle alçısını yaptıkları c ve d bloklarını su bastığını, çalıştıkları süre boyunca ne kadar sıkı çalışsalar da önlerini açma konusunda davalı şirketin çok geride kaldığını ve işi zamanında yapamaması nedeni ile kendilerininde alçı boya işlerini zamanında bitiremediklerini, işlerin gecikmesine davalı şirketin neden olduğunu, davacı tanığı ... yeminli beyanında; davacının yanında ve ekiplerinin başında çalıştığını, alçı sıva işleri yaptığını, davaya konu inşaatın işlerinin tamamını kendilerinin yaptığını, ancak tamamlayamadıklarını, davalı şirketin sözleşme ile yükümlendiği taahhütlerini yerine getirmediğini, g, a, b, c bloklarında her gün bir değişiklik olduğunu, davalı şirketin süre vermesine rağmen mekanik işlerini yapan ustalarının yetişemediğini, bu nedenle kendilerininde işi tamamlayamadıklarını ve aksamalar olduğunu, a bloğun tamamlanıp boya sonlamasının yapılarak b bloğa geçtiklerinde 6 kişilik bir ekibin davalı şirketin istediği şekilde değişiklikler yapılacağından a blokta yeniden kırım döküm işlerine devam etiklerini, kırılan yerlerin onarıldığını, bu durumda daha fazla işçilik gerektiğini ve süre kaybının oluştuğunu, davalı şirketin kaba inşaatı da süresinde yetiştiremediğini, bu nedenle kendilerininde işi zamanında teslim edemediklerini, ilk üç aydan sonra ödemeler konusunda sıkıntı yaşadıklarını, mahkemelik oldukları zaman da davalı şirketin malzemelerine el koyduğunu, 2 tır yükü alçı sıva, asma tavan malzemesi, UC profiller, dış cephe H iskele ve kelebek iskelelerine el koyduğunu, orada bulunan konaklama konteynerlarına ve alçı makinelerine de el koyduğunu, davalı... Yapı...Şirketi tanığı ... yeminli beyanında; davaya konu inşaatın yapıldığı şantiyenin şefi olup, tüm imalatlarla ilgili tek sorumlu olduğunu, şirket ile davacı arasında sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 5. ayda imzalanmasına rağmen daha 6.ay olmadan bir takım sıkıntılı imalatlar olduğunu, davacı tarafa bu nedenle bir çok kez uyarıda bulunulduğunu, her uyarıdan sonra ekipleri ehil olmadığı için ekiplerini değiştirdiğini, bunun iki üç kez art arda devam ettiğini, 6.ay, 9.ay ve 12.ayda tekrar ettiğini, sözleşme süresinin 12.ayın sonu olmasına rağmen 8 blok işin 4 bloğunda işlerin yarım yamalak yapıldığını, 27/12/2018 tarihinde resmi ihtarnameyle sözleşmeyi feshettiklerini, önce sözlü olarak konuştuklarını, ocak ayının ilk haftasında sahadaki imalatların durdurulduğunu, davacının sahayı terk ettiğini, akabinde bilirkişi atandığını ve rapor alındığını, projenin 2019 yılı 6.ayında teslim edilecek olması nedeniyle birçok taşeron, malzeme ve insanın işe başlatılıp, davacının yarım bıraktığı teknik olarak tamamlayamadığı işlerin yeniden yapıldığını, kalan %50'ye yakın işin sıfırdan yapıldığını ve tamamlandığını, davacının 2 ay sonra şubat ayında mahkemeden tespit istediğini, davacıyla kendisini tanıştıran...' ı bir takım ilişkilerini gördüğü için işten çıkardığını, dava dosyasına bu kişinin şantiye şefi gösterilerek bir takım tutanakların eklendiğini, davacıya ait herhangi bir malzemeyi almadıklarını, kendi sigortalı çalışanları tarafından bu malzemelerin ya çalındığını ya da el konulduğunu, malzemelerin zaten şirketin sahası dışında olduğunu dedikten sonra tüm imalatlarla ilgili sıkıntılardan dolayı sözlü olarak davacıya defalarca uyarıda bulunduklarını, 2018 yılında kaba imalatların hepsinin bittiğini, e bloğun bitip bitmediğini hatırlamadığını, davalı şirket ile davacı arasında imzalanmış sözleşmeden davalı Esnaf Odasının haberinin olmadığını, davalı... Yapı...Şirketi tanığı ... yeminli beyanında; davalı şirkette inşaat mühendisi olarak çalıştığını, davacının ince işleri yaptığını, bu işlerle ilgili zaman zaman sıkıntılar olduğunu, zamanında işlerin yetişmediğini, iş kalitesinde sıkıntılar yaşandığını, bunun akabinde sözleşmenin feshedildiğini, imalatlar yapılırken engel bir durumun olmadığını, e bloğun aralık ayı itibariyle tamamlanıp tamamlanmadığını hatırlamadığını, sıkıntıların işçilik kalitesi ve zamanla ilgili olduğunu, davacının 3-4 tane ekibinin değiştiğini, dış cephe sıva işlerini iyi olmadığını, bina içinde alçı işlerininde sıkıntılı olduğunu, taşeronlara ait konteynır ve benzeri malzemelerin saha içinde olmadığını, dışarıda kendileri tarafından muhafaza edildiğini, işin feshedilmesinin ardından da kendilerinin ve ekiplerinin malzemeleri aldıklarını, davalı.....Şirketi tanığı... yeminli beyanında; davalı şirketten, davaya konu yerle ilgili dış cephe, sıva ve boya işlerini aldığını, inşaat yerine gittiğini, c blokta iskeleler gördüğünü, o iskelelerle iş yapıp yapmadığını hatırlamadığını, diğer bloklarda kendi iskelelerini kendisinin kurduğunu ve işini kendi iskeleleri ile yaptığını, kendi iskelelerinin çözümsan altı flaşlı iskele olup, h iskele olmadığını bildirmişlerdir.

Bilirkişiler rapor ve ek raporlarında; davacı ile davalı şirket arasında, davalı şirketin yükleniciliğini yaptığı Güvendik Mahallesinde bulunan ... isimli inşaat projesinin ince işlerini ve dış sıva işlerini yapmak üzere 21.05.2018 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davacının c blokta kurulan h iskele kiraladığını, davalı şirket yetkilisi hakkında bu konuda dava açılmış ise de, beraatine karar verildiğini, iskelenin davacının sorumluluğunda olup, davalı tarafından alındığına dair dosyaya bir başka delil ve veri sunulmamış olduğunu, talebe konu konteynerle ilgili olarak yapılan soruşturma sırasında davacının çalışanı olan ...'in alacağını tahsil edememesi nedeniyle hatırlamadığı iki farklı kişiye konteynerleri sattığını ve bedelini alacağından mahsup etmek üzere aldığını ve alacağı olan işçilere dağıttığını beyan ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmede; davalı şirketin projede tadilat yapabileceğinin, yapılacak bu tadilatlara ilişkin davacının işi yapacağının, teklif fiyatı olan işlerin aynen uygulanacağının, olmayan işlerin ise ana teklif ekindeki fiyatlar esas alınarak yapılacak fiyat analizlerinin davalı tarafından onayını müteakip ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının tasdiklerinin muntazaman yapıldığını, davacının defterlerine göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 08.06.2018 tarihinde başladığını, davacı tarafından 1.592.870,03-TL'lik faturanın 28.12.2018 tarihinde kesilmesi ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğunu, bu tarih itibariyle davacının, davalı şirketten 1.617.870,53-TL alacaklı göründüğünü, davalıya ait ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun yapılmış olduğunu, davalıya ait defter ve kayıtlara göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 08.06.2018 tarihinde başladığını, 19.12.2019 tarihinde davacıya yapılan ödeme ile ticari ilişkinin sonlandığının, aynı tarih itibariyle şirketin davacıdan 195.740,34-TL alacaklı göründüğünün tespit edildiğini, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 05.05.2018 tarihli arsa payı + suit birim satış vaadi sözleşmesinde; ... İşinin yapılması karşılığında c2 Numaralı süitin 850.000,00 TL bedelle verildiğinin, her hakkedişte ödemenin %70 'nin nakit olarak yapılacağının kalan % 30'unun barter olarak verilen c2 numaralı süitin ödemesi olarak planlanacağının kararlaştırıldığının 21.05.2018 tarihli tutanaktan anlaşıldığını, davacının yapacağı işlerin ön şartının davalı şirketin, tüm bloklarda kaba inşaat işleri ile tesisat, elektrik, çatı imalatlarını bitirmesi ile mümkün olabileceğini, sözleşmeye ekli iş programına rastlanılmadığını, satış ofisi hakkedişinin sözleşmede yer almadığını, 02.04.2018 tarihli satış ofisi hakkedişinde davalı şirketin imzasının bulunduğunu ve hak ediş tutarının 65.444,44-TL olduğunun tespit edildiğini, sözleşmeye konu yapıların kaba inşaat işleri ve çatıları kapanmadan ince imalatlara başlanılmasının yapılan imalatın bozulma noktasında geri dönüşleri olacağını, şantiye sahasında işlerin şantiye programında diğer alt taşeronlarla eş zamanlı olarak yürütülmesini temin etme sorumluluğunun davalı şirkette olduğunu, şantiye toplantı tutanakları, whatsapp yazışmaları ile davalı şirketin hazır ettiği bina bazında davacının işinin yürütülebildiğinin anlaşılmakta olduğunu, bu nedenle davalı şirket tarafından davacıya işin yapılabilmesi ve tamamlanabilmesi için ilave süre verilmesi gerektiğini, sözleşmede işin teslim süresinin 31.12.2018 olarak belirlendiğini, davalı şirketin sözleşmenin 23. maddesine dayanarak işin geç ve sözleşmeye aykırı yapılmış olması nedenleriyle 27.12.2018 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, ardından Urla Sulh Hukuk Mahkemesi...değişik iş sayılı dosyasında davacının yaptığı işin kalitesinin ve oranının tespiti amacıyla delil tespiti talebinde bulunduğunu, tespitin fesihten hemen sonra yapılması nedeniyle rapordaki iş kalemleri ile davacı tarafından sonraki tarihlerde yaptırılan tespit raporundaki imalat kalemleri karşılaştırıldığında, imalat seviyeleri açısından farklılık bulunduğunu, sulh hukuk mahkemesi dosyasındaki raporda d ve e bloklarında davacı tarafından herhangi bir imalata başlanmadığının ve blok bazında eksik ve ayıplı işlerin tespit edilip, bilirkişi tarafından belirlenen imalat bedeline davacının itirazda bulunması nedeniyle sulh hukuk mahkemesindeki raporun fesihten hemen sonra yapılmış olması nedeniyle ancak bu rapora davacı tarafın metraj ve fiyatlandırmaların hatalı olduğuna ilişkin itirazlarının da göz önünde tutularak hesaplamaların yapıldığını, her iki delil tespiti dosyasındaki raporlara göre davacının yaptığı işteki gecikmenin davalı şirketin projedeki daire sayısının artması bazı bloklarda havalandırma tesisatları mekanik kanalların yapılması, flex bağlantı montajının yapılmaması, vrv alt yapı yapılmasına rağmen montajının yapılmaması ve takılmaması, klima ünitelerinin alt yapısının hazırlanıp, montajının yapılmaması, pis- temiz su ve rögar tesisatının montajı yapılı durumda iken davacının tahahüdü altındaki imalatlara fesih anında başlama imkanının kısıtlı olduğu sonucuna ulaşıldığını, iki rapor arasında 383.063,00-TL'lik bir fark bulunsa da ilk tespitin fesihten hemen sonra yapılmış olması nedeniyle fotoğraflardaki fiziki durum dikkate alınarak, ilk tespitteki verilerin fesih durum tespit tutanağı olarak dikkate alındığını, ayrıca tarfalar arasında tutanaklı işler adı altında iş kalemlerinin aynen hesaba alınıp, bir kısmı KDV'li bir kısmı KDV'siz olduğundan KDV'siz tutarların hesaplanarak buna göre icmal yapıldığını, davacıya yaptırılan satış ofisinin ve bahçe duvarının sözleşmede yer almayıp, davacının yaptığı hesaplarda yer alan işler içinde bulunması ve karşılıklı imzalı işler içinde olması nedeniyle kesin hesaba dahil edildiğini, iş kalemleri bazında yapılan metrajlar ile tarafların mutabakatla fiyat revizesi gerçekleştirdiği anlaşılan ve ara hakkedişlerde de yeni fiyatlara göre ödeme yapıldığı görüldüğünden yeni fiyatlarla kesin hakkedişinin hesaplandığını, buna göre davacının, davaya konu olan yapım işinde fesih tarihi itibariyle yapılan iş tutarının KDV Dahil 2.420.738,43-TL olup, sözleşmede yapılan iş karşılığı KDV dahil 850.000,00-TL bedel olarak C2 numaralı süitin verileceği, kalan kısmın bedel olarak ödeneceğinin kararlaştırılması nedeniyle kesin hesaba göre ödenmesi gereken tutarın 1.570.738,00-TL olduğunu, davalı şirket tarafından davacıya toplam 1.122.762.84-TL tutarında ödeme yapılmış olması nedeniyle davacının, davalı şirketten 1.297.975,59-TL alacaklı olduğunu, 21.05.2018 tarihli tutanakla barter olarak verilen C2 numaralı süit yönünden tutanakta daireye 850.000-TL bedel biçilmiş olup, protokol gereği hakedişlerin %70'inin nakit, %30'unun ise barter daireye dair olmakla, davacının toplam hak ettiği hakediş miktarı, toplam yaptığı iş bedelinin 2.420.738,43-TL olması nedeniyle %30'unun 726.221,53-TL olmakla, teknik bilirkişinin çıkardığı kesin hesaba göre, davacının gerçekleştirdiği iş seviyesinde henüz barter dairenin 850.000,00-TL sözleşmesel bedelini karşılamaması sebebiyle dairenin tescili yönündeki ifanın bu seviye itibariyle mümkün olmayabileceğini, bu sonuca ulaşılması halinde davacının ödemeleri mahsup edilmesinden sonra 1.297.975,59.-TL alacaklı olabileceğini, kural olarak sözleşmelerin nispiliği gereği sadece sözleşenler yönünden yükümlülük arz edeceğini, davacının, davalı yüklenicinin taşeronu olmakla ve davacının imalatı davalı yüklenici hesabın gerçekleştirmiş olması nedeniyle haksız fesih halinde davalıların sorumlu olabileceğini, ancak davalı Esnaf Odasının haksız feshe herhangi bir dahlinin ortaya konulması nedeniyle sorumlu olmayabileceğini, davacı tarafın nakti kar mahrumiyetinin iş bedelinin yüzde oranına denk gelecek şekilde 130.347,46-TL olabileceğini, ancak barter dairenin fesih sebebiyle teslim edilmemesinden doğan kar kaybınında talep edilebileceği göz önünde tutulduğunda, 45.347,45-TL nakti hakkediş kar kaybı ve 111.124,20-TL barter daireden kaynaklanan kar kaybı olmak üzere 154.471,65 TL kar kaybı talep edebileceğini, davacı ve işveren saha sorumlusu teknik elaman imzalı hakkedişler ve 21.05.2018 tarihli tutanak birim fiyatları esas alınarak yapılan kesin hesaba göre davacı tarafından sözleşme kapsamında toplam yapılan iş tutarının 1.981.725,97-TL, sözleşme dışı iş tutarının 283.226,89-TL olup, davacıya yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında davacının bakiye alacağının 1.142.190,02-TL olduğunu, davalı şirketin de imzalı hak edişlerin değil ana sözleşme fiyatlarına göre çıkartılacak hebasın esas alınması durumunda; davacı tarafça sözleşme kapsamında yapılan toplam iş tutarının 1.026.523,12-TL, sözleşme dışı iş tutarının 283.226,89-TL olup, ödemelerin mahsubundan sonra davacının alacağının 187.037,17-TL olduğunu bildirmişlerdir.

Dosyada toplanan tüm delil ve belge örnekleri, yeminli tanık beyanları ve mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun, hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi rapor ve ek raporları ile; davalı taraflar arasında 29/08/2016 tarihli taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme kapsamında ... isimli inşaat projesinin yapımının kararlaştırılarak yükleniciliğini davalı şirketin üstlendiği, adı geçen proje ile ilgili inşaatın sözleşmeye konu bölümünün varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan 21.05.2018 tarihli davacı ile davalı şirket arasında yapılan yazılı sözleşme ile ince işlerinin anahtar teslimi yapılarak davacı tarafından, davalı şirkete tesliminin kararlaştırıldığı, davalı Esnaf Odası ile davacı arasında herhangi bir sözlü veya yazılı sözleşme yapılmadığı gibi davalı esnaf odasının sözleşmeye onayınında alınmadığı, davacı tarafından işe başlandıktan ve işin bir bölümünün yapılmasından sonra işin zamanında bitirilemeyeceği, eksik ve ayıplı yapıldığı iddiasında olan davalı şirketin sözleşmenin 10.maddesini dayanak göstererek 27.12.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshedip, davacıdan son hakkedişlerini bildirmesini ve yedi gün için şantiyeyi terk etmesini istediği, davalı şirketin 31.12.2018 tarihinde davacının imalatı sözleşme, proje ve teknik şartnamede kararlaştırıldığı şekil ve kalitede yapmadığı iddiası ile fesih tarihi itibariyle sözleşme ve ekleri uyarınca yapılan işin tespiti istemiyle Urla Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak... değişik iş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunup, yapılan işin miktarı, hacmi, oranı ve değerini gösterir bilirkişi raporunun alındığı, bilirkişiler tarafından sunulan 22.01.2019 tarihli raporda; dubleks odalarının tavanlarının hatalı boya ile boyandığı, kat koridorlarındaki ışık bandının terazisinde olmadığı, alçı sıva bozukluğu olduğu, tadilat gören yerlerin iki kat boyanması gerektiği, tadilat gören merkez köşelerin köşebend üzeri mastarla şişirildiği, el çarptığı zaman kırılıp döküldüğü, kapı pervazları ile duvar arasında boşlukların bulunduğu gibi eksik imalatların yanında birçok ayıplı imalatın bulunduğunun tespit edildiği, ardından davacının Urla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyasında 21.01.2019 tarihinde delil tespiti talebinde bulunduğu, bu dosyada da bilirkişi raporunun alındığı, her iki raporda davacıya sözleşmeyle yüklenen işin farklı oran ve miktarlarda yapıldığı sonucuna ulaşılmışsa da, tüm dosya kapsamı ile davacının inşaattan ayrılmasından sonra eksik kalan işlerin davalı şirket tarafından başkasına yaptırılmış olması nedeniyle bu yönden farklılığının bulunmasının doğal olup, mahkememizce alınan raporda bilirkişilerin sulh hukuk mahkemesi değişik iş dosyasında yapılan tespitleri dikkate almalarının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tanıkları, davacı tarafından yapılan işin süresinde bitirilememe nedeninin davalı şirketten kaynaklandığı yönünde beyanlarda bulunup, davalı tanıklarının aksine beyanları tespit edilmiş ise de, taraf tanıklarının, tarafların çalışanı olması nedeniyle menfaat ilişkisi gereği tanık beyanlarına itibar edilmesinin mümkün bulunmadığı, davacı tanığı olarak dinlenen davalı şirketin eski çalışanı...'ın beyanları davacının iddiasının yönünde olsa da, davalı tanığı ...'in yeminli beyanında tanık...'ın davacı ile olan ilişkileri nedeniyle işten çıkarıldığına ilişkin beyanı dikkate alındığında, adı geçen tanığın davalı şirket ile husumetli hale geldiği göz önünde tutulduğunda tanık...'ın beyanlarının da hükme esas alınmasının mümkün bulunmadığı, bunun yanında bilirkişiler rapor ve ek raporlarında davalı şirketin sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini bildirmişler ise de, bu sonuca ulaşmalarında göz önünde tuttukları tek ölçütün davalı şirketin, davacının imalatına uygun zemin hazırlamadığı ve uygun süre içinde inşaatı hazır etmediği gerekçeleri ile bu sonuca ulaştıkları, ancak Urla Sulh Hukuk Mahkemesi'nde delil tespiti konusunda alınan bilirkişi raporunda eksik işlerin yanında ayıplı yapılmış işlerin de belirlendiği, davalı şirketin sözleşmeyi yalnız süresinde tamamlanmaması nedenine bağlı olarak değil, ayıplı işlerin yapıldığı gerekçesi ile de feshedip, davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin 23.maddesinde işin istenilen kalite ve nitelikte olmaması durumlarında ihtara ve ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmadan müteahhitin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlendiği, buna göre davalı şirketin bu yetkiye dayanarak sözleşmeyi feshetmesinin taraflar arasındaki sözleşme hükmüne uygun ve tarafları bağlayıcı olduğu, basiretli tacir ilkesi çerçevesinde sözleşmeyi bu hükümle imzalayan davacının ihtara ve mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmadan davalı şirketin işin sözleşmede kararlaştırılan kalitede ve nitelikte olmaması gerekçesi ile müteahhitin tek taraflı olarak fesih hakkını kabul etmesi karşısında sözleşmenin haksız olarak feshedildiği iddiasında bulunmayacağı gibi sulh hukuk mahkemesine ait değişik iş dosyasına sunulan raporda tespit tarihi itibariyle davacının eksik işleri yanında ayıplı yaptığı işlerin varlığınında tespit edilmiş olması nedeniyle davalı şirket tarafından sözleşmenin 23.maddesine dayalı olarak kullanılan fesih hakkının taraflar arasındaki sözleşme ve dosya kapsamına uygun olduğu birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişilerin aksi yöndeki tespitleri taraflar arasındaki sözleşme ve dosyada toplanan delillere uygun bulunmamış, davalı tarafın sözleşmeyi 23.maddeden aldığı yetkiyle haklı olarak feshettiği kabul edilmiş, mahkememizce alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında davacının işi bırakmasından hemen sonra yapılan delil tespiti dosyasında inşaatın mevcut durumuna ilişkin yapılan tespit ve değerlendirmelerin göz önünde tutularak yapılan değerlendirme ve hesaplamaların usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olup, davalı şirket tarafından hesaplamaların d imzalı hakkedişlere göre değil ana sözleşme fiyatlarına göre yapılması gerektiği iddiasının taraflar arasındaki sözleşmeye ve düzenlenen belgelere uygun düşmediği, buna göre davalı şirketin saha sorumlusu teknik elemanın imzaladığı hakkedişler ve 21.05.2018 tarihli tutanaktaki birim fiyatlarına göre davacının yaptığı işin değerinin hesaplanmasının gerektiği göz önünde tutularak, bilirkişiler tarafından bu yönde yapılan toplam iş tutarının 1.981.725,97-TL, davalı şirket tarafından davacıya sözleşme dışı olarak yapılan iş tutarının ise 283.226,89-TL olup, davalı şirket tarafından davacıya 1.122.762,84-TL ödeme yapıldığı göz önünde tutulduğunda, davacının toplam 2.264.992,86‬-TL'lik toplam iş bedeli alacağından ödemenin mahsup edilmesinden sonra 1.142.190,02-TL alacaklı olup, davalının bu miktardaki alacağı ödemekle sorumlu bulunduğu dikkate alınarak, davacı tarafın sözleşme kapsamında yapılan işler nedeniyle dava dilekçesine 350.000,00-TL, sözleşme kapsamı dışında yapılan işler nedeniyle 10.000,00-TL, kısmi alacak talebinde bulunup, bilirkişi rapor ve ek raporları sonrasında talebini artırmadığı göz önünde tutularak sözleşme kapsamında yapılan ve sözleşme dışı yapılan işler nedeniyle kısmi alacak taleplerinin kabulüne, tarafların tacir olmaları ve taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olmasına bağlı olarak davacının avans faizi talep etme hakkının bulunmasına karşın dava dilekçesinde avans faiz oranlarından daha düşük nitelikteki reeskont faizi talebinde bulunması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği davacı lehine hükmedilen alacaklara reeskont faizi uygulanmasına, davacının, davalıya keşide ettiği 28.12.2018 tarihli ihtarnameyle davacıyı ihtarnamede verdiği ödeme süresine göre 31.12.2018 tarihinde temerrütte düşürdüğü dikkate alınarak, hükmedilen alacakların 31.12.2018 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça 409,67-TL ihtarname gideri ile ihtarnamenin tebliği konusunda harcanan 11,76-TL'nin dava öncesi alacağın tahsili yönünde yapılmış zorunlu harcamalardan olup, davalı şirket tarafından ödemem yapılmamış olmasın nedeniyle davacı tarafça talep edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu dikkate alınarak, toplam 421,43-TL ihtarname masrafının davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafça, kiraladığı ve davalı şirket tarafından el konulduğu iddia edilen sıva iskelelerinin iadesi, iadesinin mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili ile davacının ödediği kira bedeli nedeniyle haksız kullanım bedelinin tahsili talep edilmiş ise de, sıva iskelelerinin maliki olan .. Şirketinin 23.10.2020 havale tarihli müzekkere cevabı ile davacı ile yaptığı kira sözleşmesinin kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle yenilenmediği ve 04.01.2019 tarihinde sona erdirilip, 05.01.2019 tarihi itibariyle davalı... Şirketine kiralandığını, kira sözleşmesinin 05.04.2019'da sona ermesinden sonra eksiksiz olarak iskelenin davalı şirketten iade alındığını bildirilmesi ile birlikte davacı tarafın, davalı şirket yetkilisi .... hakkında yaptığı suç duyurusu sonunda Urla... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalı şirket yetkilisi ....'un hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçlamasından beraatine ilişkin verilen kararın 31.12.2021 tarihinde kesinleştiği, bunun yanında davacı tarafça bu karar ve iskelelerin maliki şirketin yazısına karşın iskelelerin davalı şirket tarafından haksız şekilde el konulduğu, davacının el konulması süresince kira bedeli ödediği, davalı şirketin iskeleleri haksız olarak kullandığı, bu nedenle kira bedeli ile haksız kullanımdan davalı şirketin sorumlu olduğu iddiasına ilişkin hiçbir delil ve belge örneğini dosyaya sunmadığı ve iddiasını kanıtlayamadığı dikkate alınarak, bu konudaki taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafça, kendisine ait olduğu bildirilen konteynerlerin iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedeli ile davalı şirketin konteynerleri haksız kullanımına bağlı olarak haksız kullanım bedelinin tahsili talep edilmiş ise de, bu konuda yapılan soruşturma sonunda davalı şirket yetkilileri hakkında bir dava açılmadığı gibi, Urla... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında iddianamenin davacının işçisi olan ... hakkında düzenlenerek kamu davası açıldığı, yargılama sırasında şüphelinin iki adet konteyneri işçilik alacağına karşılık iki farkla şahısa sattığını ikrar ettiği, böylece davacının iddiasının ortaya çıkan gerçeklikle bağdaşmadığı gibi davacının bu konudaki iddiasını ve davalı şirketin haksız kullanımını kanıtlar hiçbir delil ve belgeyi dosyaya sunmaması karşısında iddianın kanıtlanamaması nedeniyle bu konudaki taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafça, kendisine ait olup, davalı şirkete ait şantiyede kalan ve davalı şirket tarafından ek konulup kullanılan inşaat malzemelerinin bedelinin tahsili talep edilmiştir. Her ne kadar dinlenen davacı tanıkları davacının iddiaları yönünde beyanda bulunmuşlar, davalı tanıkları aksi beyanlarını bildirmişler ise de, taraf tanıklarının, tarafların çalışanı olup menfaat ilişkisi nedeniyle bu konudaki beyanlarına itibar edilmesinin mümkün bulunmadığı ve bu konudaki iddianın yalnız tanık beyanları ile kanıtlanmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak, davacı tarafın, dava konusu ettiği malzemelerin niteliği, hacmi, miktarı ile ilgili bir delil sunmadığı gibi dosyada bu konuda bir delil toplanmaması yanında, davacı tarafın inşaat malzemelerinin davalı şirket tarafından el konulması iddiası ile birlikte ayrıca inşatta kullanıldığına dair yazılı, görsel veya bir tespit belgesi içeren nitelikte hiç bir delil sunmaması karşısında, iddianın kanıtlanamaması nedeniyle davacı tarafın bu konudaki tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafça, sözleşmenin feshinden kaynaklanan tüm zararların ve verilmeyen barter daire nedeniyle uğranılan zararın tespiti ile tahsili talep edilmiştir. Yukarıda gerekçeleri ile açıklandığı gibi davalı şirket tarafından yapılan sözleşmenin feshi işleminin haksız olmadığı, davalı şirketin sözleşmenin 23.maddesinden aldığı yetkiyle sözleşmeyi feshettiği, buna bağlı olarak davacı tarafın sözleşmenin feshedilmesi sebebine dayalı olarak zarar gördüğü iddiası ile zararın tazminini talep etmesinin mümkün bulunmadığı, bilirkişi rapor ve ek raporlarında bu yönde tespit değerlendirme ve hesaplama yapılmış ise de, haksız fesih halinin bulunmaması nedeniyle tazminata hükmedilmesinin mümkün bulunmadığı, bununla birlikte davacının kendisine tescili verilmeyen C2 süit barter daire nedeniyle uğradığı zararın tahsilini talep etmiş ve bilirkişilerce bu konuda da değerlendirmeler ve hesaplamalar yapılmış ise de, 21.05.2018 tarihli tutanakla barter olarak verilen C2 numaralı süit için 850.000-TL bedel biçildiği, protokol gereği hakedişlerin %70'inin nakit, %30'unun ise barter daire ile karşılanacağının kararlaştırıldığı dikkate alınarak, bilirkişiler tarafından yapılan hesaba göre davacının yaptığı iş bedelinin tamamının 2.420.738,43-TL olması nedeniyle %30'unun karşılığının 726.221,53-TL olup, barter daire için kararlaştırılan 850.000,00-TL sözleşme bedelini karşılamaması sebebiyle sözleşmeye konu C2 numaralı süit dairenin davacı adına tescili konusunda sözleşme koşullarının oluşmadığı buna bağlı olarak davacının dairenin adına tescil edilmemesinden kaynaklanan tazminat talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla davacı tarafın bilirkişiler tarafından hesaplanan sözleşmenin feshinden kaynaklanan zararı ile barter daire verilmemesi nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararının talep edilebilirliğinin bulunmadığı dikkate alınarak, davacının bu nitelikteki tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı taraf, davalı şirket tarafından ticari itibar ve güvenirliliğinin zedelendiği, asılsız olaylarla suçlandığı, haksız isnat ve suçlamalarla karşı karşıya bırakıldığı için yaşadığı elem ve ıstırabın, ticari itibar kaybının telafisi için manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

TBK'nun 58.maddesinde kişilik hakkının zedelenmesinden zarar göreninin uğradığı manevi zarara karşılılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Buna göre davacı taraf, manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, aralarındaki sözleşme nedeniyle doğan ihtilafların mamelek hukukuna ilişkin olup, davalı şirketin, iddia edildiği gibi davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilecek eylemlerinin bulunduğunun davacı tarafça ortaya konulmadığı gibi bu konuda hiçbir delil ve belge örneğinin sunulmadığı, davacı tanıklarının dahi bu yönde bir beyanlarının bulunmadığı, taraflar arasındaki mamelek hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların manevi tazminata konu olamayacağı dikkate alınarak, davacı tarafın bu yöndeki talebinin kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:

1.Davalı İzmir Şöförler Ve Otomobilciler Esnaf Odası hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,

2.Davalı... Yapı...Şirketi hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, a-Sözleşme kapsamında yapılan işler nedeniyle 350.000,00 TL alacağın 31/12/2018 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek reeskont faizi ile davalı... Yapı...Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, b-Sözleşme kapsamı dışında yapılan işler nedeniyle 10.000,00 TL alacağın 31/12/2018 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek reeskont faizi ile davalı... Yapı...Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, c-409,67 TL ihtarname ile ihtarnamenin 11,76 TL kargo ücretinden oluşan toplam 421,43 TL alacağın davalı... Yapı...Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, d-Davacı tarafın kabulüne karar verilen alacakları yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,

3.Davalı... Yapı...Şirketi hakkında açılan davanın kısmen reddi ile, a-Davacı tarafın kiraladığını bildirdiği sıva iskelelerinin iade edilmesi ve mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, haksız kullanım bedeli ve tazminatı yönelik istemlerinin kanıtlanamaması nedeniyle reddine, b-Davacı tarafın kendisine ait inşaat malzemelerine davalı şirket tarafından el konulduğu iddiası ile bu malzeme bedellerinin tahsiline yönelik isteminin kanıtlanamaması nedeni ile reddine, c-Davacı tarafın sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan tüm zararları verilmesi gerektiği iddia edilen barter dairenin teslim edilmemesi nedeni ile uğranılan zarar ve tüm haksız fiillerin sonuçları ile tüm sebeplerden kaynaklanan tüm maddi zararların tahsiline yönelik isteminin kanıtlanamaması nedeni ile reddine, d-Davacı tarafın manevi tazminat talebine ilişkin yasal koşulların oluşmaması nedeni ile reddine,

4.a)Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat talepleri yönünden alınması gereken 24.620,39-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 6.479,58‬-TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 18.140,81-TL harcın davalı... Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

b)Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat talebi yönünden alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin yatırılan 256,16-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 13,69‬-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

5.Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.479,58-TL harcın davalı... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı İzmir Şöförler Ve Otomobilciler Esnaf Odası yararına AAÜT'nin 7(2)maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı İzmir Şöförler Ve Otomobilciler Esnaf Odasına verilmesine,

7.Davanın kabul edilen bölümü için davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 56.063,21 TL nispi vekalet ücretinin davalı... Yapı..Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

8.Reddine karar verilen maddi tazminat talepleri yönünden davalı... Şirketi yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı-... Yapı..Şirketine verilmesine,

9.Reddine karar verilen manevi tazminat talebi yönünden davalı... Şirketi yararına A.A.Ü.T.'nin 10 (3-4) maddesi uyarınca takdir edilen 15.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... Yapı..Şirketine verilmesine,

10.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeni ile 1/2'sinin karşılığı olan 660,00-TL'sinin davalı... Yapı...Şirketinden, 1/2'sinin karşılığı olan 660,00-TL'sinin davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

11.Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 393,40 TL on altı adet tebligat gideri, 137,50 TL yirmi dokuz adet elektronik tebligat gideri, 128,25 TL müzekkere ve posta gideri, 2,00 TL kep reddiyatı, 75,00 TL tanık ücreti, 8.250,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 9.030,55 TL yargılama giderinden 1/2'sinin karşılığı olan 4.515,27-TL yargılama giderinin davalı... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 1/2'sinin karşılığı olan 4.515,28-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

12.Davalı... Yapı..Şirketi tarafından yapılan 102,00 TL beş adet tebligat ücreti, 76,00 TL posta ücretinden oluşan toplam 178,00 TL yargılama giderinden 1/2'sinin karşılığı olan 89,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı... Yapı..Şirketine verilmesine, 1/2'sinin karşılığı olan 89,00-TL yargılama giderinin davalı... Yapı..Şirketi üzerinde bırakılmasına,

13.Davacı ve davalı... Yapı..Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından harcanmayan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Davacı vekili, davalı... Yapı...Şirketi vekili ve davalı Esnaf Odası vekilinin yüzüne karşı,

HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2023 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.