Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/11/2022

NUMARASI : Esas - Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)

VEKİLİ: Av. ... -
İSTİNAF EDEN DAVALI: ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ: Av. ...-
DAVA: Menfi Tespit

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 11/12/2023
YAZIM TARİHİ: 14/12/2023

Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

DAVA:

Davacı vekili, müvekkili hakkında Konya ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin takip dayanağı çek ile ilgisinin bulunmadığını, takip borçlusunun .... olması gerekirken tahsil edilemeyeceği düşüncesiyle bunun yerine ....'ın babası ... hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin çekte herhangi bir imzası ve cirosu bulunmadığı gibi, borç ile illiyet bağının da bulunmadığını ileri sürerek, takibin durdurulmasına, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, takip konusu çekin müvekkiline ciro yoluyla geçtiğini, imzanın kime ait olduğunun bilinmediğini, davacı hakkında yapılan takip borcu ile ilgili olarak alacak iddialarından vazgeçtiklerini, ancak davacının ilamsız takibe zamanında itiraz etmeyerek işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, yargılama gideri ve vekalet ücretine yarı oranda hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayda; Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine konu edilen kambiyo senedi niteliğindeki çek üzerinde isminin bulunmadığı ve davalı tarafa borçlu olunmadığından bahisle davacı tarafça mahkememizde menfi tespit davası açıldığı, davalı tarafından sunulan dilekçe ile davanın kabulüne yönelik beyanda bulunulması ve davacının borçlu olunmadığının davalı tarafından bilinmesine rağmen icra takibine maruz bırakılması karşısında, davacının menfi tespit davasının kabulü..." gerekçesiyle, davalı tarafından yapılan kabul beyanı dikkate alınarak, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyasında takibi yapılan 27.970,00 TL çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Asıl alacak talebinin %20’si oranındaki 5.594,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafından yapılan 640,30 TL harç gideri, 86 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 726,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6/1. maddesi uyarınca (dava değerinin 27.970 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 4.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dava dosyası Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin.... Esas sayısı ile görevsizlik kararı verilmek suretiyle gönderildiğinden görevsiz mahkemenin hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/1. maddesi uyarınca davalı vekili için 4.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili, görevsizlik kararı sonrası dava dosyasının görevli mahkemede görüldüğünü ve lehine karar verildiğini, görevsizlik kararı verilen mahkemede de davalı tarafın cevap dilekçesi sunarak iddia ve davayı kabul ettiklerini, bu nedenle ayrıca karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, başlatılan takibe davacı tarafından süresinde itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, müvekkilinin samimi kabulü nedeniyle tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ayrıca verilen tazminatın gerekçesinin kararda gösterilmediğini, takibin fatura üzerinden başlatılması gerekirken sehven senet üzerinden başlatıldığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, yapılan masrafların yarısının davacı üzerinde bırakılması gerekirken tümünün davalı üzerinde bırakıldığını ileri sürerek, davacının tazminat talebinin reddi ile yargılama giderlerine yarı oranda hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davalı tarafından davacı aleyhine çeke dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından davanın öncelikle asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, davalının gerek asliye hukuk mahkemesine gerekse de görevsizlik kararı sonrasında yargılamanın yapıldığı mahkemeye ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesi ile davayı kabul ettiklerini beyan ettiği ve mahkemece de davalının kabul beyanı nazara alınarak yazılı olduğu şekilde karar verildiği, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin yargılama giderleri ve bu giderlerden olan vekalet ücretine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesinde; Yargıtay HGK'nın 28.02.2019 tarih, 2017/2-3004 E-2019/217 K. Sayılı ilamında da ''...6100 Sayılı HMK'nın yürürlük tarihinden sonra ise "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlığı altında düzenlenen HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrası ile yargılamanın tekliği esası benimsenmiş ve görevsiz/yetkisiz mahkemece yargılama giderlerine hükmedilmeyeceği kabul edilmiştir.

Şöyle ki, görevsizlik ya da yetkisizlik hâlinde verilecek karar "usulden ret" kararıdır (HMK m.115/2). Diğer bir anlatımla görevsizlik ve yetkisizlik kararları ile mahkeme davadan elini çekmiş olsa da söz konusu kararlar davanın esasını çözmeyip, davacı bu kararların kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde görevli veya yetkili mahkemeye başvurarak davaya kaldığı yerden devam olunmasını sağlayabilmektedir (HMK m. 20).

Ne var ki HMK'nın 331/2. maddesi ile görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmesi hâlinde ilk kararı veren mahkemedeki yargılama için ayrıca bir yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği sonucu çıkarılmamalıdır. Çünkü usule ilişkin nihai kararla davanın esası hakkında herhangi bir karar verilmediğinden davanın sonunda hangi tarafın haklı, hangi tarafın haksız olduğu tespit edilemez. Ancak "yargılama giderlerinin, kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmesi" gerektiğine ilişkin HMK'nın 326. maddesi ve "yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği; yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümünün hüküm altında gösterileceği; hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceğinin, mahkemece ilamın altına yazılması" gerektiğine ilişkin HMK'nın 332. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde henüz yargılamayı sona erdirmeyen görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararları üzerine yetkili mahkemede davaya devam edildiği hâllerde uyuşmazlığın esası hakkında verilecek nihai kararda haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin hüküm altına alınması yerinde olacaktır.

İlgili maddenin gerekçesinde de; 1086 sayılı HMUK'da bu konuda açık bir düzenleme bulunmaması sebebiyle yerel mahkemeler ile Yargıtay'ın birbirinden farklı kararlar verdiği ve uygulamada yaşanan bu karışıklığın önlenmesi bakımından maddenin ikinci fıkrasında "görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararlarından sonra, dosyanın gönderildiği mahkemede dava görülmeye başlanmış ise yargılama giderlerine davayı gören ikinci mahkemece hükmedileceği" hususunun düzenlendiği ifade edilmiştir.

Öte yandan, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ederek davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği de maddede belirtilen diğer bir husustur...'' belirtildiği üzere mahkemece, hüküm fıkrasının 6. bendinde, davalı lehine görevsizlik kararı veren mahkemenin hüküm tarih itibariyle A.A.Ü.T.'nin 7/1 maddesi uyarınca vekalet ücreti takdiri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin işbu hususa yönelik istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesine gelince ise; Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 6. maddesinde de '' (1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.'' hükmü düzenlenmiş olup, davalı tarafça ön inceleme celsesinden önce kabul beyanında bulunulduğundan ve davacı tarafından davanın harçlandırılmış değeri 28.300,00 TL olmasına rağmen mahkemece 27.970,00 TL olarak kabul edildiğinin belirtildiği ve işbu hususun istinaf sebebi de yapılmadığı anlaşıldığından kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine 2.097,75 TL ücret-i vekalete hükmedilmesi gerekirken hüküm fıkrasının 5. bendinde 4.600,00 TL'ne hükmedilmesi ve netice itibariyle davanın kabulüne karar verildiği belirtilmesine rağmen kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla, kabul red oranına göre yargılama giderlerinin paylaştırılması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın yargılama giderlerinin tümünden davalının sorumlu tutulması da yerinde görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve aşağıda yazılı olduğu şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A) Taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2022 tarih, ... Esas - .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

1.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

2.İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet takdirine yer olmadığına,

4.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 36,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 528,00 TL'nin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine,

5.İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; Konya .. İcra Müdürlüğünün... esas nolu dosyasında takibi yapılan 27.970,00 TL çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,

2.Hüküm altına alınan miktar üzerinden % 20 oranında hesaplanan 5.594,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 636,88 TL harçtan, peşin alınan 483,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 153,58 TL karar ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4.Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 483,30 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdir edilen 2.097,75 TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdir edilen 330,00 TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 104,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 163,30 TL yargılama giderinden kabul red oranına göre hesaplanan 161,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,

8.HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine C) İlk derece mahkemesince 23/02/2023 tarihinde yazılan harç tahsil müzekkeresinin bila ikmal iadesinin ilk derece mahkemesince istenmesine, D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/12/2023 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog