11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2019/1914 E. , 2023/7815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2013/45 Esas, 2013/402 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtcilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 51 inci maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların ertelenmesine, dolandırıcılık suçundan sanık Mehmet yönünden 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 51inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezasının ertelenmesine, sanık ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, ve 50 nci maddeler uyarınca 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezasının para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
2.Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2013/45 Esas, 2013/402 Karar sayılı kararının sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 27.09.2016 tarihli ve 2015/8557 Esas, 2016/5755 Karar sayılı kararı ile "dolandırıcılık suçu yönünden beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesi, sahtecilik suçu yönünden aldatma niteliği hususunda takdirin hakime ait olduğu, ne şekilde iğfal kabiliyeti oluştuğunun tartışılması gerekliliği ile kabule göre de sanık hakkında hükmolunan hapis cezası TCK'nun 61. maddesine göre takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının aynı gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşılarak 30 gün olarak tayin edilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi, suça konu senedin bono vasfını haiz olmayıp, özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyete hükmolunması, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince aynı maddenin 1. fıkrasının a, b, c ve d bendlerinde yazılı hak yoksunluklarına aynı Yasanın 53/3. maddesi de nazara alınarak hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve suça konu senedin akibeti hakkında bir karar verilmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Gaziantep 14.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2016/355 Esas, 2018/450 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden arındırılmış, yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve atılı suçun sabit olmadığı takdir ve sonucuna varıldığından sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması sebebiyle beraatine, özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafii, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini, mahkûmiyetine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.
2.Katılan vekili, senedin devir amacı için verildiğini, bono ile zarar arasında nedensellik bağı olduğunu, bono verilmese tapuda devrin de gerçekleşmeyeceğini beyan ederek dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan ... ile sanığın ... İlçesi ...Köyü Aş Ocağı mevkisindeki bir taşınmazın satım konusunda pazarlık yaparak anlaştıkları ve harici satış sözleşmesi imzaladıkları, katılan ve sanıkların gayri menkulün devir işlemlerini gerçekleştirmek için Tapu Müdürlüğü'ne gittiklerinde sanık ...'in daha önceden imzalamış olduğu senedi katılana vermesi için temyiz dışı sanık ...'e verdiği, ...'in de senedi katılana verdiği, senedin ödeme tarihinde senetteki katılanın imzalarının keşideciye ait olmadığı ve senedin sahte düzenlendiğini öğrendiği ve şikâyetçi olduğu olayda, sanık ...'in katılana boş senet imzalayarak verdiği, yazıların kendisine ait olmadığını savunması karşısında senedin ön yüzündeki rakamlar ile ilk ciranta ... yazısı ve imzasının kendisine ait olduğu ve sanık ...'in temsil kabiliyeti olan bir sahte senedi katılana bilerek vererek birlikte suç işleme kastıyla hareket ederek üzerlerine atılı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.
2.Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2013/45 Esas, 2013/402 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında üzerlerine atılı suçlar yönünden ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulmuş, sanık ... yönünden mahkûmiyet hükmü temyiz edilmeden 24.05.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
3.Katılan kayınvalidesi ...'a ve diğer hissedarlara miras olarak düşen arazinin satışı için sanık ... ile görüştüğünü, araziyi ... isimli şahsın ... isimli kişi için almak istediklerini beyan ettiğini, ...'in yerine ise devir işlemlerini vekaleten kardeşi ...'in yaptığını, 19.10.2011 tarihinde sanık ...'in diğer pay sahiplerinin bedelini nakit olarak verdiğini, kayınvalidesinin hissesinin karşılığını senet olarak vermek istediklerini,arkadaşı ...'un ricasıyla anılan senedi kabul etmeye rıza gösterdiğini, ...'in kendisine kayınvalidesinin payına düşen paraya karşılık gelen 1 adet 8.500,00 TL tutarında, 15.11.2011 ödeme tarihli senedi yanlarında ..., ... ve kayınvalidesi ... varken verdiğini, senedin ödeme günü geldiğinde senedin üzerinde bulunan adrese gittiğini, ancak anılan adreste ... adında bir kişinin olmadığını öğrendiğini, sanık Mehmet'in ikametini öğrenip yanına gittiğini, sanık ...'in senedin kendisine ait olmadığını, senedi ... ile emlakçı ...'in kendisine verdiğini söylemesi üzerine senedin sahte olduğunu anladığını ve şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.
4.Sanık ... savunmasında, ...'ın ... adına bir arazi alacağını, katılanın satmak istediği araziyi ... adına almak üzere anlaştıklarını,...20.000,00 TL kapora aldığını ve parayı katılana teslim ettiğini, katılanın aynı akşam kendisi adına ortak bir gayrimenkul almak istediğini söylediğini, ortak olarak arazi aldıklarını, katılanın daha sonra kendisinde gayrimenkulün alımı için vermiş olduğu parayı istediğini, ..., ..., ... ile birlikte biraraya geldikleri sırada konuştuklarını, kendisine 3.500,00 TL borcu kaldığını söylediğini, katılanın da kabul ettiğini, daha sonra ... adına satılan gayrimenkulün devir işlemleri için tapuya gittiklerinde katılanın yeniden 8.500,00 TL parasını istediğini yoksa devir işlemi için imza atmayacağını söylediğini, üzerinde para olmadığı ve işlemlerin yarım kalmaması adına boş bir senet imzalayarak ...'e teslim ettiğini, senedi katılana vermesini istediğini, tapuda devir işlemlerinin yapıldığını, katılanın kendisinden alacağı olan parayı düşerek 3.500,00 TL para ödemeyi teklif ettiğini ancak katılanın senetteki bütün meblağı istediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı reddetmiştir.
5.Adli emanetin 2012/100 sırasında kayıtlı suça konu senet hakkında düzenlenen 12.10.2012 tarihli kriminal raporda; senedin ön yüzündeki rakamlar ile arka yüzündeki "..." içerikli yazının ve ... adına atılı bulunan birinci ciranta imzasının sanık ...'ın elinden çıktığı tespit edilmiştir.
6.11.04.2017 tarihli celsede suça konu senet aslı incelenmiş, senedin incelenmesinde; ön yüzünde vade tarihi 15.11.2011 tarihi, tediye tarihi bölümünün boş olduğu, Türk Lirası bölümünde 8.500,00 rakamının olduğu, Nahsen Ayas adına düzenlendiği, ödeyecek kısmında ... ...T.C. Kimlik numarası, 23 Nisan Mah. 81056 nolu sk ...Apt. No:11 adresinin bulunduğu, imza kısmında aynı benzer niteliklte 2 adet imzanın bulunduğu, senedin arka yüzünde ... altında imza bulunduğu görülmüştür.
7.Mahkeme, suçta kullanılan senedin düzenleme yeri bulunmadığından resmi belge olmadığı, özel belge niteliğinde olması, aldatma kabiliyetinin bulunması, sanığın suça konu bonoyu katılana daha önce almış olduğu borç para karşılığında verdiğinin beyanlarla sabit olması, borç önceden doğmuş olduğundan bono verilmesinin hile unsuru olarak kabul edilemeyeceği, suça konu bono ile zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığı hususları göz önünde tutularak sanığın dolandırıcılık suçundan beraatine, özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Dolandırıcılık Suçu Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.04.2013 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1.Her ne kadar gerekçeli kararda suç tarihi 28.11.2011 tarihi olarak belirtilmiş ise de, senedin katılana teslim edildiği 19.10.2011 tarihinin suç tarihi olduğu belirlenmiştir.
2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşım süresinin öngörüldüğü ve suç tarihi olan 19.10.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçları Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Gaziantep 14.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2016/355 Esas, 2018/450 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.