11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/29051 E. , 2023/8747 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 Tarihli ve 2015/162 E., 2015/215 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1.Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 41.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, dosyanın incelenerek lehine bozulmasına karar verilmesine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, daha önceden katılan ...'ın yetkilisi olduğu şirkete ait 16.12.2012 tarihinde iş yerinden boş olarak çalınan çeklerden suça konu 25.000,00 TL bedelli, 04.04.2014 tarihli çeki bir şekilde ele geçirdiği ve mağdur ...'a aldığı araç karşılığı verdiği, mağdurun da çeki katılan ...'a aldığı araç karşılığı verdiği, katılan ...'un da çeki kredi limitinde kredi kullanmak amacıyla ibraz ederek 07.01.2013 tarihli çek teslim alma formu karşılığında Türk Ekonomi Bankası A.Ş. Bafra şubesine teslim ettiğinde çekin çalıntı olduğunun anlaşıldığı, bu suretle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davaları açılmıştır
2.Sanık, çeki soruşturma aşamasında vefat eden Sadık Küçükçakır aracılığıyla Sinop ili Dikmen ilçesinde Metin isimli soy ismini hatırlamadığı bir şahıstan araba ve hayvan alışverişi takası nedeniyle aldığını, çekin arka kısmında bulunan cironun kendisine ait olduğunu, bu çeki daha sonra esnaf arkadaşı olan mağdur ...'a 2011 model araç karşılığı verdiğini, talimatla alınan ifadesinde ise çeki mağdur ...'a golf marka aracın ödenmesi amacıyla vermediğini, esnaf oldukları için aralarında bu şekilde para veya çek transferi olduğu şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu, çelişkinin Mahkemece giderilmediği görülmüştür.
3.Uzmanlık raporuna göre, çekin arka yüzündeki "......" ibareleri altında bulunan birinci ciranta imzasının sanığın eli ürünü olduğu, diğer el yazıları ve imzaların sanığın eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte uygun kaligrafik ve grafolojik hususiyetlerin tespit edilemediği belirtilmiştir.
4.Mağdur ..., çeki araç satmasından dolayı sanıktan aldığını beyan etmiştir.
5.Çekin çalınmasına dair bilgi ve belgelerin dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
6.Mahkemece, sanığın, çekin ne şekilde ve kim tarafından kendisine verildiğine ya da eline geçtiğine dair somut bir delil gösteremediği gibi aşamalarda çelişkili savunmalarda bulunması sebebiyle savunmasına itibar edilmeyerek, tüm dosya kapsamı ile sübut bulan suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın mahkumiyetine ilişkin Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında; dosya kapsamına göre, sanığın soruşturma aşamasındaki beyanında, çeki mağdur ...'a 2011 model araç karşılığı verdiğini, talimatla alınan ifadesinde ise çeki mağdur ...'a golf marka aracın ödenmesi amacıyla vermediğini, esnaf oldukları için aralarında bu şekilde para veya çek transferi olduğu şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu, talimat Mahkemesince ifadesi alındığından ve talimat ekine eski beyanı eklenmediğinden çelişkinin giderilmediği, mağdur ...'ın ise soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla alınan ifadelerde çeki araç satmasından dolayı sanıktan aldığını beyan etmesi karşısında, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi bakımından, sanığın beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve mağdurun da bu konuda beyanı alınarak, mümkünse sanıkla yüzleştirilerek suça konu çekin hangi hukuki ilişkiye dayanarak verildiği, önceden doğan borç/borçlara karşı mı, yoksa elde edilen yarar/yararlar karşılığında mı verildiğinin sorulması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle...Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2015/162 Esas, 2015/215 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle...Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2015/162 Esas, 2015/215 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.