3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin kayyımlık görevini --------- yürüttüğünü, Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6758 sayılı Kanun'un md.19/6 düzenlemesi, “Kayyımlık görevi -------- tarafından yürütülen şirketler, açtıkları davalarda harçtan muaftır.” hükmünün bulunduğunu, yasal düzenleme uyarınca, müvekkili şirketin işbu davada harçtan muaf olduğunu, --------- D.İş sayılı kararı ile 17/11/2015 tarihinde kayyımlara devredildiğini, akabinde 22/11/2016 tarihli, -------- sayılı -------- yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı KHK'nin 7.maddesi uyarınca müvekkili şirket üzerindeki kayyımlık yetkilerinin --------- devredildiğini, müvekkili şirketin -------- şirketi iştiraklerinden olduğunu, diğer grup şirketlerinin ürettiği ve genel itibariyle eğitim malzemelerinin ihracatını gerçekleştiren bir şirket olduğunu, yurtdışına kitap, dergi, okul mobilyası (sıra, akıllı tahta, dolap vb) ve kıyafet gibi eğitim sektöründeki ürünleri pazarladığını, şirketin, bu satışlar neticesinde 2012 - 2016 yılları arasında satış bedellerini tahsil edememesi sonucu yurt dışında yer alan şirketlerden ticari alacaklarının doğduğunu, süreç içerisinde davalı taraf ile tahsilata yönelik girişimlerde bulunulduğunu ancak bir netice alınamadığını, arabuluculuk süreci için girişimde bulunulduğunu ancak bundan da bir sonuç alınamadığını, bu nedenle işbu davanın ikame edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar, yurtdışı çıkış evrakları ve cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin, davalı yabancı şirketten, ilgili fatura bedelleri toplamının 113.517,40 USD olduğunu, fatura tarihleri göz önünde bulundurularak ilgili tarihlerden işleyecek, bankalarca uygulanan en yüksek yabancı para faizi ile birlikte 113.517,40 USD alacağının tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve iddia etmiştir.Davalı yabancı şirket olduğundan ve tebligat yapılamadığından cevap dilekçesi sunamamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; hukuki niteliği itibariyle 2015 tarihli dört adet satış faturasından kalan bakiyenin tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m. 114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK m. 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Somut olayda, davalı bir üniversitedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 16/2. Maddesinde "Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar. " hükmü düzenlemiştir. Davalının ticari işletme kaydı olup olmadığı hususu, tacir sayılıp sayılmadığının tespiti için konsolosluk aracılığıyla yazı yazılmış, davalının üniversite olduğu belirtilmiş, tacir sayılmasını gerektiren bir kayıt da gönderilmemiştir. Davanın mutlak ve nisbi ticari dava olmadığı gibi, yukarıda bahsedilen üçüncü grup dava da olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya genel mahkeme sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinin bakacağı anlaşılmış, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle HMK.nin 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2.HMK.nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi ile iki haftalık hak düşürücü süre içinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli -------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3.6100 Sayılı HMK. 331/2. maddesi gereği yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4.Tarafların iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi halinde, 7251 sayılı yasayla değişik HMK.nun 20/1 maddesi uyarınca resen davanın açılmamış sayılacağına ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınacağının ihtarına; Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 24/01/2024