Esas No
E. 2019/11935
Karar No
K. 2023/9595
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2019/11935 E.  ,  2023/9595 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/125 E., 2018/506 K.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın hüküm tarihinde ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunması nedeniyle hüküm fıkrasına "5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince ceza evinde bulunan sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin" de yazılması veya tebliğ mazbatasına bu hususa ilişkin bir meşruhat eklenmesi gerekirken bu açıklama veya meşruhat olmadan yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan, sanığın hükmün kendisine tebliğ üzerine sonradan atadığı müdafii tarafından 18.01.2019 tarihli dilekçesi ile yapmış olduğu temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2013 tarihli ve 2012/324 Esas, 2013/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesini birinci fıkrası, 62, 50 52 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine karar verilmiştir.

2.Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2013 tarihli ve 2012/324 Esas, 2013/245 Karar sayılı kararının sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 27.03.2017 tarihli ve 2015/10260 Esas, 2017/1519 Karar sayılı kararı ile sanığın savunması alınmadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 191 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2018 tarihli ve 2017/125 Esas, 2018/506 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesini birinci fıkrası, 62, 50 52 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Kolluk görevlileri tarafından olay tarihinde yapılan trafik uygulamasında, sanığın kendilerine ibraz ettiği sevk irsaliyesinin sahte olduğunun anlaşılması üzerine sanık hakkında üzerine atılı suçu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış, sanığın ikrara dayalı savunması ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın suçu işlediğinin sabit olduğunun kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Özel belgede sahtecilik olan suç adının gerekçeli karar başlığında "resmi belgede sahtecilik" şeklinde yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2018 tarihli ve 2017/125 Esas, 2018/506 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, adli para cezalarında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının mümkün bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünün (2) numaralı kısmında açıklanan nedenle Hilvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2018 tarihli ve 2017/125 Esas, 2018/506 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.