3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -------- ait -------- plakalı aracın 11.09.2022 tarihinde karıştığı kaza nedeniyle uğradığı hasar ve değer kaybı bedelinin tahsili amacıyla davalı şirkete ihtarname gönderilerek tespit edilen bedellerin ödenmesinin talep edildiğini, bağımsız eksper tarafından yapılan inceleme ile müvekkiline ait araçta 88.188,44 TL hasar bulunduğu belirlenmiş ve kazaya ilişkin maddi tazminat bedelinin 88.188,44 TL olduğunun tespit edildiğini ancak davalı şirketin -------- sunmuş olduğu evraklardan, tarafların arabuluculuk görüşmeleri neticesinde hasar ve değer kaybı tazminatı olarak toplamda 6.125,00-TL bedel üzerine anlaşma sağladıklarının öğrenildiğini, müvekkilinin karıştığı kaza sebebiyle aracında meydana gelen hasar bedelinin bağımsız eksper tarafından tespit edilerek ortaya konduğunu ve bu rapora göre toplam 88.188,84 TL hasar tazminat bedeli ve değer kaybı bedeli alacağı olan müvekkilin arabuluculuk yolu ile 6.125,00 TL alarak haklarından feragat etmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu açıklanan nedenlerle -------- numaralı arabuluculuk son tutanağının iptaline, her türlü başvuru, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;İlgili kazaya karışan --------- plakalı aracın müvekkili -------- şirketi tarafından 19.04.2022/2023 tarihlerini kapsayan --------- numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu ancak başvuran vekilinin Arabuluculuk başvurusuna ilişkin evrakları dosyaya ibraz etmemiş olduğundan dava şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilemediğini, ilgili evrakların ibraz edilmemesi halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde mağdur araçta 88.188,44-TL'lik hasar meydana gelmesine karşın ilgili anlaşmanın 6.125,00-TL üzerinden yapılmasının TBK m. 28 uyarınca ''aşırı yararlanma'' niteliğinde olduğunın iddia edildiğini ancak dava konusu Arabuluculuk Tutanağı'nda aşırı yararlanma durumunun bulunmadığını ve davacı vekilinin sadece taraflı ekspertiz raporuna dayanarak bu iddiasını ispatlayamadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini açıklanan nedenlerle arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açıldığından davanın usulden reddiine, dava konusu arabuluculuk tutanağının kesin hüküm niteliğinde olduğunun kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhe sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava;hukuki niteliği itibariyle davacıya ait -------- plakalı aracın 11/09/2022 tarihinde karıştığı kaza nedeniyle uğradığı hasar ve değer kaybı meydana geldiği iddiasıyla arabuluculuk anlaşmasının bedelinin düşüklüğü nedeniyle sözleşmenin iptali davasıdır.Mahkememizce dosyanın kusur ve değer kaybı konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, alınan 27/10/2023 tarihli raporun sonuç kısmında," A-) Sürücü -------- sevk ve idaresinde bulunan------- plakalı aracı ile: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: 8/8 ORANINDA % 100 KUSURLU OLDUĞU, B-) Sürücü -------- sevk ve idaresinde bulunan--------- plakalı aracı ile: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, C-) 11.09.2022 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan-------- plakalı araca ait hasar bilgilerinin, araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. D-) Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.maddesine göre, maddi hasarlı kazada işleten, sürücü, sigortacı gibi birden çok sorumlu varsa aynı zarardan her biri müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan, zarar görenin/görenlerin, dilediği borçluya başvurup zararın tazminini isteme hakkı olacak; müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan ödeme tüm borçluların ödeme oranında borçtan kurtulması sonucunu doğuracaktır . Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigortası, sigorta ettirenin 3. kişilere verdiği onun karşılamak üzere hem üçüncü kişileri hem de sigorta ettireni koruma amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türü olduğundan sigortacının (sigorta şirketinin) sorumluluğu, sigortalısının veya sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlıdır. Limitin üzerindeki zarardan sorumlu değildir.
Davacı tarafın derdest davaya konu ettiği talebin, -------- plakalı aracın sürücüsünün kusur oranı nispetinde; davalı sigortacının, araç başına 50.000-TL teminat bedeli üzerinden -------- plakalı --------- marka araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan ------ sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamındadır. E-) Bu bilgiler dâhilinde -------- plakalı, ------- marka, -------- tipi, -------- model araçta oluşan hasar ve değer kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle: HASAR BEDELİ = 27.096,41 TL DEĞER KAYBI BEDELİ = 24.000,00 TL
TOPLAM TUTAR = 51.096,41 TL Bu tutarın serbest piyasa koşullarına ve dosya kapsamına uygun olması ile Kadr-i Maruf değer taşıdığı değerlendirilmiştir. Davalı sigortacının, araç başına 50.000-TL teminat bedeli üzerinden yapılan değerlendirme kapsamında: Dosya içeriğine sunulmuş 02.12.2022 tarihli 6.125 TL Banka ödeme dekontunun mevcut olduğu,
BAKİYE TUTARIN: 50.000,00 TL- 6.125,00 TL = 43.875,00 TL olarak hesap edilmiştir.
Davalı taraf ile davacının yaptığı arabuluculuk anlaşmasında hasar ve değer kaybı tazminatı olarak toplamda 6.125,00-TL bedelin dosya kapsamında yapılan incelemelerde düşük olduğu "Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Dava gabin sebebi ile arabuluculuk anlaşma tutanağının iptaline ilişkindir.6102 Sayılı yasanın 5/A maddesine göre" Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan,konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermekte olup dava konusu arabuluculuk tutanağının iptaline ilişkin olup zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı değerlendirilerek davalı vekilinin aksi yöndeki itirazları kabul görmemiştir.Davacı vekilinin asıl iddiası TBK 28 maddesinde düzenlenen edimler arasındaki aşırı dengesilik olarak tanımlanan gabine dayanmış ve esas olarak müvekkilinin racında kaza nedeni ile meydana gelen gerçek zararını 88.188,44 TL olduğu halde müvekkilinin davalı sigorta şirketi ile 6.125,00TL anlaşma sağlanmış olamsının hayatın olağan aşırına aykırı olduğunun,edimler arasında aşırı dengesizlik olduğunun idda etmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 28. maddesi ile aynen; "Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir." hükmünü içermekte olup zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir." hükmü getirilmiştir.Somut olayda her ne kadar davacı vekili objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık bulunduğundan bahsetmiş ise de, yaptırılan bilirkişi incelenmesinde davacı asilin kaza nedeni ile talep edebileceği tazminatın 27.096,41 TL hasar bedeli,24.000,00 TL de değer kaybı bedeli olduğu ancak poliçe limitinin 50.000,00 TL olası dolasıyla davalı sigorta şirketinin en fazla bu miktardan sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Bu kapsamda sigorta şirketi poliçe üst limiti olan 50.000,00 TL ile en fazla sorumlu olabilecekken davacı ile 6.125,00 TL ye anlaşılması göreceli olarak dengesizlik olarak kabul edilebilir ise de sadece edimler arasındaki dengesizlik TBK 28 maddesini uygulanması için yeterli olmayıp aynı zamanda, bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki sübjektif unsurun dahi gerçekleşmesi gerekmekte olup, davacının ne için hangi somut nedenle kişiliği, yaşı, sağlık durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü, psikolojik yapısı gibi maddi, manevi yönler bakımından darda kaldığı, tecrübesizlik, düşüncesizlik halleri içinde bulunduğuna dair bir davacı tarafça belirtilmemiştir. Dosya arasında bulunan davacı asil ile davalı sigorta şirketi arasında bulunan arabuluculuk bilgilendirme tutanağının her sayfasının davacı asil tarafından imzalandığı ve arabulucukta anlaşılması halinde hukuki sonuçları konusunda da bilgilendirildiği görülmüştür.
Sonuç olarak davacının iddia ettiği gibi arabuluculuk son tutanağının iptalini gerektirecek gabin/hata aşırı yararlanma durumunun dosya kapsamındaki delillerle ispatlanamadığı ve anlaşma iradesinin fesada uğratıldığı yönünde de bir iddiası olmadığı sadece davacının daha fazla tazminat talep edebileceği varsayımı ile gerçekleşen anlaşmada belirlenen miktar ile istenebilecek tazminatın tutarı arasında orantısızlık bulunduğuna ilişkin kabulün tek başına arabuluculuk son tutanağının iptal edilmesi için yeterli olmadığı, aksi yöndeki kabulün anlaşma ile sonuçlanan tüm arabuluculuk son tutanağında belirlenen edimlerin subjektif değerlendirmeler ile yerindelik denetimine tutulması sonucunu doğuracağı ve bu durumun da arabuluculuk sisteminin iradiliği ilkesine aykırı olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 269,85- TL harcın peşin alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde kendilerine iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 12/12/2023