Esas No
E. 2021/417
Karar No
K. 2023/7804
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/417 E.  ,  2023/7804 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/238 E., 2015/654 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Amasya 2.

Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 Tarihli ve 2014/238 Esas, 2015/654 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında

a)Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 inci maddesi delaletiyle 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... yönünden aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ... ve ... yönünden aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ...'in temyiz isteği, olayla hiç bir ilgisi bulunmadığına, suça konu çekte yazı ve imzasının olmadığının bilirkişi raporu ile kanıtlandığına, usulsüz olarak ceza aldığına, anılan nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'un temyiz isteği, verilen cezanın haksız olduğuna, adil olmadığına, anılan nedenle hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.

3.Sanık ...'nın temyiz isteği, verilen cezanın haksız olduğuna, geçmiş sabıkaları dayanak alınarak ceza verildiğine, anılan nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, ... Otomotiv isimli iş yerini işleten sanık ...'nın, suç tarihinde yanında çalışan tanık ... ve ablası ...'tan uygun arsa bulma vaadi ile 10.000,00 TL para aldığı, ...'ın isteği üzerine alınan paraya teminat olarak suça konu 19.04.2013 keşide tarihli ve 10.000,00 TL bedelli senedi düzenleyerek katılana verdiği, bir süre sonra katılanın arsayı sorması üzerine almış olduğu parayı ve senetteki imzaları inkar ettiği, bu olaylar sırasında diğer sanıklar ... ve ...'in de sanık ...'nın yanında olup eylemlerine iştirak ettikleri iddiasına ilişkindir.

2.Suça konu senet üzerinde yapılan incelemeye ilişkin 22.11.2013 ve 18.11.2014 tarihli bilirkişi raporlarında özetle, senet üzerindeki yazı ve imzaların ..., ... ve ... yazı ve imzaları ile uygunluk göstermediği, senet üzerindeki "01.05.213-10.000 TL" rakamlarının sanık ..., senet üzerindeki diğer el yazılarının sanık ... eli ürünü olmasının muhtemel olduğu, keşideci imzalarının aidiyeti hususunda ise herhangi bir uygunluk bulunamadığı yönünde tespitlere yer verilmiştir.

3.Sanık ... ve ...'un soruşturma ve kovuşturma ifadelerinde, suça konu senedi katılana verip vermedikleri, ne şekilde ve neye istinaden verdikleri yönünde farklı beyanlarda bulundukları belirlenmiştir.

4.Sanık ...'in, diğer sanıkların birlikte çalıştıkları iş yerlerine sık sık uğradığını, katılan ...'ı bizzat tanımadığını, iş yerinde çalışan ...'ın kardeşi olarak tanıdığını, taraflar arasında bir para alışverişi olduğunu bildiğini ancak sebebini bilmediğini, diğer sanıklarla birlikte katılanı dolandırmadığını ve senet düzenleyip katılana vermediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

5.Katılan ve tanık...'nın aşamalarda, sanıkların hep birlikte olduğu sırada uygun bir arsa olduğunu ve indirimli alabileceklerini söyleyerek kendilerini ikna ettiklerini, arsa için verdikleri para karşılığında istedikleri senedi kendilerini uzaklaştırarak görmedikleri bir yerde düzenleyip verdiklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır.

6.Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, tüm dosya kapsamı itibari ile tanık beyanları ile de desteklenen katılan beyanına üstünlük tanındığı değerlendirilerek, ortak suç işleme kast ve iradesi altında ortada olmayan bir arsayı karlı bir iş olarak tanıtmak suretiyle katılandan menfaat temin ettikleri ve teminat olarak kendilerinin tanzim ettiği, ancak imzaları farklı kişilere attırdıkları sahte senedi katılana verdikleri sabit görülen sanıklar hakkında, ayrı ayrı eylemlerine uyan dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmalarına ilişkin temyize konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Aşamalardaki sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin ve unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedenleriyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülüştür.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık ...

Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Aşamalardaki sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamından, sanık ...'in katılandan menfaat teminine yönelik suça konu senedin düzenlenmesi ve katılana verilmesi eylemlerinde diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiği veya katkı sağladığı yönünde savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin bir delil bulunmadığı gözetilerek yüklenen suçlardan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanıklar ...

Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise katılan olduğu gözetilerek, her iki suçun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

D. Sanık ...

Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında UYAP üzerinden yapılan incelemede, 09.11.2015 tarihine kadar başka suçtan Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, 20.11.2015 tarihi itibariyle de Sincan 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, dosyada mevcut Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun 13.11.2015 tarihli yazısı ile de hükmün tefhim olunduğu 12.11.2015 tarihli duruşmada hazır edilmesi için Mahkemece gönderilen talep üzerine sanığın 09.11.2015 tarihinde Gümüşhacıköy Açık Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildiğinden hazır edilemediğinin bildirilmiş olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 193 ve 196 ncı maddeleri uyarınca savunma hakkının kısıtlanmaması bakımından, hükmün tefhim olunduğu 12.11.2015 tarihinde sanığın ceza infaz kurumunda olup olmadığının ilgili kurumlardan tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanık ...

Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/238 Esas, 2015/654 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ...

Hakkında Dolandırıcılık, sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde B-C-D bentlerinde açıklanan nedenle Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/238 Esas, 2015/654 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık sahtecilik suçlarından kurulan hükümler dışında diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog