Esas No
E. 2022/237
Karar No
K. 2023/12167
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Kamu Görevlisi

5. Ceza Dairesi         2022/237 E.  ,  2023/12167 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/353 Esas, 2021/838 Karar
SUÇ: İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
HÜKÜM: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2013 tarihli ve 2012/6328 Soruşturma, 2013/1079 Esas, 2013/525 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 117 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2015 tarihli ve 2014/89 Esas, 2015/1006 sayılı Kararı ile sanık hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 300 tam gün karşılığı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

3.Bahse konu kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2018/3815 Esas, 2020/1392 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazlarının reddiyle, sanığın eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağının gözetilmemesi, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerekçelerinin yetersiz olması, gerekçeli karar başlığında suç isminin hatalı yazılması, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2020/353 Esas, 2021/838 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, katılana ait iş yerinin kapatılma kararında ve yürütmeyi durdurma kararının uygulanması aşamasında sanığın görevli olmadığı, yürütmeyi durdurma kararının uygulanması aşamasında yasal prosedüre uygun davranılarak 30 günlük sürenin aşılmadığı, yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın tebliğinden itibaren 30 günlük yasal süre dolmadan katılanın iş yerinin açıldığı, bu haliyle sanığın cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Katılanın işletmeciliğini yaptığı Altınoluk Beldesinde bulunan ... isimli iş yerinin belediye tarafından ruhsatının iptal edilerek kapatıldığı, katılanın bu idari işleme karşı Balıkesir İdare Mahkemesine yürütmenin durdurulması talebiyle iptal davası açtığı, İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı vermesine ve bu kararın idareye tebliğ edilmesine rağmen suç tarihinde Altınoluk Belediye Başkanı olarak görev yapan sanığın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28 inci maddesi uyarınca 30 gün içerisinde mahkeme kararına uygun işlem tesis etmeyerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

Belediye başkanı olarak görev yapan sanığın, idare mahkemesi kararını yasal 30 günlük süre içerisinde yerine getirmeyerek katılanın mağduriyetine neden olması şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında ayrıca adli para cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, temyize konu bu dosyadaki suç tarihinin anılan düzenlemenin yürürlük tarihinden önce olmasına göre, geçmiş hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde belirtilen diğer koşullar yönünden denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılması gerekirken, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2020/353 Esas, 2021/838 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.