10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2023/15715 E. , 2023/11212 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.04.2013 tarihli ve 2013/1750 Esas, 2013/4059 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İskenderun 2.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2013 tarihli ve 2013/100 Esas, 2013/161 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
C. İskenderun 2.
Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.03.2020 tarihli ve 2015/3913 Esas, 2020/1739 Karar sayılı kararı ile; "Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanıkların içerisinde bulundukları aracın aramasında ele geçirilen, kullanma sınırındaki esrarı satacaklarına ya da başkasına vereceklerine ilişkin, kuşkuyu aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşılan sanıklar hakkında sabit olan fiilinin 'kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma' suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun niteliği yanlış değerlendirilerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulması," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Ç. İskenderun 2.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/129 Esas, 2020/182 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç niteliğine göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve sekizinci fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 16.10.2020 tarihinde itirazın reddi suretiyle kesinleşmiştir.
D. İskenderun 4.
Asliye Ceza Mahkemesince 05.01.2023 tarihli yazı ile " sanığın 10.01.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ihlali niteliğinde olduğu"nun ihbar edilmesi üzerine, İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/28 Esas sayısı ile dosya yeniden ele alınarak yargılamaya başlanılmıştır.
E. İskenderun 4.
Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2023 tarihli ve 2023/10 Esas, 2023/24 Karar sayılı kararı ile İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/28 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/28 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
F. İskenderun 2.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2023/28 Esas, 2023/43 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanığın değişen suç niteliğine göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
G. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle: dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesine, temel cezanın üst hadden belirlenmemesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Olay tutanağı içeriğine, haklarında değişen suç niteliğine göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanıklar Mehmet E. ve Serdar K.'nın beyanları, savunma, kriminal rapor, adli sicil ve sabıka kayıtları ile tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; olay tarihinde temyiz dışı sanık Mehmet'in sürücü, temyiz dışı sanık Serdar ve sanığın yolcu olarak bulundukları aracın durdurulduğu ve yapılan aramada 462 gram esrar ele geçirildiği olayda, sanığın içinde bulunduğu araç içerisinde yakalanan uyuşturucu maddeyi devretmek, nakletmek veya başkasına satmak amacıyla bulundurduğuna dair, her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı deliller elde edilemediği, ele geçirilen esrardan elde edilebilecek toplam 462 gram uyuşturucu maddenin, yerleşik Yargıtay ve İstinaf uygulamaları göz önüne alındığında yıllık kullanım miktarında olduğu, sanığın eylemlerinin kül halinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, dosya arasına alınan UYAP sorgulamasında da sanık hakkında bu suçtan dolayı herhangi bir tedbir uygulanmadığı anlaşılmakla sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 16.10.2020 tarihinde kesinleştiği, ancak 5 yıllık denetim süresi içerisinde
10.01.2021 tarihinde sanıktan 3,95 gram sentetik kannabinoid ele geçirilmesi ve 11.01.2021 tarihli idrar analizinde amfetamin tespit edilmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması suretiyle, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, hükmün açıklanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca '"kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçuna ilişkin ceza miktarının " bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olduğu, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile yapılan değişiklikle ceza miktarının "iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası" olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca lehe olan kanunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası olduğu anlaşılmakla;
Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı, önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesine göre, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerinde ise de, temel cezanın üst hadden "iki yıl hapis cezası" olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2023/28 Esas, 2023/43 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.