20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/05/2017
NUMARASI : 2016/159 E. - 2017/199 K.
DAVACI
VEKİLİ
GEREKÇE
Dava, YİDK Kararının İptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itiraz aşamasında kullanımla ayırt edicilik vakıasına dayanmadığı, YİDK kararının iptali istemiyle açılan davada da bu nedenle bu vakıaya dayanamayacağı, ayrıca davacının bu yöndeki tespit istemi hakkında müstakil bir karar verilemeyeceği, başvuruyu oluşturan kelimelerin genel niteliği ve başvuru kapsamında yer alan 35. Sınıftaki; müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Ayak giysileri. Baş giysileri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" dikkate alındığında, bu ibarenin anlamının ilgili kesim tarafından kolaylıkla anlaşılacağı, "..." ibaresinin ortalama tüketicilerde, belirtilen mal ve hizmetler bakımından 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi anlamında belirlenen emtia için somut ayırt ediciliğinin olmadığı, buna karşın başvuru konusu işaretin, kapsamındaki diğer hizmetler için, münferit unsurlardan ziyade, işaretin bir bütün olarak bıraktığı genel intibâının nazara alındığında, kullanılacağı ürün ve hizmetler için marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, markanın 556 sayılı KHK'nın 7/1-a maddesi anlamında soyut ayırt ediciliğe sahip bulunduğu, 556 sayılı KHK’nin 7. maddesi anlamında re'sen nazara alınabilecek başkaca herhangi bir ret sebebi taşımadığı anlaşılmakla, taraf vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 269,85'ar TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 157,75'er TL'nin davacı ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.İstinaf aşamasında davacı ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerine bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/02/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...