2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/723 E. , 2023/5522 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Mala zarar verme suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25/03/2021 tarihli ve 2021/176 Esas, 2021/492 Karar sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08.11.2022 ... ve 2022/21551 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2023 ... ve 2022/141909 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya aslının, diğer suç yönünden istinaf incelemesi sonucunda bozulmasını müteakip, derdest olduğu anlaşıldığından onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesince kısa kararın verildiği 25/03/2021 tarihli oturumda sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın hüküm kısmında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği gibi bu konuda değerlendirme de yapılmadığı, ancak anılan Mahkemece kararının gerekçe kısmında ise "...sanığın sabıkasının bulunmaması ve katılanın maddi zararının olmaması dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Mala zarar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen bu durum sehven kısa kararda belirtilmemiştir..." şeklinde belirtildiği anlaşılmakla, anılan kararın gerekçe kısmında müştekinin zararının bulunmadığı belirtilmesine rağmen hüküm kısmında meydana gelen zararın ağırlığı nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinde ve gerekçe kısmında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtildiği halde sanık hakkında hüküm kısmında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması suretiyle hüküm kısmı ile gerekçe kısmı arasında çelişki oluşturulduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
1.Sanık hakkında mala zarar verme suçu bakımından hükmün gerekçe kısmında, “Sanığın üzerine atılı konut dokunulmazlığı ihlal ve mala zarar verme suçları bakımından ise, sanığın sabıkasının bulunmaması ve katılanın maddî zararının olmaması dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.” şeklinde belirtilmesine karşın, hüküm kısmında sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediği gibi, bu konuda değerlendirme de yapılmadığı, bu şekilde hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluştuğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Katılanın kovuşturma aşamasındaki beyanında, zararının bulunmadığını belirtmesine, gerekçe bölümünde de katılanın zararının bulunmadığı kabul edilmesine rağmen, hüküm kısmında “meydana gelen zararın ağırlığı” gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (ADANA) 11. Asliye Ceza Mahkemesinden verilmekle kesin nitelikte olan 25.03.2021 tarihli ve 2021/176 Esas, 2021/492 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.