8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/4276 E. , 2024/56 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2015 tarihli iddianamesiyle sanık ...'nun "yalan tanıklık" suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli kararıyla sanığın "yalan tanıklık" suçundan 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.10.2021 tarihli kararıyla sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemesince bozmaya uyularak sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmış ve sanığın 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. Sanık müdafiinin karara itiraz etmesi üzerine mahkemesince dosya yeniden ele alınarak; İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli kararıyla sanığın "yalan tanıklık" suçundan 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken şüphe sanık lehine yorumlanır ilkesine aykırı olarak mahkumiyet kararı verildiğine, iddianame, hüküm ve mütalaanın uyumlu olmadığı gibi kısa karardaki hüküm fıkrası ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının uyumlu olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 226 ncı maddesine aykırı şekilde ek savunma hakkı verilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına, lehe hükümlerin uygulanmasına dair taleplerinin karşılanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanığın eşi Burak Kavlakoğlu ile Burak Kavlakoğlu'nun eski eşi ... arasında görülen yargılamada soruşturma aşamasında eşi lehine beyanda bulunarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2.İstanbul Anadolu 74. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/143 Esas sayılı dava dosya örneği dosya arasındadır.
3.Sanık aşamalarda atılı suçu işlemediğini ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık müdafiinin; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, iddianame, hüküm ve mütalaanın uyumlu olmadığı gibi kısa karardaki hüküm fıkrası ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının uyumlu olmadığına ve savunma hakkının kısıtlandığına dair temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Oluş, tüm dosya kapsamı, bozma ilamı ve İstanbul Anadolu 74. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/143 Esas sayılı dava dosyası birlikte incelendiğinde; sanığın katılan ... aleyhine, eşi lehine yalan beyanda bulunduğu sabit olduğundan hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2015 tarihli iddianamesinde sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasının talep edildiği; iddia makamının mütalaasında da aynı yönde görüş bildirdiği ve kısa karar ile gerekçeli kararda da aynı madde uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş olup; isabetsizlik ve çelişki bulunmamaktadır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı sanığın yüzüne karşı verilmiş olup; iddianamede belirtilen sevk maddeleri gereğince sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından savunma hakkı ihlali de bulunmamaktadır.
2.Sanık müdafiinin lehe hükümlerin tartışılması gerektiğine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
Adli sicil kaydında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan, hakkında mahkemece yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varıldığı nazara alınarak hapis cezası ertelenen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul eden sanık hakkında uygulama koşulları bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerekirken uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.