Esas No
E. 2013/21103
Karar No
K. 2014/11016
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2013/21103 K. 2014/11016 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2013/21103, K. 2014/11016, T. 15.05.2014
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/21103
Karar No
2014/11016
Karar Tarihi
15.05.2014
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2013/21103 E.  ,  2014/11016 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2013/416-2013/415 Davacı, yurtdışı borçlanma talebini reddeden Kurum işleminin iptalini, Türk Vatandaşı iken yurtdışında geçen çalışmalarını 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin ve borçlanma tutarının borçlanma başvuru tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davacı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince;

01.03.2013 tarihinde açılan dava, 16.11.2012 günlü yurtdışı borçlanma talebini reddeden 18.01.2013 tarihli Kurum işleminin iptali, Türk Vatandaşı iken geçen yurtdışı hizmet sürelerinin 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin ve borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarının borçlanma başvuru tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin tespiti istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, davacının, Türk Vatandaşı iken yurtdışında geçen hizmet sürelerini 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespitine karar verilirken; borçlanma nedeniyle belirlenecek borçlanma tutarına ilişkin talebin, aradan 3 aylık süre geçtiğinden bahisle yeniden yapılacak borçlanma başvuru tarihindeki prime esas kazanç üzerinden saptanması gerektiği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. 3201 sayılı Yasanın “Döviz ile değerlendirme” başlıklı 4.maddesi, “Sosyal güvenlik kuruluşlarınca döviz ile değerlendirilecek sürelerin her bir günü için tahakkuk ettirilecek prim, kesenek ve karşılık borcu tutarı bir dolardır. Dövizin cinsi ve miktarı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilebilir. Değişen miktar, tahakkuk ettirilmiş borçlarının tamamını ödememiş olanların bakiye borç sürelerine de uygulanır….” hükmünü; aynı yasanın geçici 2.maddesinin ikinci fıkrası ise, “Ancak, 4 üncü madde hükümlerine göre tahakkuk ettirilen borç miktarı, ödeme tarihindeki doların Türk Lirası karşılığı esas alınarak hesap ve tahsil edilir.” hükmünü içermekte iken; anılan geçici 2.madde, 5510 sayılı Yasanın 106. maddesi ile tamamen yürürlükten kaldırıldığı gibi; aynı Yasanın 4.maddesi de, 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Yasanın 79.maddesiyle değişikliğe uğramıştır. 5754 sayılı Yasanın 79.maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasanın “Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi” başlıklı 4.maddesi ise, “Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borçtutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 32'sidir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir… Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenir…. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır….” hükmünü içermektedir.

Anılan madde içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanmalarda, borçlanma tutarının belirlenmesindeki “ödeme tarihi” kıstası, “borçlanma başvuru tarihi” olarak değişikliğe uğramıştır. Davacının borçlanma başvurusu, talep tarihi itibarıyla Türk vatandaşı olmadığından bahisle Kurum tarafından hukuka aykırı nedenle reddedilmiş olup; eldeki davanın borçlanma bedelinin ödenmesi için yasada belirtilen ve makul süre sayılması gereken üç aylık ödeme süresi içinde açıldığı gözetildiğinde, borçlanma bedelinin başvuru tarihindeki primler esas alınarak belirlenmesi gerektiğine ilişkin talebin de kabulü gerekirken, davacıyı ikinci kez borçlanma talebinde bulunma durumunda bırakacak surette ve yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

S O N U Ç : Hüküm fıkrasının birinci bendinde yazılı “kısmen kabul kısmen reddine” sözcükleri silinerek yerine, “kabulüne” sözcüğünün; aynı bendin üçüncü paragrafında yazılı “davacının diğer taleplerinin reddine” sözcükleri silinerek yerine “borçlanma bedelinin başvuru tarihindeki primler esas alınarak belirlenmesi gerektiğinin tespitine” sözcüklerinin; yargılama giderine ilişkin üçüncü bendinde yazılı cümle silinerek yerine “Davacı tarafından yapılan 60,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına; davalı yararına vekalet ücretine ilişkin altıncı bendinin silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, 15.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog