2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/20963 E. , 2023/5911 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇA
SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ...
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58002 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince "suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin 15/04/2021 tarihli ve 2020/579 esas, 2021/314 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, söz konusu kararın 23/04/2021 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın suç tarihinin ise 25/11/2021 olduğu, bu hali ile yasal şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği" gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre,
1.Mercii tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olduğu belirtilen İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin 15/04/2021 tarihli ve 2020/579 esas, 2021/314 sayılı kararı ile suçu sürüklenen çocuğun neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 23/04/2021 tarihinde kesinleştiği, anılan kararın itirazın kabulüne dayanak olacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olmadığı, ayrıca incelemeye konu dosyadaki suç tarihi olan 07/10/2020 tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı bulunmadığı gibi, karar tarihi olan 25/11/2021 itibariyle de hakkında adli sicil kaydına göre önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karar verilebileceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26/03/2013 tarihli ve 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının ... başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın ... iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötüniyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesinin gerektiği, somut olayda suça sürüklenen çocuğun müştekiden çaldığı cep telefonu için hakkında 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan işlem yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı için iyiniyetli mi yoksa kötüniyetli mi olduğu belirlenemeyen ... Unğan’ın zararının karşılanmadığı ve satın alandan elde edilen para veya sağlanan menfaatin, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim edilmediğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.12.2018 tarihli ve 2015/9-197 Esas, 2018/632 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına yönelik kararda takdir hakkının hatalı kullanıldığının olağan yasa yolu olan temyiz başvurusunda ileri sürülmesi olanaklı ise de; gerekçesi ister doğru ister yanlış olsun, kabul ... etmemenin mahkemenin takdirine bağlı bulunduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına yönelik yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısının olağanüstü bir yasa yolu olan, kanun yararına bozmaya konu edilmesi olanaklı olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının ... başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın ... iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötüniyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesinin gerektiği; somut olayda, suça sürüklenen çocuğun şikâyetçiden çaldığı cep telefonu için hakkında 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan işlem yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı için iyiniyetli mi yoksa kötüniyetli mi olduğu belirlenemeyen ... Unğan’ın zararının karşılanmadığı ve satın alandan elde edilen para veya sağlanan menfaatin, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim edilmediğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesindeki koşulları taşımayan (1) numaralı KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2021 tarihli ve 2021/957 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.