Esas No
E. 2023/5264
Karar No
K. 2023/8883
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/5264 E.  ,  2023/8883 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/389 E., 2015/218 K.
SUÇLAR: Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî bozma, kısmî onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 2014/10990 Esas numaralı iddianame ile sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanık ... hakkında ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2.Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/218 Karar sayılı kararı ile;

a)Sanık ...'ın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan ise aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b)Sanık ...'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebebi Sanık ...

hakkında verilen beraat kararı ile sanık ... hakkında düşük ceza takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekillerinin Temyiz Sebebi

Sanık ...'ın ağabeyini öldürmekle tehdit ettiği mağdureyle rızası dışında cinsel ilişkiye girdiği, bu sebeple çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması gerektiği, ayrıca sanık ... hakkında takdir edilen cezanın teşditli uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

C. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz Sebebi Müvekkilin suç işleme kastı ve iştirakı bulunmadığı, mağdurenin soyut beyanları dışında dosyada delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ... hakkında Mahkemece; ''Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmediği, kızının on gün kadar kendisinde kaldığını,bir odada anne ve babasının ,bir odada kızının,salondada kendisinin kaldığını,anne ve babasının aynı evde kaldığını,mağdureye istismarda bulunmasının söz konusu olmadığını savunduğu,mağdurenin ilk verdiği ifadeden sonra kovuşturma aşamasında verdiği ifadesinde babası olan sanık ...'ın kendisine karşı cinsel saldırı eyleminin olmadığını ifade ettiği,mağdurenin ifadeleri arasında çelişkili olmasının ve mağdurenin ifadesinden başka delil bulunmamasının şüpheye yol açtığı,şüphenin sanık lehine olması ve yapılan yargılama sonunda sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine...'' şeklinde kabul ile atılı suçtan hüküm kurulmuştur.

2.Sanık ... hakkında Mahkemece; ''Mağdurenin 2014 yılı Ocak ayı içinde Konya'daki evlerinin yolu üzerinde cep telefonu alım-satımı yapan sanık ... ile tanıştığı, cep telefonu almak isteyen mağdurenin sanıktan veresiye cep telefonu alması sebebiyle arkadaşlıklarının ilerlediği,bundan sonra mağdurenin sanık ...'ın arabasına kendi rızasıyla bindiği ve gezme amacıyla yola çıktıkları,sanık ...'ın mağdureyi ... tarafına götürdüğü, burada camları filmli olan arabanın içerisinde mağdurenin de isteğiyle cinsel ilişkiye girdiği,daha sonra sanığın mağdureyi evine bıraktığı, bu olaydan bir hafta kadar sonra sanığın mağdureyi ... Alışveriş Merkezi civarında bulunan evine götürdüğü ve yine mağdurenin rızasıyla onunla cinsel ilişkiye girdiği,her ne kadar mağdure sanığın kendisini tehdit ederek ve zor kullanarak cinsel istismarda bulunduğunu ifade etmiş ise de , sanığın mağdurenin rızası dışında zorla cinsel ilişkiye girdiğine ve zorla alıkoyduğuna dair beyanının mahkememizce samimi ve inandırıcı bulunmadığı, mağdurenin kendi rızası ile sanığın arabasına bindiği ve ... tarafına gittiği,mağdurenin kendi isteği ile sanıkla buluşması, ıssız bir yere doğru gitmesine rağmen sesini çıkarmayışı,bir hafta sonra tekrar sanıkla birlikte evine gitmesi, kolluk güçlerine başvurma, yardım isteme, kaçma imkanları varken bunları yapmayarak sanıkla birlikte kalmaya devam etmesi ve cebir şiddet gördüğüne dair herhangi bir delilin bulunmamasına göre sanığın mağdurenin rızasıyla aralarında cinsel bir yakınlaşmanın gerçekleştiği, cebir, şiddet kullanarak ilişkiye girdiğine ve zorla alıkoyduğuna dair hiç bir somut delil bulunmadığı, aralarındaki ilişkinin her iki tarafın da rızasına dayalı olduğunun kabulü gerektiği, olayın Çocuğun Cinsel İstismarı olarak nitelendirilemeyeceği, eylemin bu hali ile TCK 104/1 maddesinde belirtilen reşit olmayanla cinsel ilişki ve TCK 234/3 maddesinde düzenlenen rıza dahilinde alıkoyma suçuna dönüştüğü sanığın mağdure ile birden fazla ilişkiye girdiğinin kabulü ile hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği...'' şeklinde kabul ile atılı suçlardan hükümler kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

1.Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, adli rapor, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın on yedi yaşındaki mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği olayda cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başkaca bir neden bulunduğu hususunda mağdurenin soyut beyanı dışında herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.05.2015 tarihli mahkûmiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yılık olağan zamanaışmı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

4.Zamanaşımı nedeniyle hükümlerin bozulmasının gerekmesi karşısında, Tebliğnamede farklı gerekçelerle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Sanık ...'ın hükümden sonra 14.09.2022 tarihinde öldüğünün Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, Mahkemece bu hususta mahallinde araştırma yapıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince karar verilmesi lüzumu, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR

A. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/218 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekilleri ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık ...

Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2015 tarihli ve 2014/389 Esas, 2015/218 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog