7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/12695 E. , 2023/10599 K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın beraatine ve kaçak eşya ile elektrikli sayaçlı akaryakıt aktarım düzeneğinin müsaderesine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/1408 Esas, 2021/2401 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onikinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6 ... 20 gün hapis ve 16 gün karşılığı 320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşya ve elektrikli sayaçlı akaryakıt aktarım düzeneğinin müsaderesine karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2022/390 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararı ile sanığın istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ile 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sanığın beraatine ve kaçak eşya ile elektrikli sayaçlı akaryakıt aktarım düzeneğinin müsaderesine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, elde edilen delilin hukuka uygun ve sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 08.00 sıralarında haber merkezinin ... plakalı araçtan yakıt aktığı bilgisi vermesi üzerine, kolluk görevlileri tarafından olay yerine intikal edildiği, park halinde bulunan ... plakalı aracın sağ ve sol orta kısmından yere kokulu sıvı maddenin damladığının görüldüğü, bahse konu aracın plakasından adres kaydının çıkarıldığı, aracın ... adına kayıtlı olduğunun belirlendiği, ... isimli şahsın ikametine gidildiği, yapılan mülakatta aracın kendisine ait olduğunu ve sanığa kiraya verdiğini beyan ettiği, ... ile aracın başına gidildiği ve ...'un kendi telefonundan aracı kiraya verdiği sanığı arayarak aracın yanına çağırdığı, aracın yanına gelen sanığın, aracı kiraladığını ve kendisinin kullandığını beyan ettiği, sanığın kendi isteğiyle elinde bulunan anahtarla aracın orta kapısını açtığı, aracın içerisinde 3 adet 1000 litrelik seyyar yerüstü tankının olduğu, bu tanklardan 2 tanesinin boş, 1 tanesinde ise 900 litre kokulu sıvı madde bulunduğu, ayrıca bu tankların ön tarafında elektrikli sayaçlı ve buna siyah hortum ile bağlı akaryakıt tabancalı bir sistemin olduğunun görüldüğü, sanığa araç içerisinde bulunan ürüne ait fatura bulunup bulunmadığının sorulduğu, sanığın herhangi bir belge ibraz edemediği, bunun üzerine konunun detaylı incelenmesi için ilgili kısım ekibinin talep edildiği, bahse konu araç ve araç içerisindeki ürün ile elektrikli sayaçlı akaryakıt tabancalı sistem ve sanığın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamında bulunan EGE-PAL raporuna göre, ele geçen numunenin, %31,5 oranında mineral yağ ve bitkisel yağ, %68,5 oranında solvent karışımı olduğu, akaryakıt olarak kullanılabileceği, yağlara ve solventlere marker katılmadığı için ulusal marker seviyesinin ölçülemediği ve kaçak akaryakıt sınıfına girdiği tespit edilmiştir.
3.... plakalı aracın ruhsat sahibi olan ... kollukta bilgi alma olarak alınan beyanında, bahse konu aracı sanığa kiraladığını, aracın içindeki sıvı maddenin kime ait olduğunu bilmediğini ifade etmiştir.
4.Sanık aşamalarda, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
5.Yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince, sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Araçtan kokulu sıvı damladığının bildirilmesi üzerine olayı haber alan ve öğrendiği bilgiler sonucu olay yerine giden, gittiğinde de 5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâl” ile karşılaşan kolluğun Cumhuriyet savcısına haber vermeden, Cumhuriyet savcısından yazılı ya da sözlü emir almadan, önce araç kayıt malikine, onun vasıtasıyla da sanığa ulaştıktan sonra, kapalı haldeki aracın kapılarını anahtar ile açtırarak suça konu eşyayı tespit ederek ele geçirdiği, yapılan işlemin adlî arama ve el koyma niteliğinde olduğu, ancak adlî arama niteliğindeki işlemin, adlî aramaya dair hakimden arama kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından yazılı emir alınmadan yapılması nedeniyle suça konu eşyanın hukuka aykırı yöntemle elde edildiği cihetle, sanığın suçlamayı kabul etmemesi ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller dışarıda bırakıldığında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek yeterlikte hukuka uygun şekilde elde edilen delil de olmadığından, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanığın beraatine, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suça konu kaçak akaryakıtın müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 08.00 sıralarında haber merkezinin ... plakalı araçtan yakıt aktığı bilgisi vermesi üzerine, kolluk görevlileri tarafından olay yerine intikal edildiği, park halinde bulunan ... plakalı aracın sağ ve sol orta kısmından yere kokulu sıvı maddenin damladığının görüldüğü, bahse konu aracın plakasından adres kaydının çıkarıldığı, aracın ... adına kayıtlı olduğunun belirlendiği, ... isimli şahsın ikametine gidildiği, yapılan mülakatta aracın kendisine ait olduğunu ve sanığa kiraya verdiğini beyan ettiği, ... ile aracın başına gidildiği ve ...'un kendi telefonundan aracı kiraya verdiği sanığı arayarak aracın yanına çağırdığı, aracın yanına gelen sanığın, aracı kiraladığını ve kendisinin kullandığını beyan ettiği, sanığın kendi isteğiyle elinde bulunan anahtarla aracın orta kapısını açtığı, aracın içerisinde 3 adet 1000 litrelik seyyar yerüstü tankının olduğu, bu tanklardan 2 tanesinin boş, 1 tanesinde ise 900 litre kokulu sıvı madde bulunduğu, ayrıca bu tankların ön tarafında elektrikli sayaçlı ve buna siyah hortum ile bağlı akaryakıt tabancalı bir sistemin olduğunun görüldüğü, sanığa araç içerisinde bulunan ürüne ait fatura bulunup bulunmadığının sorulduğu, sanığın herhangi bir belge ibraz edemediği, bunun üzerine konunun detaylı incelenmesi için ilgili kısım ekibinin talep edildiği, bahse konu araç ve araç içerisindeki ürün ile elektrikli sayaçlı akaryakıt tabancalı sistem ve sanığın muhafaza altına alındığı, dosya kapsamında bulunan EGE-PAL raporuna göre, ele geçen numunenin, %31,5 oranında mineral yağ ve bitkisel yağ, %68,5 oranında solvent karışımı olduğu, akaryakıt olarak kullanılabileceği, yağlara ve solventlere marker katılmadığı için ulusal marker seviyesinin ölçülemediği ve kaçak akaryakıt sınıfına girdiğinin tespit edildiği olayda; sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği cihetle, bahse konu araçta arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu ve bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında, sanığın suça konu akaryakıtı sattığı yönünde ikrarı da bulunmadığı gözetilerek, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2022/390 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.