2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin, .... Merkezi Ltd. Şti. unvanıyla 05.03.2020 tarihinde kurulmuş olup müvekkilinin, 28.07.2021 tarihinde davalı şirketin %50 oranında pay sahibi ve ortağı haline gelmiş olduğunu, dava tarihi itibariyle müvekkili ile Irak Cumhuriyeti vatandaşı ...'nin, davalı şirket nezdinde eşit pay sahibi ve %50 oranında şirket ortağı konumunda olduğunu, ancak müvekkilinin, davalı şirketin ortaklık yapısına katıldığı tarihten günümüze kadar, davalı şirketin işleyişinden, yönetiminden ve faaliyetlerinden haberdar dahi edilmemiş, tüm bilgi alma girişimleri sonuçsuz kalmış, adeta dışlanmak suretiyle şirket işlemlerinden uzak bırakılmış, velhasılı tüm taleplerinin görmezden gelinmiş olduğunu, keza müvekkilinin, yurt dışında ikamet ettiğini bildirmesine ve gerek kendisi gerekse de davalı şirketi ilgilendiren hususların kendisine iletilmesi yönünde talepte bulunmasına rağmen, müvekkiline bilgi verilmeyerek davalı şirkete ilişkin gelişmelerden ari bırakılmasının amaçlanmış olduğunu, 05.08.2022 tarihinde dava dışı şirket ortağı ve davalı şirkete karşı taraflarınca ihtarname keşide edilmiş olduğunu, ihtarnameye karşılık ise herhangi surette cevap verilmemiş, müvekkilinin davalı şirket nezdinde mevcut tüm yönetimsel ve mali haklarına ulaşmasının engellenmeye devam edilmiş olduğunu, zorunlu arabuluculuk çerçevesinde arabuluculuk bürosunu başvurulmuş, ancak arabuluculuk sürecinde müvekkili ve davalı taraflar nezdinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, müvekiklinin esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini hesaplanması mümkün olmadığı için işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, işbu davanın ikame edilmesi ile birlikte davalı şirket malvarlığı değerinin kasten azaltılması ihtimaline karşılık davalı şirket malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı şirketin ilişkili şirketlerle yapacağı ve piyasa koşullarına uygun olmayan işlemlerin kontrol ve denetimi amacıyla bu tür işlemlerin kayyım onayına tabi kılınması ve davalı şirkete kayyım atanmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davanın açıldığı tarih ile kararın kesinleşip ayrılmanın gerçekleştiği tarih arasında geçebilecek uzunca sürede şirketin ortağın aleyhine olarak gerçek değerinin bilinçli olarak azaltma çabası içine girmesinin mümkün olduğunu beyanla; davalı şirketin malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması ve ayrıca özellikle davalı şirketin diğer ilişkili şirketlerle yapacağı piyasa koşullarına uygun olmayan işlemlerin kontrol ve denetimini sağlamak amacıyla bu tür işlemlerin kayyım onayına tabi kılınması ve davalı şirkete kayyım atanmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi taleplerinin kabulüne, müvekkilinin haklı sebepler çerçevesinde davalı şirketten çıkmasına, müvekkiline davalı şirket hisselerinin %50’sine tekabül eden, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin ödenmesine, davanın kabulüne ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ortaklıktan çıkma istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasını gerektirir haklı sebep olgusunun davacı açısından gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının talep edebileceği çıkma payının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde miktarı hususlarına ilişkindir.
HMK 320/4 maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin düzenlendiği, Mahkememizin 21/03/2023 tarihli celsesinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, akabinde talep üzerine yenilenmesinden sonra 14/11/2023 tarihli celsede dosyanın yeniden takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla davanın ikinci kez takipsiz bırakılması sebebiyle HMK 320/4 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın H.M.K'nin 150/1,5 ve 320/4 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
1.Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
2.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3.Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/11/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸