9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/5896 E. , 2023/8005 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Kovuşturma aşamasında on yaş içerisinde bulunan mağdurun yasal temsilcisinin şikayeti bulunmadığından mağdur vekilinin temyiz isteminin reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi yönünden suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2015 tarihli ve 2013/173 Esas, 2015/61 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.06.2018 tarihli ve 14-2015/182742 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurun aşamalardaki beyanın çelişkili olduğuna, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçları işlemediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; "Suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda atılı suçu inkar ettiği, bu cihetle suçun işlendiği delilinin mağdurun soruşturma kapsamında alınan ifadesi ile yine yargılama aşamasında önce çelişkili olmakla birlikte sonrasında ilk ifadesine benzer anlatımları ve yine soruşturma aşamasında tutanak tanıklarınca tanzim edilen tutanak içeriği bu şekilde bir başka olaya yönelik soruşturma kapsamında mağdurun da benzer olaya maruz kaldığının bu kapsamda ortaya çıkması ve yine aşamalarda tanık olarak dinlenilen tutanak tanıklarının beyanları yine ifadesinde hazır bulunan sosyal çalışmacı beyanlarının mağdurun ilk ifadesini doğruladığı suça sürüklenen çocuğun kendisine işkence yapıldığına dair iddiasına yönelik soruşturma aşamasında tefrik edilen evrakın 10/07/2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlandırıldığı, Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde ve sonraki bir kaç gün boyunca suça sürüklenen çocuğun yaşı küçük mağdur ...’ı sana para vereyim seni s..yim diyerek mağdurun yaşının küçüklüğünden faydalanarak para vereceğim diyerek kandırarak ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediği mağduru hile ile hürriyetini de kısıtlayarak götürdüğü cami tuvaleti halı saha tuvaleti gibi mahallerde cinsel istismara maruz bıraktığının sabit olduğundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır." şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Mağdur Vekilinin Temyizinin İncelenmesinde
1.Kovuşturma aşamasında on yaş içerisinde bulunan mağdurun yasal temsilcisi olan babasının duruşmaya gelerek şikayetinin bulunmadığını belirttiğinden, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında Baroca atanan vekilinin katılan mağdur vekili sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2.Tebliğnamede mağdur vekilinin temyiz isteminin esastan incelenmesine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyizinin İncelenmesinde
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle mağdur vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyizinin İncelenmesinde
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2015 tarihli ve 2013/173 Esas, 2015/61 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.