10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/6417 E. , 2023/9599 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki aksine Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarih itibariyle bağlanması bu mümkün olmazsa hak edilen tarih itibariyle hak edilen sosyal güvenlik kapsamında yaşlılık aylığı tahsisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Kuruma 88.679,72 TL borç aslı ve 20.837,30 TL birikmiş faiz nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, Aydın İl Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Denetmenliği 24.07.2017 tarih ve 2017/GY/26 sayılı raporunun iptali ile müvekkilinin 1081980 sicil no.lu işyerinde geçen 10.05.2011 - 16.05.2011 tarihlerinde 7 gün, 03.06.2011 - 25.06.2011 tarihlerinde 23 gün olmak üzere hizmetinin tespitine, 3201 sayılı Kanun gereği bağlanan yaşlılık aylığının, haksız olarak kesildiği 2017/11 tarihinden itibaren yeniden bağlanmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacıya 20.02.2012 tarihli tahsis talep tarihine binaen tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.03.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının 27.11.2017 tarih 14388992 sayılı borç bildirim belgesinde bildirilen 88.679,72 TL asıl borç, 20.837,30 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere 109.517,02 TL borçtan 01.03.2012 tarihinden itibaren bağlanması gereken ancak davacıya ödenmeyen aylıkların toplam miktarı nispetince sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasında yaşlılık aylığının 5510 sayılı Kanun gereği 4/a veya 4/b sigorta kollarından hangisine tabi olarak bağlanacağının açıklanmadığını, müvekkilinin talebinin dava ve ıslah dilekçeleri ile; öncelikle 4/a sigorta kolundan yaşlılık aylığının bağlanması, olmazsa 4/b sigorta kolundan yaşlılık aylığı bağlanması şeklinde olduğunu, hüküm fıkrasında bu taleplerden hangisinin kabul edildiği açık ve kuşkuya yer vermeyecek bir şekilde yazılması gerektiğini, bu eksikliğin hükmün infazını zorlaştıracağını, hükmün 1 inci maddesinin, 2 nci paragrafında; müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, ancak davacının borçlu olduğu ve olmadığı miktarın açık ve net olmadığını, davalının düzenlediği 27.11.2017 tarihli 14388992 sayılı borç bildirim belgesi dayanaksız kalacağından müvekkilinin, 88.679,72 TL asıl borç, 20.837,30 TL işlemiş yasal faizin tamamından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitiyle beraber avukatlık ücretinin de nisbi olarak hesaplanması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili, davacının 4/a kapsamındaki yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve oluşturulmuş olan borç kaydının iptalinin mümkün olmadığını, hükme esas alınan raporda bilirkişinin talep dışına çıkarak dava dilekçesinde dahi talep bulunmayan konuda tespitte bulunduğunu, davacının 4/b sigortalılık kapsamında yaşlılık aylığı talebiyle dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup, aksini kanıt aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini, davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksine Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarih itibariyle bağlanması bu mümkün olmazsa hak edilen tarih itibariyle hak edilen sosyal güvenlik kapsamında yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 1479 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3.Değerlendirme
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre, davacının, Türkiye'de bulunan 506 sayılı Kanun kapsamındaki 30 günlük çalışması ve 9000 günlük yurt dışı borçlanması kapsamında, 9030 günle, 01.03.2012 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, davalı Kurumun 30 günlük çalışmayı fiili olmadığı için iptal ederek 19.04.2012-19.11.2017 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylığını geri ödenmek üzere yersiz aylık borcu olarak çıkardığı, halihazırda davacıya 23.11.2017 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden 01.12.2017 tarihi itibariyle 9000 günle 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağladığı analaşılmaktadır.
Davacı 01.12.2018 tarihinde açtığı eldeki davasında, öncelikle kesilen 506 sayılı Kanun kapsamındaki yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasını ya da hak edilen tarih itibariyle hak edilen sosyal güvenlik kolundan yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiş Bölge Adliye Mahkemesince 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı koşullarının oluştuğu tarih itibariyle davacı talebi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Yaşlılık aylığı kesildikten sonraki bir tarihte, 1479 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi uyarınca yaşlılık aylığı koşullarını taşıyan davacıya, bu tarihi takip eden aybaşı itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.