Esas No
E. 2021/29060
Karar No
K. 2023/9074
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/29060 E.  ,  2023/9074 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/168 E., 2015/306 K.
SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtcilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1....

10.Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/168 Esas, 2015/306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine; nitelikli dolandırıcılık suçundan aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi, 167 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca 1.240,00 TL ve 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.01.2021 tarihli, 2016/69551 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafinin temyiz istemi, katılanın yaptığı suç duyurusunun borçtan kurtulmaya yönelik olduğu, senedin sanığa verilme gerekçesinin ticari taksi ve meslekten ayrılmasını babası istediğinden bu husustaki zarar miktarının da eklenmesiyle 750 bin TL olduğu, gerçek piyasa araştırılması gerektiği, tanıkların dinlenmediği, mahkeme tarafından bilirkişi raporu aldırılmadığı, imzanın katılan tarafından kendi yanında atıldığını beyan eden tanık beyanı bulunduğu, kararın bozulmasına ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz isteği, teşdiden ceza verilmesi gerektiği, yapılan indirimlerin hatalı olduğu, kararların bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.08.02.2012 tanzim, 10.02.2014 vade tarihli, 750.000,00 TL bedelli senedin sanık tarafından sahte olarak düzenlendiği, katılanın imzasının taklit edilerek, katılan hakkında bu senetle ilgili olarak ... 15. İcra Müdürlüğünün 2014/2580 Esas sayılı icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.

2.14.04.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre senetteki " ... ..., 750.000, 5202 Sok. No:36 .../..., 10.02.2014 yazı ve rakamlarının şüpheli ...' un eli ürünü olduğu, keşideci imzasının şüphelinin eli ürünü olmadığının belirtildiği; ...

8.İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/106 esas sayılı dosyasına esas aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 05/11/2014 tarihli raporuna göre senetteki, yazı rakam ve borçlu imzasının ...' un eli ürünü olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

3.Mahkemesince, sanığın aynı konutta beraber yaşamayan kardeşi olan müştekinin bilgisi dışında,resmi belge niteliğinde olan borçlusu müşteki ... alacaklısı kendisi olan 08/02/2012 tanzim tarihli,10/02/2014 vade tarihli 750.000 TL bedelli senedi sahte olarak düzenleyip müştekinin yerine başka bir şahsa imza attırarak,menfaat temin etmek amacıyla senedi ... 15.İcra Müdürlüğü'nün 2014/2580 esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğu, ancak müştekinin takibe itiraz etmesi sebebiyle takibin durdurulduğu, sanığın bu sebeple dolandırıcılık eylemini tamamlayamadığı,sanığın üzerine atılı resmi evrakta sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediği gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Suç tarihinin senedin icraya konulma tarihi olan "17.02.2014" olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/168 Esas, 2015/306 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 tarihli ve 2010/4-71 Esas, 2010/76 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesiyle bir infaz kurumu haline getirilip, sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, maddenin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece bir denetim süresinin belirlenmesi zorunlu olup, bu sürenin belirlenmemesi veya eksik belirlenmesinin, aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği ve denetim süresinin mahkûm olunan hapis cezası süresinden az olamayacak şekilde belirlenmesi gerektiği nazara alındığında; somut olayda anılan emredici düzenlemeye aykırı olacak şekilde, mahkemece sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası verilerek cezası ertelenen sanık hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesi, dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ''etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile'' ibaresinin madde metninden çıkarılması sebebiyle soruşturma ve kovuşturulması şikayete bağlı olan 5237 sayılı Kanun'un 167 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden; hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenle ...

10.Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/168 Esas, 2015/306 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının erteleme hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımdan TCK'nin 51/3. maddesi uyarınca sanık hakkında 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine’’ cümlesinin çıkartılarak yerine “sanığın TCK'nin 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay süre ile denetim süresine tabi tutulmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/168 Esas, 2015/306 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.